Prune

Prune
PruneNamePrune
TitleÖzlenen Çocuksu Hayaller
OccupationMondstadt
AssociationMONDSTADT
RarityRaritystrRaritystrRaritystrRaritystr
WeaponWeapon Catalyst
ElementElement Anemo
Day of Birth20
Month of Birth11
Vision (Introduced)Rüzgar
Constellation (Introduced)Büyü Kulesi
Chinese Seuyu宴宁
Japanese Seuyu長月あおい
English SeuyuAlice Himora
Korean SeuyuJang Ye-na
DescriptionDediğine göre küçük çocuklara zorbalık yapmak da dahil akla gelebilecek her türlü günahı işlemiş bir cadının kökünü kazıma niyetiyle ta Nod-Krai’dan onca yolu tepip gelmiş minik bir Cadı Avcısı.
Character Ascension Materials
Vayuda Turkuazı Tozu
Vayuda Turkuazı Kırıntısı
Vayuda Turkuazı Parçası
Vayuda Turkuazı Külçesi
Görkemli Boynuz
Kış Buzotu
Hazine Avcısı Nişanı
Gümüş Kuzgun Nişanı
Altın Kuzgun Nişanı
Skill Ascension Materials
Direniş Öğretisi
Direniş Rehberi
Direniş Felsefesi
Erdemli Doktorun Maskesi
Bilgelik Tacı

Table of Content
Stats
Skills
Skill Ascension
Related Items
Gallery
Sounds
Quotes
Stories

Stats

LvHPAtkDefCritRate%CritDMG%Bonus Atk%MaterialsTotal Materials
181118.5248.645.0%50.0%0%
20208547.58124.965.0%50.0%0%
Vayuda Turkuazı Tozu1
0
Kış Buzotu3
Hazine Avcısı Nişanı3
Mora20000
Vayuda Turkuazı Tozu1
0
Kış Buzotu3
Hazine Avcısı Nişanı3
Mora20000
20+269161.41161.35.0%50.0%0%
40403191.99241.65.0%50.0%0%
Vayuda Turkuazı Kırıntısı3
Görkemli Boynuz2
Kış Buzotu10
Hazine Avcısı Nişanı15
Mora40000
Vayuda Turkuazı Tozu1
0
Kış Buzotu13
Hazine Avcısı Nişanı18
Mora60000
Vayuda Turkuazı Kırıntısı3
Görkemli Boynuz2
40+4461101.82267.425.0%50.0%6.0%
505132117.12307.65.0%50.0%6.0%
Vayuda Turkuazı Kırıntısı6
Görkemli Boynuz4
Kış Buzotu20
Gümüş Kuzgun Nişanı12
Mora60000
Vayuda Turkuazı Tozu1
0
Kış Buzotu33
Hazine Avcısı Nişanı18
Mora120K
Vayuda Turkuazı Kırıntısı9
Görkemli Boynuz6
Gümüş Kuzgun Nişanı12
50+5706130.23342.025.0%50.0%12.0%
606376145.53382.25.0%50.0%12.0%
Vayuda Turkuazı Parçası3
Görkemli Boynuz8
Kış Buzotu30
Gümüş Kuzgun Nişanı18
Mora80000
Vayuda Turkuazı Tozu1
0
Kış Buzotu63
Hazine Avcısı Nişanı18
Mora200K
Vayuda Turkuazı Kırıntısı9
Görkemli Boynuz14
Gümüş Kuzgun Nişanı30
Vayuda Turkuazı Parçası3
60+6807155.36408.025.0%50.0%12.0%
707477170.64448.155.0%50.0%12.0%
Vayuda Turkuazı Parçası6
Görkemli Boynuz12
Kış Buzotu45
Altın Kuzgun Nişanı12
Mora100K
Vayuda Turkuazı Tozu1
0
Kış Buzotu108
Hazine Avcısı Nişanı18
Mora300K
Vayuda Turkuazı Kırıntısı9
Görkemli Boynuz26
Gümüş Kuzgun Nişanı30
Vayuda Turkuazı Parçası9
Altın Kuzgun Nişanı12
70+7907180.47473.975.0%50.0%18.0%
808578195.76514.155.0%50.0%18.0%
Vayuda Turkuazı Külçesi6
Görkemli Boynuz20
Kış Buzotu60
Altın Kuzgun Nişanı24
Mora120K
Vayuda Turkuazı Tozu1
0
Kış Buzotu168
Hazine Avcısı Nişanı18
Mora420K
Vayuda Turkuazı Kırıntısı9
Görkemli Boynuz46
Gümüş Kuzgun Nişanı30
Vayuda Turkuazı Parçası9
Altın Kuzgun Nişanı36
Vayuda Turkuazı Külçesi6
80+9008205.6539.975.0%50.0%24.0%
909679220.89580.145.0%50.0%24.0%
90+9679220.89580.145.0%50.0%24.0%
10010348277.25620.275.0%50.0%24.0%

Skills

Active Skils

Badabum! Büyükıran ÇekiçBadabum! Büyükıran Çekiç
Normal Saldırı
Bela Kovan Ant Çekicini savurarak Rüzgar Hasarı veren en fazla 3 saldırı yapar.

Yüklü Saldırı
Belirli miktarda Dayanıklılık harcayarak çekiciyle yukarı doğru bir vuruş yapar ve önündeki düşmanlara Rüzgar Hasarı verir.

Havadan Saldırı
Rüzgar gücünü çağırarak havadayken yere doğru atılır ve yoluna çıkan tüm düşmanlara hasar verir. Yere vurduğunda Rüzgar Alan Hasarı verir.
Lv1Lv2Lv3Lv4Lv5Lv6Lv7Lv8Lv9Lv10Lv11Lv12Lv13Lv14Lv15
1 Vuruş Hasarı48.62%52.27%55.91%60.78%64.42%68.07%72.93%77.79%82.66%87.52%92.38%97.24%103.32%109.4%115.47%
2 Vuruş Hasarı48.28%51.9%55.52%60.35%63.97%67.59%72.42%77.25%82.08%86.91%91.73%96.56%102.6%108.63%114.67%
3 Vuruş Hasarı67.98%73.08%78.17%84.97%90.07%95.17%101.97%108.76%115.56%122.36%129.16%135.95%144.45%152.95%161.44%
Yüklü Saldırı Hasarı133.52%143.53%153.55%166.9%176.91%186.93%200.28%213.63%226.98%240.34%253.69%267.04%283.73%300.42%317.11%
Yüklü Saldırı Dayanıklılık Maliyeti505050505050505050505050505050
Havadan Saldırı Hasarı56.83%61.45%66.08%72.69%77.31%82.6%89.87%97.14%104.41%112.34%120.27%128.2%136.12%144.05%151.98%
Havadan Saldırı Hasarı (Alçaktan/Yüksekten)113.63% / 141.93%122.88% / 153.49%132.13% / 165.04%145.35% / 181.54%154.59% / 193.1%165.17% / 206.3%179.7% / 224.45%194.23% / 242.61%208.77% / 260.76%224.62% / 280.57%240.48% / 300.37%256.34% / 320.18%272.19% / 339.98%288.05% / 359.79%303.9% / 379.59%
Ding Ding! Büyü Avı ZiliDing Ding! Büyü Avı Zili
"Kötü" cadıyı alt etmeye ve sevgili Descartes'ı kurtarmaya kararlı olan Prune, rüzgarın gücünü açığa çıkarır! Bela Kovan Ant Çekiciyle Cadıkapan Çanına vurarak Rüzgar Hasarı verir.
Prune bu saldırıyla düşmanın üzerinde bir Girdap veya Yıldız Girdabı tepkimesi tetiklerse, Ding Ding! Büyü Avı Zili 6 saniyeliğine Çın Çın! Cadıyı Cezalandırma Zamanı! olarak değişir.

