
| Table of Content |
| Stats |
| Skills |
| Skill Ascension |
| Related Items |
| Gallery |
| Sounds |
| Quotes |
| Stories |
Stats
| Lv | HP | Atk | Def | CritRate% | CritDMG% | Bonus CritDMG% | Materials | Total Materials |
| 1 | 982 | 27.46 | 61.92 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 20 | 2547 | 71.24 | 160.63 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 20+ | 3389 | 94.79 | 213.73 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 40 | 5071 | 141.84 | 319.8 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 40+ | 5669 | 158.57 | 357.53 | 5.0% | 50.0% | 9.6% | ||
| 50 | 6523 | 182.43 | 411.34 | 5.0% | 50.0% | 9.6% | ||
| 50+ | 7320 | 204.74 | 461.64 | 5.0% | 50.0% | 19.2% | ||
| 60 | 8182 | 228.85 | 516.01 | 5.0% | 50.0% | 19.2% | ||
| 60+ | 8780 | 245.58 | 553.74 | 5.0% | 50.0% | 19.2% | ||
| 70 | 9650 | 269.92 | 608.6 | 5.0% | 50.0% | 19.2% | ||
| 70+ | 10249 | 286.65 | 646.33 | 5.0% | 50.0% | 28.8% | ||
| 80 | 11128 | 311.26 | 701.81 | 5.0% | 50.0% | 28.8% | ||
| 80+ | 11727 | 327.99 | 739.54 | 5.0% | 50.0% | 38.4% | ||
| 90 | 12613 | 352.79 | 795.45 | 5.0% | 50.0% | 38.4% | ||
| 90+ | 12613 | 352.79 | 795.45 | 5.0% | 50.0% | 38.4% | ||
| 100 | 13510 | 432.16 | 851.99 | 5.0% | 50.0% | 38.4% |
Skills
Active Skils
![]() | Favonius Kılıç Tekniği: Dans Eden Parıltı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Varka, kadim bir şövalye savaş dansını taklit ederek çift elli kılıçlarıyla arka arkaya en fazla 5 saldırı yapar. Belirli miktarda Dayanıklılık harcayarak ileri doğru atılır ve öne doğru oldukça güçlü bir çift kılıç saldırısı yapar. Havadayken dalışa geçerek yere vurur ve yoluna çıkan düşmanlara Alan Hasarı verir. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() | Rüzgarın İnfazı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Favonius Kılıç Tekniğinin gerçek özünü mutlak güçle ortaya çıkarır. Becerinin Dokunma veya Basılı Tutma durumuna bağlı olarak farklı etkiler yaratır. İleri atılıp tek bir akıcı hareketle keserek Varka Ayrıca Bir süre güç topladıktan sonra ileri atılır. Güç toplama süresi atılma mesafesini artırır. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() | Kuzey Rüzgarının Tezahürü | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| En kudretli Poyraz Şövalyesi adına öne doğru güçlü bir ikili kesme saldırısı yaparak 2 defa Grupta | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Passive Skills
![]() | Eve Dönen Rüzgarın Şarkısı |
| Mondstadtlı her grup üyesi başına Varka'nın Bu etki Zindanlarda, Ezici Zindanlarda veya Hiçlik Sarmalında tetiklenmez. |
![]() | Şafak Rüzgarının Yürüyüşü |
| Grupta Ayrıca grupta en az 2 |
![]() | Rüzgarın Öncüsü |
| Yakındaki grup üyeleri Girdap tepkimesi tetiklediğinde Varka bir |
![]() | Cadının Gece Ayini: Şafağın Dönüşü |
Constellations
![]() | "Gel Dostum, Ayın Yumuşak Parıltısında Dans Edelim" |
| Varka Ayrıca |
![]() | "Şafak Söktüğünde Başlayacak Yolculuğumuz" |
![]() | "Ey Dost, Kederli Gözyaşları Döktüren Acı Şarabı İçmeyelim" |
Maksimum yükseltme seviyesi 15'tir. |
![]() | "Kimse Alamaz Şarkı Söyleme Özgürlüğümüzü Elimizden" |
| Varka bir Girdap tepkimesi tetiklediğinde tepkimeye dahil olan Element Türlerine bağlı olarak 10 saniyeliğine yakındaki tüm grup üyeleri %20 |
![]() | "Despotlar Gelir Geçer, Sen Kadehini Güzel Şarapla Doldur" |
Maksimum yükseltme seviyesi 15'tir. |
![]() | "Sevgili Mondstadt, Daima Parlayacaksın Sen" |
· · Bu şekilde fazladan bir Gök Yutan özel Yüklü Saldırısı veya Dört Rüzgarın Yükselişi özel Element Becerisi tetiklendiğinde, yukarıdaki etki tetiklenemez. Ayrıca |
Skill Ascension
Gallery
Sounds
| Title | EN | CN | JP | KR |
| Party Switch | ||||
| Party Switch when teammate is under 30% HP | ||||
| Party Switch under 30% HP | ||||
| Opening Chest | ||||
| Normal Attack | ||||
| Medium Attack | ||||
| Heavy Attack | ||||
| loc_combat_sound_1000037 | ||||
| Taking Damage (Low) | ||||
| Taking Damage (High) | ||||
| loc_combat_sound_1000223 | ||||
| loc_combat_sound_1000224 | ||||
| loc_combat_sound_1000225 | ||||
| loc_combat_sound_1000226 | ||||
| loc_combat_sound_1000227 | ||||
| loc_combat_sound_1000228 | ||||
| loc_combat_sound_1000229 | ||||
| Battle Skill #3 | ||||
| Sprinting Starts | ||||
| Jumping | ||||
| Climbing | ||||
| Heavy Breathing (Climbing) | ||||
| Open World Gliding (Start) | ||||
| Open World Idle | ||||
| Fainting |
Quotes
Audio Language:
| Title | VoiceOver |
| Merhaba | |
| Sohbet: İçme | |
| Sohbet: Silahlar | |
| Sohbet: Dinlenme | |
| Yağmur Yağdığında | |
| Kar Yağdığında | |
| Rüzgar Şiddetlendiğinde | |
| Günaydın | |
| İyi Günler | |
| İyi Akşamlar | |
| İyi Geceler | |
| Varka Hakkında: Poyraz Şövalyesi | |
| Varka Hakkında: Keşif Seferi | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Bizim Hakkımızda: Yabancı | * "Ejder ve Özgürlük Şarkısı" görevini tamamla. |
| Hakkımızda: Rüzgarı Yakalamak | * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Önsezi Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Paylaşılacak Bir Bilgi: Dört Rüzgar | |
| İlginç Şeyler: Kediler ve Köpekler | |
