
| Table of Content |
| Stats |
| Skills |
| Skill Ascension |
| Related Items |
| Gallery |
| Sounds |
| Quotes |
| Stories |
Stats
| Lv | HP | Atk | Def | CritRate% | CritDMG% | Bonus CritRate% | Materials | Total Materials |
| 1 | 1030 | 26.63 | 58.57 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 20 | 2671 | 69.07 | 151.94 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 20+ | 3554 | 91.9 | 202.16 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 40 | 5317 | 137.51 | 302.5 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 40+ | 5944 | 153.73 | 338.18 | 5.0% | 50.0% | 4.8% | ||
| 50 | 6839 | 176.87 | 389.08 | 5.0% | 50.0% | 4.8% | ||
| 50+ | 7675 | 198.49 | 436.66 | 5.0% | 50.0% | 9.6% | ||
| 60 | 8579 | 221.87 | 488.09 | 5.0% | 50.0% | 9.6% | ||
| 60+ | 9207 | 238.09 | 523.78 | 5.0% | 50.0% | 9.6% | ||
| 70 | 10119 | 261.68 | 575.67 | 5.0% | 50.0% | 9.6% | ||
| 70+ | 10746 | 277.9 | 611.36 | 5.0% | 50.0% | 14.4% | ||
| 80 | 11669 | 301.76 | 663.84 | 5.0% | 50.0% | 14.4% | ||
| 80+ | 12296 | 317.98 | 699.52 | 5.0% | 50.0% | 19.2% | ||
| 90 | 13226 | 342.03 | 752.41 | 5.0% | 50.0% | 19.2% | ||
| 90+ | 13226 | 342.03 | 752.41 | 5.0% | 50.0% | 19.2% | ||
| 100 | 14166 | 418.98 | 805.89 | 5.0% | 50.0% | 19.2% |
Skills
Active Skils
![]() | Olağanüstü Formül: Tartışmasız Önerme | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Formüller kullanarak silahını kontrol eden iplikler oluşturur ve art arda en fazla 3 saldırı gerçekleştirir. Faaliyet Asistanı Genel İnteraktif Otomaton'u veya diğer adıyla " Deşifre Gücü üst sınır olan 100 puana ulaştığında Fagio, Fagio'nun Havadan yere doğru dalarak yolundaki düşmanlara Hasar verir ve yere indiğinde Alan Hasarı verir. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() | Olağanüstü Formül: Farklılık Analizi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Sandrone, kusursuz duruşu ve salon kadını zarafetiyle Sandrone süzülmeye başladığında yakında düşmanlar varsa ayrıca bir Prizmatik Rezonans Topu çağırır ve henüz aklını başına toplamamış düşmanlara 2 Prizma Atışı yaparak Sandrone, Çay Saati Taktik Taarruz Mekanizması üzerindeyken zarifçe ve sessizce Fagio'yu tamir ederek Fagio'nun | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() | Olağanüstü Formül: İspatlandı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Sandrone, zarif bir hanımefendi edasıyla çok sayıda Prizmatik Rezonans Topu çağırarak ön saflardan yoğun bir bombardıman başlatır ve ardından düşmanlarına Konvektif Engelleme Işını ile ateş ederek | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Passive Skills
![]() | Rasyonalizm Işığı |
| Sandrone, bir Bir grup üyesi bir Süper İletim veya Buz Girdabı tepkimesi tetiklediğinde, bu tepkime bunun yerine bir Yıldız İletimi veya Yıldız Girdabı tepkimesine dönüşür ve söz konusu tepkimenin Temel Hasarı, Odette'in her 100 Saldırı puanı için %0,7 artar. Bu şekilde en fazla %14 artış elde edilebilir. |
![]() | Sonsuz Tahmin Motoru |
Ayrıca Fagio, kaybettiği her 10 |
![]() | Bir Hanımefendinin Görgü Kuralları |