Çın Çın! Cadıyı Cezalandırma Zamanı!
Bela Kovan Ant Çekicini daha önceki Girdap tepkimesine dahil olan elementle kaplar. Dokunup saldırıyı başlattıktan sonra Prune, Bela Kovan Ant Çekicine havada bir tekme atar ve önündeki düşmanlara ilgili Element Türünde Hasar verir.
Lv1Lv2Lv3Lv4Lv5Lv6Lv7Lv8Lv9Lv10Lv11Lv12Lv13Lv14Lv15
Ding Ding! Büyü Avı Zili Hasarı167.44%180%192.56%209.3%221.86%234.42%251.16%267.9%284.65%301.39%318.14%334.88%355.81%376.74%397.67%
Çın Çın! Cadıyı Cezalandırma Zamanı! Hasarı204.56%219.9%235.24%255.7%271.04%286.38%306.84%327.3%347.75%368.21%388.66%409.12%434.69%460.26%485.83%
BS15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn
Çanlar Çalıyor! Av Başladı!Çanlar Çalıyor! Av Başladı!
Prune, Cadıkapan Çanını hafifçe savurarak yakındaki düşmanlara Rüzgar Hasarı verir. Çan bunun ardından Avcı-Arayıcı moduna girer.

Cadıkapan Çanı: Avcı-Arayıcı
Cadıkapan Çanı bu moddayken mevcut aktif karakteri takip eder ve belirli aralıklarla çevredeki düşmanlara saldırarak Rüzgar Alan Hasarı verir. Bu Hasar, Element Patlaması Hasarı sayılır.
Lv1Lv2Lv3Lv4Lv5Lv6Lv7Lv8Lv9Lv10Lv11Lv12Lv13Lv14Lv15
Beceri Hasarı96.96%104.23%111.5%121.2%128.47%135.74%145.44%155.14%164.83%174.53%184.22%193.92%206.04%218.16%230.28%
Cadıkapan Çanı Hasarı70.44%75.72%81.01%88.05%93.33%98.62%105.66%112.7%119.75%126.79%133.84%140.88%149.69%158.49%167.3%
Avcı-Arayıcı Modu Süresi12sn12sn12sn12sn12sn12sn12sn12sn12sn12sn12sn12sn12sn12sn12sn
BS18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn
Enerji Maliyeti707070707070707070707070707070

Passive Skills

Tangır, Tungur, Pat!Tangır, Tungur, Pat!
Üretim sırasında %10 ihtimalle 1 yöresel Karakter Yeteneği Malzemesi verir (temel malzeme hariç). Verdiği malzemelerin nadirliği üretilen malzemeyle aynıdır.
Yargı ve CezaYargı ve Ceza
{LINK#S11325}Çanlar Çalıyor! Av Başladı! Element Patlaması sırasında, Avcı-Arayıcı modundaki Cadıkapan Çanı bir düşmana Hasar verdikten sonra bu Hasar düşman üzerinde Girdap veya Yıldız Girdabı tepkimesi tetiklerse o düşmana Prune'un Saldırısının %150'si kadar Hasar veren bir Bela Kovan Ant Çekici çağrılır. Hasarın türü, Girdap tepkimesinde gerçekleşen Element Dönüşümüyle aynı olur. Bu Hasar, Element Patlaması Hasarı sayılır.
Eş Zamanlı ÇınlamaEş Zamanlı Çınlama
Prune, Element Dönüşümü geçirmiş Bela Kovan Ant Çekicini kullanarak bir düşmana vurduğunda, yakındaki diğer grup üyeleri 5 saniyeliğine İlham Yankısı etkisi kazanır: Normal, Yüklü veya Havadan Saldırılar ya da Element Becerileri ve Element Patlamaları ile düşmanlara Hasar verip İlham Yankısı etkisi aldıklarında bu saldırının Hasarı, Prune'un 2.000'in üzerindeki Saldırı değerine bağlı olarak artar. Sınırın üzerindeki her Saldırı puanı başına verilen Hasar %0,025 artar, en fazla %50 artabilir.
Cadının Gece Ayini: Cadı Arayanın YeminiCadının Gece Ayini: Cadı Arayanın Yemini
Cadının Ödevi: Çekişmeli Konular tamamlandıktan sonra Prune bir Cadılık karakteri olur. Grupta en az 2 Cadılık karakteri olduğunda, Cadılık karakterlerini güçlendiren Cadılık: Saklı Ayin etkisi kazanırsın.

Cadılık: Saklı Ayin
Grupta İlham Yankısı etkisindeki bir Cadılık karakteri bir düşman üzerinde Element Tepkimesi tetiklediğinde 5 saniyeliğine Prune'un Saldırısı %60 artar. Eğer tetiklenen Element Tepkimesi bir Girdap veya Yıldız Girdabı tepkimesiyse 5 saniyeliğine tetikleyen karakterin Saldırısı da %30 artar.