| Venti Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Razor Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Rosaria Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Diluc Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Kaeya Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Jean Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Noelle Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Lohen Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Mika Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Eula Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Amber Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Albedo Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Durin Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Klee Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Alice Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Nicole Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Barbeloth Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Aino Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Ineffa Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Flins Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Nefer Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Jahoda Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Mavuika Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Yüzbaşı Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Varka Hakkında Daha Fazlası: I | |
| Varka Hakkında Daha Fazlası: II | * 3. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Varka Hakkında Daha Fazlası: III | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Varka Hakkında Daha Fazlası: IV | * 5. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Varka Hakkında Daha Fazlası: V | * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Varka'nın Hobileri | |
| Varka'nın Sorunları | |
| En Sevdiği Yemek | |
| En Sevmediği Yemek | |
| Hediye Alma: I | |
| Hediye Alma: II | |
| Hediye Alma: III | |
| Doğum Günü | |
| Yükseltme Hakkında: Giriş | * 1. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Yükseltme Hakkında: Gelişme | * 2. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Yükseltme Hakkında: Zirve | * 4. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Yükseltme Hakkında: Sonuç | * 6. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Yüklü Saldırı: I | |
| Yüklü Saldırı: II | |
| Element Becerisi: I | |
| Element Becerisi: II | |
| Element Becerisi: III | |
| Element Becerisi: IV | |
| Element Becerisi: V | |
| Element Becerisi: VI | |
| Element Becerisi: VII | |
| Element Becerisi: VIII | |
| Element Becerisi: IX | |
| Element Patlaması: I | |
| Element Patlaması: II | |
| Element Patlaması: III | |
| Depar Başlangıcı: I | |
| Hazine Sandığı Açma: I | |
| Hazine Sandığı Açma: II | |
| Hazine Sandığı Açma: III | |
| Düşük Can: I | |
| Düşük Can: II | |
| Düşük Can: III | |
| Düşük Canlı Takım Arkadaşı: I | |
| Düşük Canlı Takım Arkadaşı: II | |
| Yere Serilme: I | |
| Yere Serilme: II | |
| Yere Serilme: III | |
| Hafif Darbe Alma: I | |
| Hafif Darbe Alma: II | |
| Ağır Darbe Alma: I | |
| Gruba Katılma: I | |
| Gruba Katılma: II | |
| Gruba Katılma: III |
Stories
| Title | Text |
| Karakter Ayrıntıları | Varka'nın görkemli hikayeleri hareketli hanlarda dilden dile dolaşır ve bu hikayeler neredeyse her zaman onun olağanüstü doğumuyla başlar. Bazıları Varka daha kundaktayken iki zehirli yılanın onun gelecekteki kahramanlık yazgısını sonlandırmaya çalıştığını iddia eder. Ancak henüz bir aylık bile olmayan bebek, yılanları birer eline alıp sanki oyuncakmış gibi beşiğinden fırlatıp atmış. Denir ki çift kılıç kullanmanın sırrını da böyle kavramış! Bazıları da Mondstadt'ta son yüz yıldır görülmemiş şiddette bir kuzey rüzgarının Varka'nın doğduğu saatte güneşli gökyüzünü yardığını söyler. Kurtlar Diyarı'nın derinliklerinden ise birbirine karşılık veren bir kurt ulumaları korosu yükselmiş. Bu, "Kuzey Rüzgarı"nın Dört Rüzgarın en kudretlisi olarak yerini geri almak için yeniden yükseleceğinin ilanıymış! Bazıları onun şövalye olmak için doğduğunu, kaderin gözdesi bir çocuk olduğunu ve ilk nefesinden beri kaderinde büyük işler başarmak yazdığını fısıldar... Tabii bu tür fısıltılar, han masallarının boş laflarından ibarettir. Mondstadt'ta ne zehirleriyle bebekleri hedef alan ölümcül yılanlar ne de sebepsiz yere uluyan kurt sürüleri bulunur. Bu masallar, eğlence olsun diye büyük bir tantanayla yüce kader ve kıyamet destanları dokuyan han ozanlarının büyüleyici zırvalarından ibarettir. Her efsane efsanevi başlangıçlarla doğmaz, her mitin de bir tanrının eliyle yönlendirilmesi gerekmez. Varka, ne rüzgarın estiği ne de yağmurun yağdığı son derece sıradan bir günde, ne yoksul ne de varsıl bir evde en sıradan şekilde dünyaya geldi. Ne bir tehlike baş gösterdi ne de bir alamet ortaya çıktı. İlerleyen günlerde Mondstadt'taki diğer sıradan çocuklardan farksız bir şekilde büyüdü. Ozanların şövalyeler ve tanrılarla ilgili masallarını dinlerken, tıpkı o masallardaki kahramanlar gibi bir gün savaş alanına atılmanın hayalini kurardı. Yine de masallar bittiğinde ve çocuklar ikişer üçer ayrıldığında Varka hep orada kalır, bitmek bilmeyen sorularını sorardı... "Neden kahramanlar hep kadim bir soydan gelir ya da unutulup gitmiş tanrıların lütfuyla kutsanır?" Ozanlarsa sadece garip bir gülümsemeyle şu cevabı verirdi: "Hikayeler ezelden beri hep böyle anlatıldı." "Öyleyse o kadim soyları kim başlattı? Tanrılar tanrı olmadan önce onları kim kutsadı?" Bu noktada çoğu ozan sessiz kalırdı. Bir avuç kadarı ise Favonius Şövalyeleri Kütüphanesini işaret ederdi. "Bu soruların cevapları için 'hikayelere' değil, 'tarihe' bakman gerek." Ve bu tür sorulardan yorulmuş olan daha da az sayıda ozan, şehir surlarının ardındaki sınırsız vahşi doğayı işaret ederdi... "Nereden bileyim ben? Alt tarafı bir ozanım! Git Barbatos'a sor!" ... Yıllar sonra Varka, yeni neslin "Efsanevi Şövalyesi" ve kendi masalının kahramanı olduğunda, ozanların içinde bulunduğu zor durumu nihayet anlamıştı. Gerçekliğin bir gerekçeye ihtiyacı yoktur, bir hikayeninse dinleyicilerini kendine inandırması gerekir. Sıradan bir dinleyici için bunu kavramak neredeyse imkansızdır. Ölümlü biri, arkasında kadim soylar veya ilahi lütuf olmadan, yalnızca durmak bilmeyen bir çabayla ve boyun eğmez bir iradeyle nasıl bir efsane yaratabilir? |