| Sandrone'nin Element Ustalığı, Saldırısına bağlı olarak artar. Her 100 Saldırı, Element Ustalığını 8 artırır. Sandrone'nin bu şekilde elde edebileceği maksimum Element Ustalığı artışı 160'tır. |
![]() | Çay Saati Başlangıcı ve Uzun Bir Hikaye |
| Sandrone gruptayken, Günlük Özel Görevlerini Katheryne'e teslim ettikten sonra ek atıştırmalık ödülleri kazanırsın. |
Constellations
![]() | Altın Gün Batımından Sonraki Sabah |
![]() | Bir Varis Aynaya Baktı |
![]() | Günün Batışına, Ay Işığının Boyunduruğuna Karşı Koy |
| {LINK#S11331} Maksimum yükseltme seviyesi 15'tir. |
![]() | Dünyanın Gerçek Temeli Bilgide Yatar |
| Sandrone, bir düşmana Yıldız İletimi veya Yıldız Girdabı Hasarı verdiğinde bir Ortak Saldırı yapan ve sırayla Sandrone'nin Saldırısının %125'i veya %187,5'i kadar |
![]() | Diğerlerinin Aksine, Hiçbirinde Payı Yok |
| {LINK#S11335} Maksimum yükseltme seviyesi 15'tir. |
![]() | Nergis Uyanıyor, Gözleri Şafakta |
| Fagio, Ayrıca Sandrone tarafından verilen tüm Yıldız Parıltısı Tepkimesi Hasarı %20 |
Skill Ascension
Gallery
Sounds
| Title | EN | CN | JP | KR |
| Party Switch | ||||
| Party Switch when teammate is under 30% HP | ||||
| Party Switch under 30% HP | ||||
| Opening Chest | ||||
| Normal Attack | ||||
| Medium Attack | ||||
| Heavy Attack | ||||
| Taking Damage (Low) | ||||
| Taking Damage (High) | ||||
| Battle Skill #1 | ||||
| Battle Skill #3 | ||||
| Sprinting Starts | ||||
| Jumping | ||||
| Climbing | ||||
| Heavy Breathing (Climbing) | ||||
| Open World Gliding (Start) | ||||
| Open World Idle | ||||
| Fainting |
Quotes
Audio Language:
| Title | VoiceOver |
| Merhaba | |
| Sohbet: Çay Saati | |
| Sohbet: Piyano | |
| Sohbet: Toplantılar | |
| Yağmur Yağdığında | |
| Yağmurdan Sonra | |
| Yıldırım Düştüğünde | |
| Kar Yağdığında | |
| Güneş Açtığında | |
| Rüzgar Şiddetlendiğinde | |
| Günaydın | |
| İyi Günler | |
| İyi Akşamlar | |
| İyi Geceler | |
| Sandrone Hakkında: İsim | |
| Sandrone Hakkında: Uyku | * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Hakkımızda: Günlük | * "Gerçek Ay" görevini tamamla. |
| Hakkımızda: İnançlar | * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Yıldız Kilidi Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Paylaşılacak Bir Bilgi | * "Gerçek Ay" görevini tamamla. |
| İlginç Şeyler | * "Gerçek Ay" görevini tamamla. |
| Citlali Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Lynette Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Alain Guillotin Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Çariçe Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Soytarı Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Yüzbaşı Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Doktor Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Columbina Hakkında: Sinir Bozucu | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Columbina Hakkında: Hayat | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Arlecchino Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Horoz Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Madrabaz Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Rosalyne Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Asilzade Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Sandrone Hakkında Daha Fazlası: I | |