Constellations

Kurtuluşa Ant İçtin, Başladı YolculuğunKurtuluşa Ant İçtin, Başladı Yolculuğun
Element Dönüşümü geçiren Bela Kovan Ant Çekici düşmana isabet ettiğinde Prune 2 Enerji yeniler. Bu etki 1,8 saniyede bir tetiklenebilir.
Dağınıklığı Toplamaya Birebirdir Element GüçleriDağınıklığı Toplamaya Birebirdir Element Güçleri
{LINK#S11325}Çanlar Çalıyor! Av Başladı! Element Patlaması sırasında Cadıkapan Çanı Avcı-Arayıcı modundayken Prune, Cadı Avı etkisini kazanır: Prune'un Saldırısı %10 artar, Cadıkapan Çanı ve Element Dönüşümü geçiren Bela Kovan Ant Çekici bir düşmana isabet ettiğinde Saldırısı %5 daha artar. Prune'un Saldırısı bu şekilde en fazla %40 artabilir.
Bu etki aktifken "Çanlar Çalıyor! Av Başladı!" yeniden kullanılırsa yukarıdaki orijinal etki kaldırılır.
Kervan Dağları Aşar, Belirir Yeni UfuklarKervan Dağları Aşar, Belirir Yeni Ufuklar
{LINK#S11325}Çanlar Çalıyor! Av Başladı! seviyesini 3 artırır.
Maksimum yükseltme seviyesi 15'tir.
Rüzgarla Geçmişe Baktım, Gölgem Hâlâ YarımRüzgarla Geçmişe Baktım, Gölgem Hâlâ Yarım
Element Dönüşümü geçiren Bela Kovan Ant Çekici bir düşmana isabet ettiğinde yakındaki bir düşmana seker ve ilgili Element Türünde Saldırı değerinin %80'i kadar Hasar verir.
Varsın Yüz Defa Yenilelim, Yarın Tekrar SavaşacağızVarsın Yüz Defa Yenilelim, Yarın Tekrar Savaşacağız
{LINK#S11322}Ding Ding! Büyü Avı Zili seviyesini 3 artırır.
Maksimum yükseltme seviyesi 15'tir.
Hikaye Burada Sona Eriyor, Anlat Eşe Dosta!Hikaye Burada Sona Eriyor, Anlat Eşe Dosta!
{LINK#S11325}Çanlar Çalıyor! Av Başladı! Element Patlamasıyla etkinleşen Cadıkapan Çanı Avcı-Arayıcı modunun süresi 4sn uzar.
Ayrıca İlham Yankısı etkisindeki grup üyeleri herhangi bir Element Tepkimesi tetikledikten sonra, Prune ve İlham Yankısı etkisindeki diğer mevcut aktif karakterler 5 saniyeliğine 350 Saldırı kazanır.

Skill Ascension

Sounds

TitleENCNJPKR
Party Switch
Party Switch when teammate is under 30% HP
Party Switch under 30% HP
Opening Chest
Normal Attack
Medium Attack
Heavy Attack
Taking Damage (Low)
Taking Damage (High)
Battle Skill #1
Battle Skill #3
Sprinting Starts
Jumping
Climbing
Heavy Breathing (Climbing)
Open World Gliding (Start)
Open World Idle
Fainting
Idle Performance

Quotes

Audio Language:
TitleVoiceOver
Merhaba
Sohbet: Savaş İlanı
Sohbet: Bilgilendirme
Sohbet: İlginç Bilgiler
Yağmur Yağdığında
Yıldırım Düştüğünde
Kar Yağdığında
Güneş Açtığında
Çölde
Günaydın
İyi Günler
İyi Akşamlar
İyi Geceler
Prune Hakkında: Kimlik
Prune Hakkında: Okumak
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Hakkımızda: Zamanlama
Hakkımızda: İnançlar
* 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Önsezi Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Paylaşılacak Bir Bilgi
İlginç Şeyler
Alice Hakkında: Cadı
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Alice Hakkında: Psikolojik Savaş
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Alice Hakkında: Asla Af Yok
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Klee Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Sayu Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Yaoyao Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Qiqi Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Paimon Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Albedo Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Kaeya Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Mona Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Lisa Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Fischl Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Aino Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Dori Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Prune Hakkında Daha Fazlası: I
Prune Hakkında Daha Fazlası: II
* 3. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Prune Hakkında Daha Fazlası: III
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Prune Hakkında Daha Fazlası: IV
* 5. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Prune Hakkında Daha Fazlası: V
* 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Prune'un Hobileri
Prune'un Sorunları
En Sevdiği Yemek
En Sevmediği Yemek
Hediye Alma: I
Hediye Alma: II
Hediye Alma: III
Doğum Günü
Yükseltme Hakkında: Giriş
* 1. Yükseltme Aşamasında açılır.
Yükseltme Hakkında: Gelişme
* 2. Yükseltme Aşamasında açılır.
Yükseltme Hakkında: Zirve
* 4. Yükseltme Aşamasında açılır.
Yükseltme Hakkında: Sonuç
* 6. Yükseltme Aşamasında açılır.
Element Becerisi: I
Element Becerisi: II
Element Becerisi: III
Element Becerisi: IV
Element Becerisi: V
Element Becerisi: VI
Element Patlaması: I
Element Patlaması: II
Element Patlaması: III
Hazine Sandığı Açma: I
Hazine Sandığı Açma: II
Hazine Sandığı Açma: III
Düşük Can: I
Düşük Can: II
Düşük Can: III
Düşük Canlı Takım Arkadaşı: I
Düşük Canlı Takım Arkadaşı: II
Yere Serilme: I
Yere Serilme: II
Yere Serilme: III
Hafif Darbe Alma: I
Hafif Darbe Alma: II
Ağır Darbe Alma: I
Ağır Darbe Alma: II
Gruba Katılma: I
Gruba Katılma: II
Gruba Katılma: III