| Karakter Hikayesi 1 | Genç Varka, Şövalyelerin hazırlık sınavlarına ilk katıldığında tüm sınav görevlilerin ayağını yerden kesmişti. Evet, kelimenin tam anlamıyla hepsi yere yapışmıştı. Varka özgüvenle dolup taşmış, resmi olarak şövalyeliğe atanmayı beklerken gelen bir ret mektubu tüm hayallerini tuzla buz etti. "Varka'ya: Öncelikle, bu değerlendirmeye katılımından ötürü içten takdirlerimizi sunmak isteriz. Yeteneklerin ve şövalye olma arzun üzerimizde kalıcı bir izlenim bıraktı." "Ancak dikkatli bir değerlendirme ve kapsamlı bir incelemenin ardından, üzülerek belirtmek isteriz ki..." Varka, yazanların geri kalanını okumadan mektubu buruşturup bir top haline getirdi ve çöp sepetine attı. Sonra da sıradaki hamlesini planlamak için kağıt kalem aldı eline. İşte o gece, eski Büyük Kumandan ve önceki Aslandiş Şövalyesi olan Valentine, bir şeyler içtikten sonra evine dönerken bir saldırgan tarafından pusuya düşürüldü. Tüm hizmetkarları yere serilmişken Valentine, saldırganla tek başına yüzleşmek zorunda kaldı. Hem etkilenmişti hem de nutku tutulmuştu. Etkilenmişti çünkü saldırgan hayal ettiğinden çok daha yetenekliydi ve yarım günden daha kısa bir sürede pusuyu tasarlayıp uygulama becerisi şaşırtıcıydı. Nutku tutulmuştu çünkü saldırganın saçma sapan açıklaması onu şaşkın bir sessizliğe boğmuştu: Eğer Favonius Şövalyeleri kendi Büyük Kumandanlarını bile koruyamıyorsa Mondstadt'ı nasıl koruyabilirlerdi? Bu işi ona verseler daha iyi olurdu! "Sana yazdığım mektubu... Sonuna kadar okumadın mı?" "Ne? Ret mektuplarını kim sonuna kadar okur ki?" "Ben önemli kısmı her zaman not kısmına yazarım." Neyse ki Valentine, mektubun sonundaki notta da belirttiği üzere, Varka'yla zaten bizzat konuşmayı planlıyordu. Ama Varka'nın düşüncelerini eyleme dökme hızı, buluşmalarını epey öne çekmişti. Böylece, hizmetkarları sarsarak uyandırdıktan ve her birinden teker teker özür diledikten sonra Varka, beraber bir şeyler içip reddinin ardındaki nedenleri dinlemek üzere Valentine'ı takip etti. İkili, içki eşliğinde uzun uzun konuştu. Ama sonunda olayın özü oldukça basitti: Özgür doğan rüzgar, şehir duvarları arasına çok erken hapsedilmemeliydi. Valentine, Varka'nın Mondstadt'ta muhafızlık yapmak veya şehrin eteklerinde devriye gezmek yerine uzak uluslara ve keşfedilmemiş topraklara açılması gerektiğine inanıyordu. Tıpkı bir deyişte dendiği gibi: Ozan ancak binlerce melodi çalışarak olağanüstü bir akor basabilir, demirci ancak binlerce kılıcı inceleyerek efsanevi bir silah dövebilir. "Kaldı ki seni gerçekten üç yıl boyunca... Hatta yılı geçtim, üç ay boyunca bir ofiste oturtsak istifanı anında basardın!" Valentine'ın bu keskin tespiti karşısında Varka kaçamak bir kahkaha attı ve "Üç gün, bilemedin beş gün" dememek için şarabından bir yudum aldı. Valentine'ın gülümsemesi yerini ciddi bir ifadeye bıraktı: "Asıl isteğim neden şövalye olmak istediğini. Bunun cevabı ne senin o hayalperest fantezilerin ne de bir ozandan dinlediğin öyküler olmalı. İşte bu sorunun cevabını bulduğun zaman Mondstadt'a geri dön." Hemen ertesi gün Varka, özgür rüzgarı şehir surları içinde kalmaya razı edecek... Ve onu bir "şövalye" yapacak şeyi bulmak adına bir yolculuğa çıktı. "... Şövalye olmak uğruna kendini her gün nefret ettiğin bir işi yaparken bulsan bile." Genç adam, Dornman Limanı'nın tuzlu esintisiyle yükselen güneşe karşı gözlerini kıstı ve yaşlı şövalyenin ağırbaşlı nasihatini bir kez daha hatırladı. "... Ve yine o unvan uğruna ihtişamdan ve o çok değer verdiğin gururundan vazgeçmen gereksen bile." * 2. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 2 | Başka diyarlar sınırlarını çizene dek ortada bir vatan yoktu. Vedalar adını koyana dek ortada hasret yoktu. ... Seamus Pegg bu kısa mısraları defterine yazarken Varka kamp ateşinin başında çömelmiş, bir testi şarap ısıtıyordu. "Bana sorarsan mutlaka Mondstadt'a gelmelisin. Şarkılara ve kelimelere olan bu yeteneğinle çok meşhur olursun!" "Bakarız." Seamus, Varka'dan bardağı aldı ve umursamazca omuz silkti. "... En azından bahsettiğin şu Karahindiba Şarabı denemeye değer gibi duruyor." Uzak bir diyarda bir kış gecesi, kendi memleketlerinden uzakta, gelecek vadeden iki maceracının yolları şans eseri kesişmişti. Varka çoktan birçok ulusu gezmişti. Dağların zirvelerinde gezinen ve okyanusları devasa dalgalara dönüştüren korkunç yaratıklara tanık olmuştu. Düşman sürülerine karşı ilkel mızraklar ve bez zırhlardan başka bir şeyleri olmadan savunma yapan cesur adamlar görmüştü. Taşordu, Jandarma... Farklı diyarlardan, farklı isimlerle anılan ama aynı iradeyi paylaşan farklı insanlar. Yine de umutsuzca aradığı cevapla arasında hâlâ bir perde asılıymış gibi hissediyordu. Başka uluslarda yıllar akıp giderken sabit kalan tek şey memleket hasretiydi. "Merak ediyorum da... Genç efendi Crepus geri dönüp şaraphanenin başına mı geçti, yoksa sonunda şövalye olma hayalini mi gerçekleştirdi?" "Peki ya ağzından kimse için iyi bir laf çıkmayan Frederica? Yoksa güneş batıdan mı doğdu? Şanslı bir adama gönlünü mü kaptırdı?" "Peki ya Eroch? Şövalyelik kurallarına uymadığım zamanlar bunu hemen yüzüme vururdu. Zamanla daha merhametli biri oldu mu?" "Acaba memleketteki şarabın tadı