| Sandrone Hakkında Daha Fazlası: II | * 3. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Sandrone Hakkında Daha Fazlası: III | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Sandrone Hakkında Daha Fazlası: IV | * 5. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Sandrone Hakkında Daha Fazlası: V | * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Sandrone'nin Hobileri | |
| Sandrone'nin Sorunları | |
| En Sevdiği Yemek | |
| En Sevmediği Yemek | |
| Hediye Alma: I | |
| Hediye Alma: II | |
| Hediye Alma: III | |
| Doğum Günü | |
| Yükseltme Hakkında: Giriş | * 1. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Yükseltme Hakkında: Gelişme | * 2. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Yükseltme Hakkında: Zirve | * 4. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Yükseltme Hakkında: Sonuç | * 6. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Element Becerisi: I | |
| Element Becerisi: II | |
| Element Becerisi: III | |
| Element Becerisi: IV | |
| Element Becerisi: V | |
| Element Becerisi: VI | |
| Element Patlaması: I | |
| Element Patlaması: II | |
| Element Patlaması: III | |
| Hazine Sandığı Açma: I | |
| Hazine Sandığı Açma: II | |
| Hazine Sandığı Açma: III | |
| Düşük Can: I | |
| Düşük Can: II | |
| Düşük Can: III | |
| Düşük Canlı Takım Arkadaşı: I | |
| Düşük Canlı Takım Arkadaşı: II | |
| Yere Serilme: I | |
| Yere Serilme: II | |
| Yere Serilme: III | |
| Hafif Darbe Alma: I | |
| Hafif Darbe Alma: II | |
| Ağır Darbe Alma: I | |
| Ağır Darbe Alma: II | |
| Gruba Katılma: I | |
| Gruba Katılma: II | |
| Gruba Katılma: III |
Stories
| Title | Text |
| Karakter Ayrıntıları | Alain Guillotin ona Kukla ismini vermişti. Bu ismin ardında unutamadığı bir sevdiğinin hikayesi yatıyordu; onu yaratarak o kişinin anılarını safça yeniden canlandırmaya çalışmıştı. Fakat gözlerini açıp çekinerek adını söylediği an, ona bir daha asla bu isimle seslenmemeye karar verdi. Böylesine zarif bir esere, kız kardeşinin hayatının ve kendi hatasının yükünü taşıtmanın yanlış olduğunu fark etmişti. Bu dünyaya gelen herkes gibi, bu küçük varlık da tamamen kendine ait bir hayatı hak ediyordu. Fakat zaman zaman, yalnızca düşüncelerinde bile olsa ona hâlâ bu isimle seslenirdi. Çünkü o, tıpkı "Kukla" adının çağrıştırdığı gibi temiz kalpli, nazik ve daima neşe doluydu. Snezhnaya halkı onu "Leydi" ya da "Leydi Kukla" olarak tanırdı. Çoğu kişi ondan genellikle bir Habercinin uyandırdığı korkuyla bahsetse de seslerinde sıklıkla belirgin bir saygı tınısı da hissedilirdi; "kararlı Leydi Kukla" ve "her daim güvenilir Leydi Kukla" gibi ifadeler bu saygıyı açıkça gözler önüne seriyordu. Ama arkadaşları ve meslektaşları onu Sandrone olarak bilirdi. Başlangıçta yalnızca bir kod addan ibaret olsa da zamanla bu isim, en yakınlarının ve sevdiklerinin ona seslenirken kullandığı neşeli bir hitaba dönüştü. Artık bu isim onlara tatlıları ve ikindi çayı kokularını, zarifçe çevrilen kitap sayfalarını ve bir zembereğin düzenli tik taklarını