Stories

TitleText
Karakter AyrıntılarıPrune'un "cadı"ya olan nefretinin ne zaman ve neden başladığı, Mondstadt'ın ilan panolarında asılı duran onca "intikam yazısı"na rağmen hala gizemini koruyan bir hikayedir.
Mondstadt'ta herhangi birini çevirip o meşhur "Cadı Avcısı" ile karşılaştığında ne yaşandığını soracak olursan aynı üç tepkiden biri duyulur.
İlk gruptakiler sıcak bir gülümsemeyle ona bir bardak Elma Şırası ikram etmeyi teklif eder. İkinci gruptakiler Prune'un söylediklerine boş boş kafa sallayıp ailesinin nerede olduğunu sormakla yetinir. Son olarak üçüncü bir grup daha vardır, Kaeya gibiler. Onlar intikam planlarını dinlemekle kalmaz, üstüne bir de işe yarasın ya da yaramasın kendi akıllarınca fikir verirler.
Fakat bu üç yaklaşımdan hiçbiri Prune'u memnun etmez.
Yine de Prune bu tepkilere çoktan alışmıştı. Zamanla, bir avcının kaderinin tamamen yanlış anlaşılmak olduğunu ve evcilik oynayan bir çocuk muamelesi görmeye her gün göğüs germesi gerektiğini kabullenmişti.
Aslında Prune, bilgi dağarcığıyla akranlarına ve hatta bazı yetişkinlere bile fark atar. Konuşması her zaman net, özenli ve derli topludur; ara sıra lafın arasına serpiştirdiği ilginç bilgilerle de sohbeti renklendirir. Hâlâ bir çocuk olduğunun tek gerçek kanıtı ise bu pek bilinmeyen gerçekleri paylaşırken yüzüne yayılan o sessiz gurur ifadesidir.
Ancak onu daha yakından tanıdıkça, bu engin bilgi dağarcığının aslında o kadar da derinlere inmediği anlaşılır. Ne de olsa bir çocuk, hayatın derin ve önemli gerçekleri hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilir ki? Hal böyle olunca, cephaneliğinde gururla taşıdığı "gerçekler" çoğu zaman bir "münazara" sırasında kendi sonunu getiren şeyler olur. Ne zaman böyle bir duruma düşse alt dudağını ısırır ve "Geri döneceğim!" diye mırıldanarak oradan hızla sıvışır.
Ancak sırf bu yüzden onu sadece sert görünmeye çalışan küçük bir kız çocuğu sanıp hafife almak hata olur.
Geri döneceğini söylediğinde mutlaka geri döner. Bu gibi durumlarda, istisnasız olarak ertesi gün daha fazla not, daha fazla argüman ve yüzünde daha da inatçı bir ifadeyle donanmış olarak tekrar ortaya çıkar.
Onun bu inatçılığı, gerçek bir avcı olmanın gerektirdiği azim mi yoksa sadece çocukça bir huysuzluk mu? Bu, belki de kendisinin bile cevaplayamayacağı bir soru. Ancak kesin olarak bildiği bir şey var: Kaç deneme gerektirirse gerektirsin, o "kötü cadı" ile olan hesabını temelli kapatacak.
Karakter Hikayesi 1Prune'un Mondstadtlı ebeveynleri, "Hayat ucu bucağı olmayan bir yoldur" gibi özlü sözlere kapılarak dünyayı dolaşmaya başlamışlardı. Sonunda kaos ve fırsat diyarı olan Nod-Krai'a yerleştiler. Tüccarların, maceracıların, üçkağıtçıların, kaçakçıların ve daha nicelerinin cirit attığı bu tekinsiz diyar, açıkçası yuva kurup çocuk yetiştirmek için hiç de uygun bir yer değildi. Babası rıhtımda canını dişine takarak çalışıyor, annesi ise iki işe birden koşturuyordu. Kıt kanaat geçiniyorlardı, ellerine geçen üç beş kuruş ancak Prune'un karnını doyurup onu sıcak tutmaya yetiyordu. Onunla doya doya vakit geçirmek gibi diğer her şey, asla karşılayamayacakları bir lükstü.
Annesinin akşam yemeğinden önce eve geldiği o nadir günlerden birinde Prune, sevinçle annesinin üzerine atılmıştı. Eteklerini çekiştirerek ona kasabaya gelen bir oyuncakçıdan ve Mondstadt'tan getirdiği o harika rüzgar güllerinden bahsetmek için can atıyordu.
Annesinin çalışmaktan nasır tutmuş ellerini avucunun içine aldığında babasının çekmecesinde gizli duran, tüm borçlarının ayrıntılarını gözler önüne seren hesap defterini hatırladı ve hevesini içine gömüp susmayı seçti.
"Bütün yaptıkları fırıl fırıl dönmek." diye geçirdi içinden. "Ne işe yarayacaklar ki? Hem ben onları sevmiyorum ki zaten. Hayır, hem de hiç sevmiyorum."
Sürekli kendi kendine böyle şeyler söylerdi.
Ne zaman bir şekerleme satıcısının yanından geçse, kendi kendine usulca şöyle derdi: "Bunları yemeyi uzun zaman önce bıraktım. Zaten şeker dişlere zararlıdır."
Komşu çocukları ne zaman gıcır gıcır yeni bir oyuncakla caka satsa onlara burun kıvırır, bu hareketlerinin "tamamen çocukça" olduğunu söylerdi.
Zamanla küçük Prune, hiç farkında bile olmadan kendine olgun ve ağırbaşlı bir kişilik kuşanmış; hiçbir çocukça hevesin içeri sızmasına geçit vermeyen, yüksek bir duvar örmüştü etrafına.
Kendi söküğünü dikmeyi, yemeğini ısıtmayı, hatta evin hesabını tutmayı öğrendi. Bir keresinde annesinin üç günlük yevmiyesinin eksik yattığını fark ettiğinde gözlerinin içi parlamıştı çünkü bu, sonunda gerçekten "işe yarar" bir katkıda bulunduğu anlamına geliyordu.
Akşamları, anne ve babası yorgun argın eve geldiklerinde Prune çoktan yıkanmış ve yatağına uzanmış olurdu. Aslında gözüne uyku girmiyordu ama hâlâ karanlıktan korktuğunu ve onlara ne kadar ihtiyacı olduğunu öğrenirlerse anne babasının kalbinin kırılacağını biliyordu. Onların sırtındaki yüke bir de vicdan azabı eklemek istemiyordu.
Kendi kendine "Artık çocuk değilim." derdi. Bu söz, zamanla sadece diline pelesenk olmaktan çıkıp onu koruyan bir zırha dönüşmüştü.
* 2. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Karakter Hikayesi 2Neyse ki bu dünyada cep yakmayan birkaç uğraş hâlâ vardı ve okumak da onlardan biriydi.