hâlâ hatırladığım gibi midir? Acaba ailem de beni, benim onları özlediğim kadar sık özlüyor mudur?" "Madem bu kadar merak ediyorsun, neden geri dönmüyorsun?" Seamus, Varka'nın bitmek bilmeyen gevezeliğini dobra bir soruyla kesti. "Sen benim gibi değilsin. Benim Nod-Krai'da özleyecek kimsem kalmadı." "Geri dönmek mi? Ben cevabımı hâlâ bulamadım ki..." "Az önce hakkında bir şeyler gevelediğin o insanlar... Neden senin cevabın onlar olamasın?" Varka sessizliğe büründü, bardağı dudaklarına giderken donakaldı. Sanki kalbindeki bir perde yırtılmıştı. "Yuva" hiçbir zaman belirsiz bir kavram olmamıştı. Aynı şekilde, "şövalye" olmanın sebebi de asla yüce ve asil bir amacın yükünü gerektirmemişti. Fakat... Bu denli basit bir gerçeği anlamak nasıl bu kadar uzun sürmüştü? Şimdi geri dönerse memlekettekiler ona katıla katıla gülmez miydi? Bir kahramanın uyanışı efsanevi bir anda gerçekleşmez miydi, ardından destansı bir vakitte muzaffer bir dönüş yaşanmaz mıydı? Ozanların hikayelerinde olaylar böyle gelişmezdi ki! Öte yandan belki de gerçek, insanların sandığı kadar basit değildi. Ne de olsa insan evini özlemeyi öğrenmek için önce evinden ayrılmalıdır... Varka'nın düşüncelerindeki kargaşayı sezen Seamus, boğazını temizledi ve not defterini aniden kapattı. "Pekala, madem bir sebebe bu kadar ihtiyacın var, beni Mondstadt'a götürmeyi görevin say. Hem zaten sürekli bahsettiğin şu Freder... Öhöm, Karahindiba Şarabını görmek istiyordum ben de! Gerçekten söylediğin kadar etkileyici mi merak ediyorum!" * 3. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 3 | Varka, Poyraz Şövalyesi unvanını aldığından beri önderlik ettiği bütün seferlerden zaferle döndü. Aslandiş eğer toprağın bereketinin bir kutsamasıysa Poyraz da müthiş bir kuvvetin ardındaki sarsılmaz iradedir. İster diyarı kasıp kavuran aşağılık haydutlar ve canavarca dehşetler ister Hiçliğin sinsi karanlığı olsun, hepsi Kuzey Rüzgarının dondurucu soğuğuna sahip bir kılıcın altında tuzla buz olur. Bir dizi seferin ardından bölgedeki tüm tehlikeler tamamen temizlendi ve Mondstadt daha önce kimsenin tanık olmadığı altın bir barış çağına girdi. Barış o kadar kolay elde edilmişti ki insanlar bunu doğal bir düzen olarak görmeye başladı. Bu huzur çağında Şövalyelerin kılıçlarını bırakıp günlerini kayıp kedileri bularak veya yaramazlık yapan köpeklerle uğraşarak geçirmeleri gerektiğine dair bir kanı oluştu... Varka, Büyük Kumandan olduktan sonra bu sesleri bastırdı ve bir sonraki keşif seferi için hazırlıklarına devam etti. Maceracı olarak geçirdiği ilk yılları ona daima şunu hatırlatıyordu: Keyfini çıkardıkları bu huzur mutlu bir tesadüften ibaretti. Gözle görülür bir tehdidin olmaması, tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmiyordu. Hiçlik Kuzeyde büyümeye devam ediyor, canavarlar hâlâ dalgaların altında gizleniyordu; Durin hâlâ karlı dağlarda yaşıyordu, Ursa ise yalnızca derin bir uykudaydı... Bunlardan herhangi biri, binbir zorlukla kazanılan barışı paramparça edebilirdi. Ona yol gösteren kıdemliler yaşlanmıştı: Aslandiş Şövalyesi Valentine, Süvari Yüzbaşı Feroux, Menzilli Bölüğü Yüzbaşısı Adorno... Ama yeni nesil şövalyelerin daha öğrenecek çok şeyi vardı. Varka, bir gün kendi parlak çağının da yaşlandıkça solup gideceğini gayet iyi biliyordu. Büyük Kumandan olarak gelecek nesle daha fazla zaman kazandırmak istedi. Bir savaşçı olarak ise en iyi yılları geçmeden önce gücünü en zorlu düşmanlara karşı sınamak istiyordu. Ve böylece Varka, Mondstadt'ın işlerini kıdemli şövalyelere ve Müfettiş Eroch'a emanet ettikten sonra bir kez daha keşif seferine çıktı. ... Fakat bu defa en yıkıcı yenilgisini yaşadı. Şövalye, kendi göz kamaştırıcı ihtişamından dolayı, içinde kıskançlık ve kötü niyetin kök salmaya başladığı gölgesini göremedi. Varka, Mondstadt'a dönüp Favonius Şövalyelerine katıldığı günden beri Eroch'un kalbinde çarpık bir tohumun kök saldığını hiç fark etmedi. Ve Doktor'un Parçaları, Eroch'un kulağına büyük güç ve iktidar vaatleri fısıldadığında adamın içindeki karanlık bir sel gibi kabardı. "Günlerini başka uluslarda aylaklık ederek geçiren bir avare, tarihin en güçlü Poyraz Şövalyesi olarak mı anılıyor?" "Kendisi tüm şövalyelik kurallarını hiçe sayan kanunsuz bir deli olmasına rağmen diğer şövalyelere ahkam mı kesiyor?" Rüzgarın yönünü değiştirmesi ne kadar kolaysa, çarpık takıntıların ve zamanın akışının dostları düşmana dönüştürmesi de o denli kolaydır. Varka'nın yerine düzeni koruması gereken Müfettiş, görevini yerine getirmektense adaletin ilkelerini ayaklar altına aldı. Mührün güvenliği kendisine emanet edilmiş olan Eroch, Doktor'la birlikte göklerin gücünü ele geçirme planları yaparak kadim bir dehşeti uykusundan uyandırdı. Varka bir kez daha sınırların ötesinde zorlu düşmanları alt edip Mondstadt için cephe hattını tutarken memleketten yıkıcı bir haber geldi: Eski dostu Crepus savaşırken ölmüş, Müfettiş Eroch ise ona ihanet etmişti. Varka alelacele geri döndü ve hemen Eroch'un iş birlikçilerinin kökünü kazımaya başladı. Ancak Eroch'un yıllar içinde Mondstadt'a açtığı yaralar çok derindi. Varka tarafından köşeye sıkıştırılan ve kaçacak yeri kalmayan Eroch, çılgınca kahkahalar atarak kendi canına kıydı. Bu kahkahalarda kelimeler yoktu ama her bir notası, "Tanrılara Kafa Tutan Büyük Kumandan, Yenilmez Poyraz Şövalyesi" ile açık ve iğneleyici biçimde alay ediyordu. "Bak sen şu işe. Tökezledin. Başarısız oldun." "Sen de insansın sonuçta." * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 4 | Bir kişi ne kadar kudretli olursa olsun, hatta tanrılarla boy