çağrıştırıyordu... Ve elbette kimi zaman da sabrı tamamen taşmış, görgü kurallarını hiçe sayan bir hanımefendinin homurdanmalarını ve hatta öfke patlamalarını da. Bir keresinde bir arkadaşı ona şu soruyu sordu: "Sana nasıl seslenmemizi istersin?" "Fark etmez, pek umurumda da değil." diye yanıtladı kayıtsızca. "İsimlerin hep başkalarına kolaylık olsun diye var olduğunu düşünmüşümdür. İnsanların bana nasıl hitap edeceği, büyük ölçüde benim hangi yönümü kabullenmeyi seçtiklerine bağlı." Arkadaşının yüzündeki ifadeden bu cevaba hiç hazırlıklı olmadığı açıkça anlaşılıyordu. "Her neyse, demek istediğim şu: İnsanlar bana nasıl seslenmeyi seçerse seçsin, ben hâlâ benim. Bana farklı bir isimle hitap ediyorlar diye değişmeyeceğim. İnsanların bana nasıl seslendiği umurumda olmadığına göre, en rahat ettikleri ismi kullanmalarında ne sakınca var ki? Fakat söz konusu isme cevap verip vermeyeceğim konusu ise tamamen ayrı bir mesele, heh." |
| Karakter Hikayesi 1 | Doğduğu günü çok net hatırlıyor. İlk başta her yer karanlıktı. Gözlerini açtı ve etrafındaki her şeyi incelemeye başladı. Bir sandalyede oturduğunu ve tam karşısında oldukça yaşlı görünen bir adam olduğunu fark etti. Adam, adının Alain Guillotin olduğunu söyledi. Duyduğu adı tekrarladı kız, ardından kendi adının ne olduğunu sordu. Yaşlı adam, sanki daha önce hiç düşünmediği bir şeyle yüzleşmiş gibi bir süre cevap vermedi. Fakat sonunda, yüzünde onun henüz anlamlandıramadığı bir ifadeyle ve biraz da tereddütle konuştu. "Kukla..." "Kukla." Adı tekrarladı. Yaşlı adamın yüzü bir tür duyguyla daha da buruştu. "Ne tuhaf..." diye düşündü. "Neden görüş alanımdaki neredeyse her şeyi tanımlayabiliyorum da onun ne hissettiğini tam olarak adlandıramıyorum? Bunu yanıtlanacak sorular listeme eklemeliyim." Ve bu liste oldukça uzundu. Örneğin, neden buradaydı? Nasıl var olmuştu ve var oluşunun amacı neydi? Bir patates, parçaları mükemmel derecede eşit ve akşam yemeği için göze hoş görünecek şekilde nasıl doğranırdı? Ve pencere kenarındaki bitkinin en güzel çiçekleri açmasını sağlamak için ne yapılması gerekirdi? Bazı şeylerin cevaplarının kolayca bulunabildiğini öğrenmişti. Çoğu durumda bunun için tek gereken, biraz zaman ayırması ve basit bir öğrenme sürecinden geçmesiydi. Fakat diğer sorular çok daha derindi, onu yaratan yaşlı adamın bile cevaplamaktan aciz olduğu kadar derin. Zamanının çoğunu ihtiyar Alain Guillotin ile geçirirdi. Bir noktada ondan pek de hoşlanmadığını fark etti. Çok yavaş hareket ediyordu ve son derece dağınıktı. Sık sık kağıtlarını ve aletlerini koyduğu yeri unutur, kimi zaman ona pratik hiçbir işlevi olmayan bir defter bile uzatırdı. "Hayatın tam bir keşmekeş." dedi ona doğrudan. "Eşyaların hiçbir zaman ait oldukları yerde durmuyor, kağıtların da her yere saçılmış durumda. Tek bir denklemi iki farklı kağıda yazıyorsun, sonra da bu kağıtlar nasıl oluyorsa odanın zıt köşelerinde bitiveriyor." Onun sakınmadan dile getirdiği bu şikayetler karşısında yaşlı adamın yüzünde sanki az önce övgü almış gibi tuhaf bir gülümseme belirdi. "Haha... Mary-Ann de benim için bunları söylerdi." İhtiyarı anlamak tek kelimeyle