Prune her gün soluğu Mimisbrunnr Kitabevinde alır, sessizce rafları karıştırırdı. Dükkan sahibi onun varlığına aldırış bile etmezdi, zira zengin müşterilerine yatırım kuponları pazarlama telaşından küçük bir kız çocuğuyla uğraşacak vakti yoktu. Kendi haline bırakılan Prune, o uçsuz bucaksız sayfaları dünyaya açılan ilk penceresi haline getirdi.
Ne okuyacağını seçmek için belli bir yöntemi yoktu, tek önemli olan kapağın veya başlığın ilgisini çekmesiydi. Renkli kapaklı peri masallarıyla başladı ama çok geçmeden basit klişelerden ve tahmin edilebilir mutlu sonlardan sıkıldı. Sonrasında eline geçen ve üzerinde yazı olan her şeyi silip süpürmeye başladı. Fakat Nod-Krai Mondstadt'ın veya Sumeru'nun kütüphanelerine benzemiyordu. İhtişamlı ve özenle seçilmiş koleksiyonlar yerine çoğunlukla sararmış gazeteler ya da hiç yaşanmamış olayların "haberlerini" içeren kağıtlar, feci derecede yanıltıcı seyahat rehberleri ve kötü çevrilmiş korsan romanlar... Bir de kendi yaşındaki hiçbir çocuğun görmemesi gereken ayrıntılar barındıran sıkıcı tarih kitapları buldu.
Okuma alışkanlığı çığırından çıktıkça Prune, yavaş yavaş anlaşılması güç bilgiler biriktirmeye başladı. Bu durumu da zekasının üstünlüğünün bir kanıtı olarak görerek keyifleniyordu. Genç zihninde biriken bu derme çatma, acayip gerçekler yığını, dünyaya bakışını hem karmaşık hem de bir o kadar bulanık bir şekilde şekillendirmeye başladı.
Peki okuduklarını gerçekten anlıyor muydu? Çoğu zaman pek sayılmazdı. Ama tıpkı kumsaldaki her parlak deniz kabuğunu toplayıp çantasına dolduran biri gibi, o zor terimleri ve yabancı kavramları zihnine doldurmaktan büyük bir keyif alıyordu.
Mahalledeki çocuklar onu birkaç kez oynamaya çağırmış olsalar da Prune ya kendi düşüncelerine dalıp onları duymadı ya da tüm vaktini kitaplardan kaptığı o afili kelimeleri kullanarak oyunun kurallarını didik didik etmeye harcadı.
"Bir dakika!" diye elini kaldırarak araya girerdi Prune. "Önce oyunun temel mantığını bir çözmem lazım."
"Korsanların bariz bir topoğrafik avantajı ve yeterli zamanı vardı! Deniz Kabuğu Çetesi, güç dengesi sisteminin çökmesine neden olan tanımsız bir sürpriz saldırı kullanmadıysa bu kadar çabuk yenilmemeleri gerekirdi!"
Zamanla diğer çocuklar yavaş yavaş kapısını çalmayı bırakmıştı.
Prune diğer çocukların yavaş yavaş ondan uzaklaştığının farkındaydı ama artık umursamadığını belli etmek için dudak büktü. Hem zaten dünyada aklını ve enerjisini adayacağı onca derin soru, karmaşık ilke ve açıklanamayan fenomen onu bekliyordu.
O zaten diğerlerinden farklı bir yoldaydı.
* 3. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Karakter Hikayesi 3Huzursuzlukla ve karmakarışık düşüncelerle dolu bir öğleden sonraydı.
İnanılmaz bir azimle Prune, bir yetişkinin kendi yaşındaki bir çocuk için uygun olmayabileceği konusunda onu uyarmasına rağmen, "Uzak Kuzeyin İlahileri"nin ilk cildini bitirmeyi başardı. Ancak kitabı hızla kapattığında aslında ne okuduğunu zar zor hatırlıyordu. Geriye kalan tek şey, bu dizelerin katıksız ağırlığı, zihinsel bir yorgunluk hissi ve tüm bunlar hakkında konuşacak kimsenin olmamasının getirdiği yalnızlıktı.
Böylece, her zamanki gibi, okuduklarını boşluğa anlatmaya başladı. Zihninde onu dinleyen küçük bir yavru köpek gördü, maddi koşulların sahiplenmeyi imkansız kıldığı bir canlıydı bu. Ya da belki de kitaptaki, karşılığında tek kelime etmeyen bilgelerden biriyle konuşuyordu. Tam olarak kiminle konuştuğundan emin değildi, sadece konuşmaya ihtiyacı olduğunu biliyordu. Ama bu sefer hava hareketlenmeye başladı ve hayal gücünde capcanlı olan arkadaşı gözlerinin önünde şekillenmeye başladı.
"Sen... Sen..."
Prune ona adıyla seslenmeyi ne çok isterdi! Ama tam o anda, bunca zamandır ona hep "sen" diye hitap ettiğini fark etti.
Canlıya hemen o anda bir isim vermesi şarttı. "Pamuk", "Karabaş" ve "Prens" gibi sıradan isimler kesinlikle olmazdı çünkü bu köpeğin sırnaşık, sıradan bir yavru köpek olmadığı çok açıktı. Zekası hafif kalkık kaşlarından okunuyordu, gözlerinin karanlık girdaplarında ise tuhaf bir derinlik gizliydi. Çivit rengi ve eflatun benekli postu, Prune'un içini ısıtan gizemli ve ağırbaşlı bir hava yayıyordu.
Sonunda ağzından "Descartes" ismi döküldü. Entelektüel bir arayışın ve merakın özünü taşıyan, tam da onun gibi birine yoldaş olmaya layık, mükemmel bir isimdi. Aynı zamanda bu isim, kendi engin bilgeliğinin de bir yansımasıydı.
Descartes'ın gelişi Prune'un günlük hayatına büyük bir renk katmış, aynı zamanda onu çok daha... Yalnız birine dönüştürmüştü.
Yağmurun dinip geçtiği bir öğleden sonra Prune, sokağın kenarına çömelmiş, dikkatle bir su birikintisini inceliyordu.
"Descartes, dünyanın su birikintisinde nasıl baş aşağı durduğuna bir bak. İnsan sormadan edemiyor: Ya biz de aslında çok daha büyük bir su birikintisinin içinde yaşıyorsak? Bunu nereden bilebiliriz ki?"
Yoldan geçen birkaç kişi, yanından geçerken yavaşladı ve kendi kendine konuşuyor gibi görünen kıza bakakaldı.
"Belki de..." diye devam etti Prune, "'Gerçek' olarak bildiğimiz şey, daha üst bir boyuttaki başka bir 'yansımadan' ibarettir. Ne dersin Descartes?"
Yanı başındaki boşluğa doğru dönerek ağırbaşlı bir şekilde başını salladı.
"Evet, ben de öyle düşünüyorum. Yani temel olarak tüm bilgi görecelidir ve mutlak doğru diye bir şey yoktur."
Sonunda, iyi kalpli yaşlı bir teyze yanına gelip endişeli bir sesle sordu: "Güzel kızım... İyi misin? Aileni aramamı ister misin?"
Prune başını kaldırdı ve tüm ciddiyetiyle cevap verdi: "Merhaba teyze. Sence bu dünya gerçek mi?"