ölçüşecek mertebede bir güce sahip olsa bile her şeyi koruyamaz. Bu engin dünyada daima gizli kalacak köşeler, bu öngörülemez hayatta asla tahmin edilemeyecek komplolar vardır. Mondstadt'ın özgürlüğü ve huzuru büyük bir bedel karşılığında kazanılmıştı; bunları korumak tek bir insanın ya da tek bir tanrının başarabileceğinden çok daha zor bir görevdi. İnsan ne kadar hazırlıklı olsa azdı. Bu sebeple Favonius Şövalyeleri de çağa ayak uydurmalıydı. Menzilli Bölüğü, durdurma gücünü artırmak üzere yeni ateşli silahlarla donatılmalı; Destek Bölüğü ise savaş alanının değişen yüzüne uyum sağlamak için modern istihkamlar geliştirmeliydi... Yalnızca birkaç seçkin kahramanın kudretine bel bağlamaya gerek yoktu. Stratejilerin ve ekipmanların evrimi, her bir şövalyenin savaştaki verimliliğini ve hayatta kalma şansını somut bir şekilde artırabilirdi. Bu nedenle Favonius Şövalyeleri, süregelen bir miras oluşturmalıydı. Büyümelerini izlediği yeni nesil şövalyeler artık kendi başlarının çaresine bakabiliyordu. Birçoğu şimdiden birliğin yeni belkemiği olarak hizmet veriyordu. Ancak hâlâ bir şövalye olmanın ne anlama geldiğini tam olarak kavrayamamış, bu unvanın ağırlığını yüklenmeye hazır olmayanlar vardı. Tıpkı gençliğinde Varka'nın da olmadığı gibi. İşte bundan ötürü Mondstadt'ın kararlı ve güvenilir müttefikleri olmalıydı. Rüzgar Hükümdarı'nın aracılığıyla Varka, Üçlü Görüşmede yerini aldı. Kurnaz cazibesi ve tatlı diliyle dünyanın kurallarının ötesinde yürüyen bir büyücüyü kendi tarafına çekmeye çalıştı. "Bir şövalyenin ağzının bu kadar laf yapmasını hiç beklemezdim... Acaba Barbatos ona sufle mi veriyor diye düşünmedim değil." Alice, Varka'nın bu tavrını böyle değerlendirmişti. Günün sonunda büyücüler anlaşmanın altına isimlerini yazdılar. Varka'nın sözlerinden etkilenmemişlerdi belki de... Ya da belki kendince sebepleri vardı. Her halükarda, Mondstadt bu anlaşma sayesinde geleceği için bir güvence daha kazanmıştı. ... Anlaşmaya göre, büyücülerin birleşik güçleriyle hazırlanan imtihan nihayet tamamlandı. Çok uzun zamandır gücünün tamamını serbest bırakmamış olan Varka, sonunda bütün dünyevi görevlerini bir kenara koyup kendini gerçekten heyecan verici bir dövüşe kaptırabilirdi. İmtihanın sonunda büyücüler, şövalyeden bir dilek tutmasını istediler ama şövalyenin isteyecek bir şeyi yoktu. Korumaya çalıştığı şehir güvendeydi, arzu ettiği gücü de kendi elleriyle elde etmek istiyordu. Ve böylece Varka anlık bir hevesle Barbeloth'un kehanet küresine bir göz atıp atamayacağını sordu. Sırf içindeki o ani merak kıvılcımını gidermek için. Savaşın heyecanı daha sönmemişken Varka, kehanet küresinde kaderin planının bir yansımasını gördü. Suyun yansıttığı görüntü, aynı anda hem sınırsız bir görkemin hem de bitmek bilmez bir ızdırabın görüntüsüydü. Çocukluğundan beri hayran olduğu efsanelerin gerçek ejderhalara karşı mücadele ettiğini gördü. Onların, kanlı savaşın hararetiyle kendi sınırlarını aştıklarını ve kalabalığın tezahüratları eşliğinde hayallerindeki kahramanlara dönüştüklerini gördü. Ama aynı zamanda Nod-Krai ve Snezhnaya topraklarına sinsi sinsi yayılan karanlık bir felaket de gördü ve karla kaplı ovaların derinliklerinden yabancıların çığlıklarının yankılandığını duydu. Neden bir şövalye olmak istiyordu ki? Varka, gençlik yıllarında kendine bir cevap vermişti: Sevdiği ve onu seven insanları korumak için. Şimdiyse kader onu daha soğuk, daha keskin bir soruyla karşıladı: Bir şövalye, adını bile bilmeyenler için savaşmaya devam eder miydi? Madem kader elini açık edecek kadar cüretkardı, o zaman neden eline verilen kartları oynamasındı ki? Fırtına henüz Mondstadt kıyılarına ulaşmadıysa neden Kuzeydeki gölgelerin peşinden gitmek için hayallerini bir kenara atsındı? Tereddüt etmeye gerek yoktu. Asi Kuzey Rüzgarı her daim kendi isteklerinin peşinden gitmişti. Ve özgür doğan her Mondstadt çocuğu, kalbinde aynı cevabı taşırdı. "Hiçbir zorbanın önünde boyun eğmeyiz biz, bizzat kaderin kendisi çıkıp gelse bile!" * 5. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 5 | Birçok ulusta popüler bir oyun olan Masa Oyunu Topluluğunun tadını çıkarmanın sayısız yolu vardır. Sefer kuvvetleri bile boş zamanlarında şövalyelerin stratejik düşünce kabiliyetini geliştirmeye yardımcı olması için bu oyunu kullanır. Gelenekçiler, oyunun kalbinde rol yapmanın ve anlatının yer aldığı konusunda ısrar eder. Ancak her oyunun kendine has kuralları vardır ve kurallar olduğu sürece onları mutlak sınırlarına kadar zorlayan oyuncular da olacaktır. "Ben 'karakter' olarak erdemli ve onurlu bir şövalyeyim ama bir zamanlar yolum lanetli bir kılıçla kesişti! Kılıcın öfkesini bastırmak için onu sürekli yanımda taşımaktan başka çarem yok..." "Ve sıradan bir ozan olmama rağmen taşra hanlarında duyduğum söylentiler bana büyünün gizli derinlikleriyle ilgili pek çok sır öğretti..." Bir de kimin en iyi olduğunu görmek için bu "karakterleri" birbiriyle kapıştırmakta ısrar eden insanlar vardır. "Yüksek seviyeli bir Çi Enerjisi Ustası tek turda beş kez saldırabiliyor mu? Üstelik bir de tek sıçrayışta çatılara mı çıkıyor? Fazla kuvvetli!" "Peki ya büyüyle karşılaşırlarsa ne olur? Kolay lokma olurlar! Büyücüler net biçimde daha üstün, dünyayı yeniden şekillendirebiliyorlar." "Hayır, hayır, bak şimdi. Kahraman bir ozan saldırırken büyü yapabilir, eğer bu diğer meslekleri de biraz öğrendiyse... Sadece büyü yapmakla kalmaz, aynı zamanda tek bir turda hedefine yirmi defa vurabilir!" "Sistemin açığından faydalanmaktır yalnız bu!" "E kural kitabında öyle yazıyor, ne yapayım!" Sefer kuvvetlerinin kum masası etrafında ne zaman böyle bir anlaşmazlık yaşansa tüm o atışmalar tek bir soruyla son bulurdu: "Büyük Kumandan, siz ne diyorsunuz?" Büyük Kumandan ve Oyun Yöneticisi olarak Varka'nın cevabı oldukça netti. "Ekbert, Çi Enerjisi Ustan altı görünmez duvar arasına sıkıştı." "Offf!" "Winfried, bir Su Ejderi seni suyun altına çekti. Artık büyü yapamazsın." "Iıı..." "Leifhelm... Kurallara göre saldırırken büyü yapabilirsin." "Hah! En kuvvetli benim dememiş miydim?" "O halde şimdi tam da senin büyülerini saptıran devasa bir yaratıkla karşı karşıyasın. Acele etme." Birkaç tur süren feryatlardan sonra üç şövalyenin karakteri de trajik biçimde bozguna uğradı. "... Bir kişi tek başına ancak bir yere kadar kuvvetli olabilir. Dünyadaki tehlikelerinse sonu gelmez. Neyse ki şu anda sadece bir masaüstü oyunu oynuyoruz ve Hiçliğin karşısında durmuyoruz." Varka, bir karakteri temsil eden son satranç taşını hiç tereddüt etmeden devirdi. "Bir dahaki sefere savaşa bodoslama dalmadan önce düşmanı incelemeyi ve görev dağılımı yapmayı unutmayın! Masa Oyunu Topluluğunun tek kişilik bir oyun olmadığını Lohen bile bilir!" ... İnsan ömrünün gelip geçici yılları ve kıt bilgeliğiyle, özellikle de bu dünyanın sayısız düşmanına karşı kimse tek başına savaşamaz. Ancak dağılmış közler bir araya getirildiğinde ve her biri önündeki boşluğu tutuşturduğunda ışıkları birbirine karışır ve böylece yıldızlara ve aya rakip olur. "Senin için bir Tanrının ruhu hediye değil, ölümcül bir zehir. İnsanlığın gücü çetin bir emekle kazanılır. Bunu yapmak istediğinden emin misin?" Sefer gücünün yola çıkışının arifesinde Kurtların Hakimi, ziyaretine gelen şövalyeye tam da bu soruyu sormuştu. "Kuzey Rüzgarı Tanrısı'nı katledebilecek tek kişi kesinlikle ben değilim." Varka her zamanki gibi sırıtıyordu, sanki önünde duran görev sıradan bir işten ibaretmiş gibi. "Fakat tarih boyunca Kuzey Rüzgarı Tanrısı'na gerçekten 'karşılık verebilen yegane kişiler Poyraz Şövalyeleri olmuştur. Yanılıyor muyum?" "... Değişmişsin anlaşılan." Kuzey'in Kurdu gözlerini kapadı. Bir anlığına gücün zirvesine ulaşma yolundaki amansız arayışında kendisine defalarca meydan okumuş olan o cüretkar genç şövalyeyi bir kez daha görmüş gibi oldu. "Geçmişte kendi gücünü asla bu şekilde boşa harcamazdın." "Salt güçten çok daha kıymetli, uğruna canımı vereceğim bir şey buldum." Sabah ışığı, Kurtlar Diyarı'nın sisli ve dolaşık dallarının arasından süzülüp şövalyenin zırhına vuruyordu. İster bir duyu yanılması ister daha fazlası olsun, delice esen rüzgar uzaklardaki şehrin yankılarını taşıyordu. Çocukların şen kahkahaları, yaşlıların iyi niyetli homurdanmaları... Örsün üzerinde çekiçten çıkan ritmik ses, kaliteli şarap kadehlerinin şıngırdaması... Sancaklar rüzgarda dalgalanıyor, şövalyeler sıra sıra duruyordu. "Bu arada, benim şu 'güç' meselesine gelince..." Varka elini savaşta yıpranmış büyük kılıcının üzerinde gezdirdi, sonra onu bir kez daha omzuna aldı. "Benim gücüm arkamdaki herkestir." * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Kurdun Eve Dönüş Şarkısı | Söylentilere göre Poyraz olarak bilinen ilk Şövalye, canavar avından her döndüğünde handa aynı şarkıyı mırıldanırmış. Tıpkı şövalyenin kendi adı gibi, mırıldandığı şarkının kökeni de çağlar içinde kaybolmuştu. Belki de uzak bir diyardan getirdiği bir yankı ya da rüzgarda sürüklenirken tesadüfen duyduğu bir melodiydi. Veyahut şövalye tarafından kurtarılan meteliksiz bir müzisyenin ödeme niyetine bestelediği küçük bir ezgi de olabilirdi. Her halükarda bu melodi şövalyenin kalbini fethetmişti. Asla bıkmadan binlerce kez mırıldandı. Ve her dönüşünde bu melodiyi mırıldandığı için, sonunda bu herkes için bir işaret haline geldi. Han müdavimleri ne zaman bu şarkıyı duysa şövalyenin zaferle döndüğünü anlardı. Kasaba halkı duyduğunda ise surların ötesindeki canavarların nihayet katledildiğini bilirdi. Daha sonra, şövalyenin yoldaşı sonsuza dek rüzgar diyarında kalırken şövalye ise yeni bir yolculuğa çıktı. O zamandan beri bu melodi hafızalardan silinmiş gibi görünüyordu. Yıllar sonra demircinin oğlu Ravenwood, Poyraz adı altında bir kez daha ağır çift elli kılıcı kuşandı. Kalabalık tezahürat yaparken hep bir ağızdan bir kez daha şövalyenin eve dönüş ilahisini söylediler. Böylece bu melodi, Poyraz unvanıyla birlikte Mondstadt'ta sonsuza dek yaşadı; ozanlar tarafından nesiller boyu aktarılarak sayısız farklı versiyona ve bir sürü efsaneye konu oldu. Efsaneye göre Işığın Aslanı Arundolyn'in birlikleri, bir zamanlar kuzeyi baştan başa geçerken topraklara musallat olan felaketleri temizleyip coşkulu bir zafer marşı söylemiş. Bir başka efsaneye göreyse "Yavru Kurt" Rostam bir zamanlar yıldızların altında naif bir noktürn dinleyerek huzurla rüyalar diyarına dalmıştır. Ve böylece şarkının sözleri, sanki asla sonuna ulaşılamayacak bir kahramanlık destanıymış gibi her geçen yıl uzadıkça uzadı. ... Varka, Büyük Kumandan olduğundan beri ilk seferine çıkıyordu. Geleneklere uyularak şövalyeler talim kampında toplandı ve eve zaferle sağ salim dönmek için dua ettikleri eski şarkılar söylediler. Varka, toparlanmayı kısa bir konuşmayla sonlandırdıktan sonra ofisinin kapısını iterek açtığında masasının üzerine birinin uzun ve geniş bir hediye kutusu bıraktığını gördü. "Kullandığın ikincil kılıcın artık tamir edilemez halde, değil mi? En iyisi onu hemen yenisiyle değiştir." "Senin kılıç kullanma tarzınla en iyi kılıç bile bir sarf malzemesinden farksız oluyor... Umarım bu kılıç sana biraz daha uzun süre dayanır." "Ayrıca doğum günün kutlu olsun. Sen