"..."
"Neyse, boş ver. Zaten insanlar hayatında bir kez olsun kendine sormuyor bu soruyu." diye sözlerini noktaladı Prune. "Hadi gidelim Descartes. Belki de çoğu yetişkinin tek yaptığı, koca bir yanılsamanın içinde yaşamaktır."
Tuhaf küçük kızın gidişini izlerken yaşlı kadın göğsünün üzerinde bir işaret yaparak "Ay seni korusun çocuğum..." diye mırıldandı.
Ancak Nasha Kasabası'nın dar ve dolambaçlı sokaklarında, Ayın kutsal ışığının ulaşamadığı köşeler vardır.
Ve o soğuk, ıssız köşelerde Prune'un sahip olduğu tek "kutsama" sessiz ama her zaman sadık yoldaşı Descartes'tı.
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Karakter Hikayesi 4Canı sıkılan ve kendine bir eğlence arayan cadı, sonunda aradığını bulmuştu: Yol kenarında devasa bir kitaba gömülmüş olan kızı gözüne kestirdi.
"Neden şuradaki çocuklarla oynamıyorsun?"
"Oyun oynamayı sevmiyorum." Kendini okumaya kaptırmış olan Prune, başını bile kaldırmadı.
"Neye bakıyoruz?" diye soran Alice daha iyi görebilmek için başını uzattığında sanki bir hazine bulmuş gibi gözleri ışıldadı.
"Bir tür seyahat rehberi. Ama korsan bir kopya olduğu için bazı kısımları eksik. Yazarının kim olduğundan emin değilim..."
"Nasıl buldun?"
"Fena değil sanırım. Ama yazarın inanılmaz derecede benmerkezci olduğunu düşünmeden edemiyorum. Satır aralarında da bazı rahatsız edici eğilimler sezdim."
"Öyle mi?"
O günden sonra Alice, ara sıra Prune ile "karşılaşır" ve ona "Bir Su Bodurlopuna şeker atsan tatlı bir içecek olur mu?" ya da "İnsan kendini yenerse zafer mi kazanmış olur, yoksa yenilmiş mi sayılır?" gibi akla ziyan sorular sorardı.
Alice bu anlamsız sataşmalardan birini her başlattığında Prune, sanki düşman kapıya dayanmış gibi meydan okumayı kabul eder ve bu "yanlış önermeleri" kusursuz mantığıyla hem beceriksiz hem de sevimli bir şekilde çürütmek için çabalardı. Bu sırada Alice de elini çenesine koymuş, yüzünde bir gülümsemeyle sanki bir gösteri izliyormuş gibi onun bu çabalarını seyrederdi.
Tüm bunlar olup biterken kıvrak zekalı Alice, Prune'un hayali arkadaşının güneşte buharlaşan bir su damlası misali usulca silinip gittiğini de gözden kaçırmadı.
Başlangıçta Alice'in bir büyücü olması Prune'un pek de umurunda değildi. Ne de olsa Nod-Krai'da sağda solda kendisinin sıra dışı bir şahsiyet olduğunu iddia eden birilerine rastlamak gayet normaldi. Ay Şöleni için kuyruğa girmiş sıradan bir adam bile emekli bir usta hırsız olduğunu söyleyebilirdi. Kocaman şapkasıyla muzip laflar eden tuhaf, şatafatlı bir kadın mı? Bölgenin o renkli simaları arasına hiç sırıtmadan karışırdı.
Günün birinde bu arsız kadının onun baş düşmanına dönüşeceği aklının ucundan bile geçmezdi...
"Bir üçgenin kenarları arasındaki ilişkiyi kanıtlamak için aritmetik olmayan bir yöntem mi kullandın? Etkileyici."
"Pardon ama bu, 12 yaşındaki bir çocuğun bile çözebileceği bir problem."
"Peki o zaman, 14 yaşındakilere göre başka bir problem deneyelim mi? Hadi bakalım, kim önce çözecek!"
"Benim yaşımda biriyle takılmaktan daha iyi bir işin yok mu senin? Akşam yemeği için evden beklerlerç. Hadi gidelim Descartes."
Fakat ne yazık ki Descartes bu noktada neredeyse yokluğa karışmıştı.
Bunu gören Alice hemen kötü karakter rolüne büründü. "Heh heh heh..." diye kıkırdadı. "Ben aslında çok ama çok kötü bir cadıyım! Ve şimdi de en değerli arkadaşını elinden alıyorum!"
"N-Ne?"
"Ben... ONDAN bahsediyorum!" Alice'in parmaklarını şıklatmasıyla birlikte Descartes, Prune'un gözünün önünde sırra kadem bastı.
Normalde kıvrak zekalı olan Prune, o anda nadir görülen bir sistem çökmesi yaşadı.
"Derdin ne senin ya?" diye feryat etti çaresizce Alice'e yapışarak. "Descartes'a ne yaptın sen? Descartes'ımı geri istiyorum!"
"Tüh, iş işten geçti bile! Artık resmen Yüce Büyücü'nün bizzat atadığı 'Cadı Avcısı' oldun! Hayali dostunu kurtarmak mı istiyorsun? O zaman önce beni yenmen gerekecek!"
"Kendine bir de büyücü mü diyorsun? Bu resmen cadılık! Descartes'ımı derhal geri ver!"
"Hahaha! Şaka şaka!" Alice o şeytani kahkahasını koyuvermiş, iyice havaya girmişti. "Hayali dostunu geri mi istiyorsun? O zaman bu gezegendeki tüm büyücüleri alt etmen gerekecek! Evet, doğru duydun, hepsini birer birer yeneceksin!"
"Mondstadt'a git ve Klee'yi bul. Kim bilir, belki de dünyanın en tatlı çocuğundan bir iki ipucu kaparsın."
Derken Alice, bir patlama ve puf sesiyle ortadan kayboldu.
"ALICE!!! SENİ KOCA, KÖTÜ, PİS CANAVAR!!!"
İşte zavallı Prune'un arkadaşını kurtarmak için çıktığı uzun ve zorlu serüveni böyle başladı.
* 5. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Karakter Hikayesi 5Prune, Mondstadt'a ayak basar basmaz "cadı avı" çalışmalarına başladı. Her yere oldukça düşmanca nitelikte bildiriler astı, "B" lakaplı cadı olduğundan şüphelenilen Astrolog Mona ile herkesin önünde yüzleşmeye çalıştı ve hedefleriyle bağlantılı çeşitli kişilerin peşine düştü... Ancak aksilikler üst üste geldikçe, daha sert önlemlere başvurmayı düşünmekten başka çaresi kalmadı.
Aklına oldukça cüretkar bir fikir geldi: Alice'i ortaya çıkmaya zorlamak için Klee'yi kaçıracaktı.
Plan basitti. Hedefini sessiz bir yere çekecek, ardından ihtiyacı olan istihbaratı elde etmek için kapsamlı bir sorgulama yapacaktı. Prune, operasyonun haritasını not defterine çizecek kadar ileri gitmişti.
Ama tabii ki, vicdanlı bir "Cadı Avcısı" olarak bu fikirden çabucak vazgeçti.