unutmuş olabilirsin ama biz kesinlikle unutmadık." Mektubu çevirdiğinde arkasına karalanmış imzalar ve bir not gördü. "Seamus, Frederica, Valentine ve tüm Favonius Şövalyeleri." "Not: Bu Kılıca ne isim vereceğimizi çok uzun bir süre tartıştık. Maalesef bir karara varamadık, bu yüzden biz de ismini sahibinin koymasına karar verdik." Talim kampında şövalyelerin şarkıları henüz kesilmemişti. Kalın birkaç taş duvara rağmen sesleri hâlâ net bir şekilde duyuluyordu. Varka, kabzanın soğuk çeliğini kavrayarak kılıcını dışarıda parıldayan ay ışığına doğrulttu. Varka'nın kalbinde hiç dinmeyen bir şiir ve şarkı dalgası yükseldi, gür bir şekilde yankılandı: Zafere! Adalet ve sarsılmaz şövalyelik adına! * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Önsezi | İnsanlık, bir Önsezinin lütfu olmadan dahi büyük işler başarabilir. Natlan'da insan kral, kahramanlara kutsal tahta doğru öncülük etti. Fontaine'de bir dahi, numeroloji aracılığıyla dünyanın kaderini çizdi. Liyue'de mızrağın ve kılıcın büyük ustası, rakipsiz biçimde diyarları fethetti. Uçsuz bucaksız zaman ve insanlığın bitmek bilmeyen gelgitleri boyunca, alışılagelmiş düzene meydan okuyanlar her daim ortaya çıkacaktır. Mondstadt'ta da bir zamanlar kendisine Önsezi lütfedilmemiş bir şövalye vardı. Saf güç ve hızla kuvvetinin zirvesine ulaştı. Bir elinde çift elli kılıç, diğerinde uzun kılıç tutarak ilahi güçlerle denk görülebilecek bir kılıç dansı sergiledi. Ancak böylesine büyük bir ham yetenek, sadece şans eseri ortaya çıkmış bir istisnaydı. Işığın Aslanı'nın ölümünden bu yana Mondstadt, onun dehasına varis olacak birinden mahrum kalmıştı. "Mükemmel Şövalye" olarak anılan, hem Yavru Kurt'un hem de Işığın Aslanı'nın büyük umudu olan kişi bile bu dansı tam olarak öğrenemeden kanlı bir seferde hayatını kaybetmişti. Daha sonraki nesillerin şövalyeleri arasında hem çift elli kılıç hem de uzun kılıç kullanımında ustalaşan pek çok kişi oldu. Yine de hiçbiri, her iki kılıcı da kendi kollarının bir uzantısıymış gibi kullanan asıl ustanın dengi olamadı. ... Bu sorun Varka'nın önüne çıktığında o bile ne yapacağını bilememişti. Işığın Aslanı'na rakip olacak ham fiziksel kuvvetten yoksun değildi. Ancak çok geçmeden iki kılıç kullanmanın sadece kaba kuvvet değil, aynı zamanda ustaca bir teknik de gerektirdiğini keşfetti. Bu teknik olmadan en güçlü denemeleri bile onu zorlanmış ve dengesiz bırakıyordu; her hareket bir öncekini bozuyordu. Onun için bu, tek bir kılıcın saf ve kararlı hızından çok daha az etkiliydi. Şövalyelerin kayıtlarında bu kılıç dansının tekniğine dair herhangi bir açıklama bulunmuyordu. Belli ki Varka'nın selefleri, tekniğin şiddetine o kadar odaklanmışlardı ki inceliğini hafife almışlardı. Ama bunun pek bir önemi yoktu. Kılıç dansının tam hali insanlık tarafından çoktan unutulmuş olsa da Kurtlar Diyarı'nda, Işığın Aslanı'na ihtişamının doruğundayken tanıklık etmiş biri olabilirdi. O zamanlar o genç ve küstah şövalye, içgüdüleriyle hareket eden bir tipti. Bu yüzden bir elinde bir testi şarap ve sırtında iki kılıçla tepelere doğru yola koyuldu. ... Bir gün geçti, ardından bir gün daha. Kuzeyin Şanlı Kurt Kralı uluyup kükredi ve Varka da onunla birlikte uluyana dek dayak yedi. Üç gün, sonra dört gün geçti. Ulumalar ve kükremeler yerine kılıçların sivri dişlere ve pençelere çarpmasından çıkan ve giderek netleşen keskin sesler duyulur oldu. Poyraz Kurdu, hatırladığı kadarıyla binlerce yıllık ömründe böyle bir rakiple çok nadir karşılaşmıştı. İmtihanı uzun zaman önce kazanmış olsa da defalarca hücum etmeye devam etti. Bir tanrının lütfunu kazanmıştı ama yine de kendisinin en sert eleştirmeniydi. Ama... Poyraz Kurdu'nun içini başka bir soru kemiriyordu. Beraberlikle sonuçlanan bir başka düellonun ardından bir testi içkiyi kafasına diken şövalyeye çevirdi bakışlarını. "İnsan... Kuvvetin mutlak, hükmünse hiddetli bir ateş... Bu çağda Poyraz unvanı senin hakkın." Poyraz Kurdu bir anlığına sessizliğe büründü. "... Öyleyse neden semaların bakışları henüz üzerine düşmedi?" "Göklerin bakışları mı? Ha, Önsezimden mi bahsediyorsun? İşte burada." Varka umursamazca omuz silkerek belinin arkasına sıkıştırdığı göz alıcı parlaklıkta bir mücevheri ortaya çıkardı. "Sanırım bir gün bir şeyler içerken bardağımda beliriverdi... Ya da acaba bir maceradan sonra kazandığım ganimetlerin arasında mı bulmuştum?" "Göklerin gözü bunca zamandır sende miydi? O zaman neden gücünü kullanmıyorsun?" "Arundolyn kılıç dansını Önsezisi olmadan yarattıysa benim de aynı koşullar altında yeniden yaratmam en doğrusu olur." Acele etmeden ayağa kalkan Varka, kollarını silkeledi ve kılıçlarını yeniden sağlamca tuttu. "Sırada ne olduğuna gelince... Soluklandın mı bakalım ey Yüce Kurt Kralı?" Kılıçlarını çapraz tuttu. Belindeki Önsezi ilk kez kör edici bir ışıkla parladı. "Şimdi onu aşacağım!" Öğrenmek, miras almak ve sonra da ötesine geçmek. İnsanlığın ezelden beri en iyi yaptığı şey budur. * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |




















92 responses to “Varka”
There might be a new set of hexerei artifact for suporting comes out in 6.6, together with Nicole. So i’m not worried about Varka’s damage at all.
c6 r1 varka (c6 durin/bennet/c2 venti) vs c6 r1 zibai (c6 columbina c6 illuga c6 gorou)
440k dps vs 500k dps on average
I am actually OK with this. Varka can slide into hydro/cryo/electro teams too don’t forget. With the right supports (present and future) you can make him work in a lot of different ways. Flexibility means something in this very inflexible meta we are in.
Scales really well with attack speed buffs so there might be some interesting builds come out
Watch and learn kids, Hoyo are masters of the art called: “Fumbling the bag for a badass/edgy & powerful archatype & its audience”
Sorry nobody lifts in China, the 0.1% that does seems to just eat roids & looses braincells and the rest 99% are femboys so they dont know how to produce, design and sell a strong character that is built in their 20s to 30s or uses any level of armor (Dehya, Varka, Itto noodle arms.) Also East didn’t believed you could sell a game without bland, spineless selfinsert soy young boy MC before Jin from Ghost of Tsushima popped off there. (At least FFXVI got the memo) and we know how corporate and safe HOYO plays and operates, of course they didnt had the balls.
Meanwhile the most popualar worldwide consumed genres are still Shonen and Seinen (Kaisen, dragonz bawls, Berserk, dandadan, CSM etc, with MC ALWAYS having some muscle monster or jacked man install/form) – RIDDLE ME FUCKING THIS, JOKER. These stupid ahh mfs are allergic to income… They have immense uncaptured audience of women that would thirst over it and if you make the kits cool enough the drip cool enough and wfx and lore cool enough the people would FIND a reason to make it work themselves. & Wold pull & play that too, i dont get it. If pros outweight the cons why not.
First his design was mediocre, with ASSymetric half armor leftowers with somehow light brown/orange colors for an anemo, then his element is not fitting the idea at all, and the nail is his kit and VFX aint shit either, so what do we have, a not cool enough looking character to capture the audience that likes the archetype. And not strong enough to grab a wider pulling audience, or meta slaves.
Story and characterisation are fine, but bro he aint allat in practice.
They should just make only cute and lesbian women honestly.
Some popular characters aren’t really that cool or visually impressive but sell a lot because they are the centerpiece of the story and carried by lore. On the other hand in terms of meta some players may pull for a NPC looking character if its game breaking enough. We will see, only time will tell.
yapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyap: “yapyapyapyapyapyapyapyapyap/yapyapyapyapyapyapyapyap”
yapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyap(yapyapyapyapyapyapyapyap)yapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyap(yapyapyapyapyapyapyap)yapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyap
yapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyap(yapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyap) – YAPYAPYAPYAPYAP. yapyapyapyapyapyapyapyapyapyap… yapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapYAPyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyap
yapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyap
yapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyapyap.
Off-topic question. Should I get Varka or just wait for Chasca rerun, last anemo on-fielder I got is Wanderer and I don’t have Xiao, and I want something different, especially when taking Imagnarium Theatre in mind.
Even Chasca wont doing too impressive without cons/ weapon investment. If you seeking a “meta” Anemo, there is none atm. Skip both & borrow c6 dps from whale in Theater 😅
he is male char guys, gender equality exists in teyvat, the fact is there if u can see read and think
I have been playing Genshin Impact since Day 1, and Varka will be the first character I pull for purely based on appeal (a rare opportunity to play as a middle-aged man in an anime-inspired video game, as someone middle-aged myself).
Obviously I have a bias towards him, but after following the discourse on him, I don’t believe that he is “bad” character. The only 5* characters that I personally viewed as “bad” upon their initial release were Dehya, Hydro Traveler, and Mizuki.
I acknowledge that at a base level, he seems like a “mediocre” character. Sigewinne is the closest comparison I can think of to Varka in his initial state.
—————————————
His biggest issue at C0 seems to be his lack of a good free-to-play weapon and very limited team options. His best teams at C0R0 is looking to be Columbina/Ineffa Wheelchair or Anemo/Pyro with Bennett, Durin, and Venti being all mandatory teammates to do acceptable damage in end game content. He can’t reliably use Tidal Shadow because Bennett cannot overheal, and none of the other free to play weapons seem to be any good.
———————————————
However, it does seem that investment does solve many of his issues. His signature weapon is looking like to be the biggest increase in damage (relative to free to play options) for any character so far, and his C1 and C2 seem to further bolster his damage numbers.
——————————————-
At C2R1, Varka seems to finally become a complete character. He starts to scale alot better from offensive buffs from his teammates. This makes Hydro, Electro, and Cyro teams more viable while giving more flexibility teammate options for Pyro teams. Ultimately we need to see if there are any changes done to Varka before he hits the live server, but I’m going to guess that his power level will be around late Fontaine/early Natlan.
This is all before we get future characters that will help support Varka. For example:
I am guessing that Nicole will be both a shielder and a Hexerei damage buffer. Flat bonus damage (like Shenhe quills) being the best since all of the Hexerei main DPS character do many small hits in their rotation. It’s possible other characters could open
If Lohen is a Hexerei character he could be a much needed Cyro option for Varka.
And possibly others.
——————————-
Needless to say, Varka will still be poor pull value when compared against the Moonsign DPS characters (especially Zibai who does better damage than C2R1 Varka when she is at C0R0 with only 4* teammates). However poor value does not equate to being a bad character.
———————
I’m looking forward to when we start getting footage from content creators who have access to the preview servers, and how much those findings match what we have been seeing throughout the beta.
i have no life: i invest emotionally in anime character pretending this is “love”, because im too pathetic to understand my condition and seek a therapist
“However poor value does not equate to being a bad character.”
This litteraly DOES mean that.
The definition is in value.
Dont get me wrong, Varka is a pull on my end too. Yet I have no illusion.
His kit on all fronts is underwelming to any other new 5* in the patch. Making him in general “a bad character”
The problem is, people think Nicole or another character will “save him”, guess who had the same vibe? xiao and look at what happend back then who no one plays now.
RN, its wiser to just skip him and “IF” Nicole or a 6.x character fixes his issue’s. Get him on the rerun..
But yea.. its a massive dissapointment for me.
Value does not equate to power level, though there can be a correlation. Most carries by default aren’t high value, but they can be very strong. One example is how in Nod Krai you can get just the supports and have pretty good teams that don’t rely on an extra pull. Another example would be if you already have a Nod Krai carry, which makes the other carries’ value drop further.
Not to speak on Varka’s power level, everyone’s views on him can be slightly different. Someone might view him as plain bad, someone else as just okay, it’s all in the eye of the beholder since everyone has different standards. His value is most definitely particularly low for a carry, however.
Glad for you. I like the Dante archetype but, daaaamn… Just DAAAAAAMN… I know all and any gachaslop devs/companies play favourites with their characters, but still not having an ironclad character, and the one to closely being the one in a FK FANTASY SET GAME, is this dude teased since 1.0, however cool he is, with THAT kit. I can’t tell i’m positive.
Well he is worse than I thight lol. To bad they ruined one of the coolest chaaracters. Pretty much just basic normal attack spammer with low numbers.
At least Mavuika can hot over a Mill on Burst and be an crazy on and off field DPS. Really sad to see such a cool character being this bad in the current Meta. Yes you can
use him in the Spirla Abyss (good luck with 12) and Stygian is pretty much over for him, low numbers, low dmg…