Bu kararının sebebi Albedo ve diğer tüm Favonius Şövalyeleriyle de mücadele etmek zorunda kalacak olması değil (gerçi bunun en büyük engel olacağı makul bir gerçekti), akıl ve dürtüler arasındaki savaşta ahlakın nefrete galip gelmesiydi.
"'Canavarı öldüren eninde sonunda kendisi de bir canavara dönüşür', değil mi? Aman, ne kadar da bayat bir taktik! Bir çocuğa böyle alçakça bir şey yapacak kadar düşemem!"
"Operasyon planı"nın üzerine dev bir çarpı çizdi, yeni bir sayfa açtı ve "B Planı" yazdı. Sonra defterine öylece bakakaldı.
Prune sonraki adımlarını planlarken günler geçti ve genellikle elinde atıştırmalıklar veya bir oyuncakla içeri dalan Klee'nin sesi ona eşlik etti.
"Prune, bugün güneş çıktı! Hadi gidip Kristal Kelebek yakalayalım!"
"Prune, bugün yağmur yağıyor. Hadi Mini Durin'le su birikintilerinde zıplayalım!"
"Prune..."
Sonra, bir noktada Prune farkında olmadan Klee'nin oyun arkadaşı olduğunu fark etti ve bu rolde Klee ile duvarları karalamaya, her bir Dodokonun adını ve kişiliğini büyük bir ciddiyetle tanıtmasını dinlemeye ve hatta Rüzgaralan'ın çimenli yamaçlarından aşağı yuvarlanmaya "zorlandı"...
"... Sadece operasyonum için istihbarat topluyorum," derdi Prune her seferinde kendi kendine.
Nihayetinde, bu "istihbarat toplama gezilerinden" birkaçı sonrasında, Prune gerçekten işe yarar bir strateji geliştirdi. İhtiyacı olan bilgiyi, Klee'yi doğrudan sorguya çekerek değil, sorgulamayı bir oyun gibi göstererek elde edecekti.
Operasyon basit ve anlaşılır olacaktı. Prune soruları soracak ve hedefi her cevap verdiğinde Klee'yi taze atıştırmalıklarla ödüllendirecekti. Geniş ve masum bir soruyla başlayacak, ardından hedefinin gardı tamamen düşmüşken daha da derine inecek ve yavaş yavaş kritik istihbarata yaklaşacaktı.
"Klee, son zamanlarda annenden hiç mektup aldın mı?"
"Evet. Ondan sık sık mektup alıyorum. Mektup gelmediği zamanlarda da Dodokomünikasyon'dan konuşuyoruz. Bir tane çikolatalı kurabiye alabilir miyim lütfen?"
"Peki Klee, annenin zulümlerini... Ş-Şey, yaptıklarını biliyor musun?"
"Üzümleri mi? Annemin üzümlü bir şey yaptığını hatırlamıyorum! Çok lezzetli olurmuş ama, bir bardak sütle harika gider!"
"Annenin bir tür sığına... Şey, yani, gizli bir üssü falan var mı?"
"Gizli üs! Yerini biliyorum!"
"Nerede o?"
"... Kalbinin içinde! Annem der ki herkesin en güvenli gizli üssü kalbinin içindedir!"
Prune'un sorgu dolu geçen bu konuşmadan elde ettiği ödüller Klee tarafından yapılmış yedi çizimdi. Bunlardan beşi "Zıpzıp Bodur Nasıl Kullanılır" konuluydu, biri de bir Dodoko ailesini tasvir ediyordu. Sonuncusu, Klee'nin ısrarı üzerine çizilmişti ve "Prune ve Klee Birlikte Balıkları Patlatıyor" başlığını taşıyordu. Ayrıca Prune, tamamen kazara da olsa, bir Zıpzıp Boduru patlatmak için gereken güvenli mesafeyi de öğrendi. Ancak tam da bu noktada, Klee'ye "güvenli" kelimesinin gerçek tanımını öğretmek için epey çaba gerekeceğini fark etti.
Akşamüzeri olmuştu. Albedo, Klee'yi almaya gelmişti ve ona şefkatle gününün güzel geçip geçmediğini sordu.
Klee, son derece memnun bir ifadeyle tıka basa dolu karnını sıvazlarken parlak ve neşeli bir gülümseme takındı.
"Prune'un kurabiyeleri çok lezzetli! Bu akşam yemek yememe gerek kalmayacak!"
Bu sırada Prune, "Operasyon Sonrası Rapor: Yemekli Sorgu Operasyonu, 1. Tur" başlıklı raporunu büyük bir ciddiyetle yazıyordu.
"Kullanılabilir istihbarat: Yok. Tüketilen malzemeler: 1 torba un, 5 şişe süt ve ciddi miktarda çikolata ile şeker. Not: Hedefin karşı sorgulama için doğuştan gelen bir yeteneği var gibi görünüyor; şu anda onu konuşturmak için kullanılabilecek bilinen bir yöntem yok."
Bir an durakladı, ardından aşağıya minik harflerle bir satır daha ekledi:
"Birlikte balık patlattığımız fotoğraf aslında o kadar da kötü değilmiş. Dosyaya eklendi."
* 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
"Cadıkapan Çanı" ve "Bela Kovan Ant Çekici"Descartes'ın "kaçırılması" Prune'u daha önce hiç bilmediği bir endişenin içine sürüklemişti.
Yaklaşan bir çatışmaya hazırlanan bir savaşçı gibi, Alice ile olan tartışmalarının her ayrıntısını gözden geçirmek için odasına kapandı. İkisi ne zaman Alice'in artık münazaraya devam edemeyeceği bir noktaya gelse, Cadılar Meclisi büyücüsü aniden yüzünde parlak bir gülümsemeyle Prune'u zaferi için ödüllendirmek üzere bir "koleksiyon parçası" çıkarırdı.
Prune başlarda bu "koleksiyon parçalarını" pek umursamamıştı. Bunların, yetişkinlerin çocuklar sussun diye verdikleri şekerler gibi ucuz birer rüşvetten ibaret olduğuna emindi.
Sonra içine keskin bir şüphe düştü: Büyücüler bu kadar güçlü olabildiğine göre onlardan gelen bir "ıvır zıvır" gerçekten de bir oyuncaktan ibaret olabilir miydi?
Alice'ten kazandığı tüm ödülleri aldı ve kapsamlı bir değerlendirme için hepsini önüne serdi. Ama önce, bariz dikkat dağıtıcıları elemesi gerekiyordu: süslü ambalajlardaki çeşitli atıştırmalıklar, çocuksu tasarımlara sahip çıkartmalar, özel işlevleri olmayan pelüş oyuncaklar... Sonunda, en çok potansiyele sahip olan iki eşyaya odaklandı.
İlki, enfes işçilikli bir çandı. Alice oldukça muğlak bir edayla "Çan çaldığında bir cadı belirebilir" demişti. Bundan yola çıkan Prune, bunun bir tür cadı yakalayıcı olduğu sonucuna vardı. Oysa bu eski bir çay saati çanıydı; Alice'in iddiasında "belirebilir" demesinin sebebi, katılımın hiçbir zaman zorunlu olmamasıydı; dolayısıyla birinin gelip gelmeyeceği, gelecekse de kimin geleceği bir muamma oluyordu. Ancak bu çan, Prune ona yeni bir amaç verdiği için maceralarında gerçekten de hayati bir rol oynamıştı. Çanı çalmak hiçbir zaman bir cadının geleceğini garanti etmese de her zaman gerçekten inanılmaz maceralara atılmasına vesile oluyordu.
İkinci eşya, ağır ve göz alıcı bir çekiçti. Prune'un Alice'ten kazandığı tüm ödüllerin en büyüğü ve en ağırıydı; her savrulduğunda gerçekten heybetli ve göz korkutucu görünüyordu. Ancak Prune, bunun aslında Alice'in başka bir büyücü olan Nicole'a hediye olarak vermeyi planladığı bir heykelcilik aleti olduğunu bilmiyordu. Ne var ki bu abartılı hediye, "Benim hobim inşaat ve yıkım değil, heykelcilik" diyen Nicole tarafından kibarca reddedilmişti. Sonuç olarak, Alice sonunda ondan kurtulmak için mükemmel bir bahane bulana kadar bir köşede toz toplamıştı.
"Dodo-Kral"dan gelen bu iki hediye, Prune'un yaptığı son derece mantıklı ve pratik silah değişikliklerinden sonra yeniden adlandırıldı...
... Ve artık "Cadıkapan Çanı" ve "Bela Kovan Ant Çekici" olarak biliniyorlar.
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
ÖnseziPrune bir zamanlar şöyle bir söz duymuştu: "Dileğini yeterince güçlü dilersen tanrılar seni mutlaka fark eder." Bu doğruysa çok istediği Elektrik Önsezisini elde etmek için tek yapması gereken var gücüyle dilemekti.
Prune'un Elektriği seçmesinin bir sürü sebebi vardı: Ateş fazla hararetliydi, Su çok durgundu, Toprak hantal hissettiriyordu, Buz biraz kibirliydi, Rüzgar oldukça kararsız olabiliyordu ve Doğa ise fazla neşeliydi. Tüm elementler arasında yalnızca Elektrik soğuk ve hızlıydı; o kurnaz cadıyı alt etmek için mükemmel bir seçimdi.
Ancak bu "sebeplerden" hiçbirinin aslında temeli sağlam sebepler olmadığını fark etmek için bir an durup düşünmek yeterlidir. Belki de teraziyi Elektriğin lehine çeviren tek faktör, Elektrik Önsezisinin mor renginin, Prune'un özenle seçilmiş siyah ve heavy metal esintili kıyafetlerine mükemmel uyum sağlayacak olmasıydı...
Avcı olmaya karar vermiş bu olağanüstü genç alim, belirlediği hedefine ulaşmak için en az kendisi kadar olağanüstü bir yönteme başvurdu: ön çalışma.
Oturup "Element Gücü Rehberi"ni bir değil, tam üç kez baştan sona okudu. Elektrik ile ilgili her ayrıntıyı hafızasına kazıdı ve hatta bu elementi aklında tutarak zihninde çeşitli "Avcı güç komboları" simülasyonları yaptı.
Ancak fikirlerini hayata geçirme zamanı geldiğinde kısa sürede kendini engellenmiş buldu. Bela Kovan Ant Çekici üzerinde yaptığı oldukça mantıklı ve pratik değişiklikler; silahı savaşmak bir kenara, tutmak için bile çok ağırlaştırmıştı. Kaldıraç ilkesine dayalı daha uzun bir sap yapmasına ve tutuşunda daha teknik bir yaklaşım sergilemesine rağmen üstelik.
"Kitaplardaki o karakterler nasıl oluyor da kendi boylarından katbekat büyük silahları kaldırabiliyor?"
Derin bir of çekti. Sonra aniden, o masal karakterlerinin güçlerini çağırırken kullandıkları kelimeleri hatırladı.
"Saçmalama. Böyle şeylere sadece küçük çocuklar inanır." diyerek dudaklarını büzdü.
"Ama bir yandan da... Ne kaybederim ki? Bunun bir tanrıdan dilek dilemekten ne farkı var?"
"Kendine gel. Oyun değil bu..."
"Ama madem etrafta kimse yok..."
Prune, kendi içinde verdiği uzun bir mücadeleden sonra nihayet cesaretini topladı. Yanakları kızarmıştı, dişlerini sıkıyordu...
"Ey karanlığın güçlerini barındıran Bela Kovan Ant Çekici, sana sesleniyorum! Gerçek kuvvetini benim için serbest bırak! SALDIR!" Bu sözler dudaklarından yeni dökülmüştü, gözleri hâlâ kapalıydı. Tam çekicin sapını sıkıca kavrarken şaşırtıcı bir şey fark etti. O ağır, hantal çekiç bir anda tüy kadar hafiflemişti.
Kanıtlar inkar edilemezdi. Tüm işaretler dileğinin gerçekleştiğini gösteriyordu.
"Bu... Bu kadar mı? Tek yapmam gereken bu muydu?"
Şaşkınlıkla diğer elini uzattı. Avucunda element enerjisi birikirken bir ışık parlamaya başladı. Prune o kadar heyecanlanmıştı ki gözlerini kapattı, hatta bir anlığına nefesini tuttu. Kısa bir süre sonra elinde Önsezinin ağırlığını hissetti. Müthiş bir keyifle, soğukkanlı vahşeti simgeleyen o mor parıltıyı görmek için gözlerini yavaşça açtı...
Tek sorun, avucunun içindeki nesnenin kendine özgü yeşil parıltısıyla bir Rüzgar Önsezisi olmasıydı.
Prune'un bu beklenmedik gelişmeye tepki vermesi birkaç saniye sürdü.
"Ne..."
Elektrik üzerine çıkardığı, üzerinde uzun uzun çalıştığı ve ezberlediği notların görüntüleri zihninde bir bir canlanmaya başladı.
Öfkeli bir ifadeyle gökyüzüne baktı. "Hey, yukarıda her kim varsa ona sesleniyorum: Bu işte bir yanlışlık olmalı! Ben Elektriğe çalışıyordum!"
Ancak aklı başında avcı, ilk şok geçtikten sonra kendine geldi. Ne olursa olsun bu bir Önseziydi ve birinin kuvvetinin yadsınamaz bir kanıtıydı.
Beklenmedik durumlarla başa çıkmayı öğrenmek büyümenin bir parçasıdır. Prune kendini toparladı ve sessizce Önsezisini güzelce sildi. "Neyse. Rüzgar bölümlerini tekrar çalışmam gerekecek." Ne de olsa kazananlar, ellerindekini en iyi şekilde kullandıkları için kazanırlar ve eğer ona bir rüzgar esintisi verilmişse o da bu rüzgarı, cadının onun için kurduğu tüm tuzakları dağıtmak için kullanır.
Kendi kendine mırıldanmaya devam ederken yüzünde fark etmesi zor bir gülümseme belirdi.
* 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.

22 responses to “Prune”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

TopButton