imkansızdı. Ancak zamanla, yaşlı adamda daha çok hoşuna giden yanları da keşfetmeye başladı. İşine gömüldüğündeki o tamamen odaklanmış halinden ve kaleminin kağıt üzerinde çıkardığı sesten hoşlanmaya başlamıştı. Çeşitli mühendislik ilkelerini açıklama tarzına ve çalışma masasında karmaşık matematik problemlerini tartışmasına değer veriyordu. Ateşin başında otururken geçmiş, eski Fontaine ve Nergis Haçı hakkında anlattığı hikayelerde teselli buluyordu... Ve o anlarda yüzündeki nazik gülümsemeyi sessizce takdir ediyordu. Bu yaşlı adamın oldukça özensiz ve dağınık biri olmasına rağmen, aynı zamanda nazik, erdemli ve bilgelik dolu olduğunu fark etti. Zaman geçtikçe, yaşlı adamın hoşuna giden yanları, hoşlanmadığı kısımları büyük ölçüde geride bıraktı. Bu durum onu, önceki eylemlerini gözden geçirmeye yöneltti. Alain onu not defterine yazı yazarken bulduğunda afallamıştı. Adamın ona ne yaptığını sormayı gerçekten ama gerçekten istediğini anlayabiliyordu, ancak fikrini değiştirmesine neden olma korkusuyla bu merakını bastırmaya zorlamıştı kendini. Önayak olmaya karar verdi. "Sanırım senden hoşlanmıyorum." dedi. Bu giriş cümlesinin adamı oldukça incittiğini fark edebiliyordu. "Ancak yanıldığımı da fark ettim. Bu, temel duygusal mantığımın ve nesnelliğimin henüz tam olarak yerine oturmadığı bir dönemde verilmiş bir yargıydı." Şöyle devam etti: "Fakat şimdi, senin çok iyi bir 'baba' olduğunu düşünüyorum." Alain bir an için şaşırdı. Ardından yüzünde bir gülümseme belirdi. Bu, gerçek bir mutlulukla başka bir duygunun birbirine karıştığı bir gülümsemeydi. "... Ağlayacak mı?" İnsan duygularını okumayı hâlâ yavaşça öğreniyordu, gerçi bunların ardındaki sebebi hâlâ anlayamıyordu. Ama bu soru bekleyebilirdi. Not defterini eline aldı ve tekrar yazmaya başladı. * 2. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 2 | Alain'in vefatını çok ama çok net hatırlıyor. Alain, ölümünden önce bir süre yatağa mahkumdu. O süreçte, günlük ihtiyaçlarının karşılanması için tamamen Sandrone'ye muhtaçtı. Başlarda hâlâ tepki verebiliyor, onunla konuşabiliyordu. Sandrone dışarıdaki günlük işlerini hallederken topladığı yeni haberleri ve dedikoduları anlatırken onu dinliyordu. Fakat zaman geçtikçe, yatağında öylece sessizce yatmaktan başka bir şey istemez oldu. Başucunda oturup ona okurken, zaman zaman boğazından gelen uzun, zorlu bir hırıltı işitirdi. Alain sanki kendi nefesiyle boğuluyor veya havanın ta kendisi boğazını sıkıyormuş gibi geliyordu. Alain onu yarattığında, ona dokunuş hissini, tat alma duyusunu ve hatta vücut ısısını düzenleyen bir soğutma sistemi görevi gören nefesi bahşetmişti. Fakat şimdi, hayatının son bölümünde, tüm bunlar Alain'den birer birer geri alınıyordu. Önce tat alma duyusu gitti, ardından dokunuş hissi ve en sonunda da nefesi. Alain'in öylece güçten düşüp yitip gideceğini düşündüğü birkaç an olmuştu. "Bu onun son nefesi." diye düşünürdü kendine zaman zaman. Fakat Alain istisnasız her seferinde bunu atlatmayı başarırdı. Böyle anların birinde yatağa göz attığında, Alain'in gözlerini açtığını ve ona baktığını fark etti. "Bu sefer gidiciyim sanmıştım." dedi. "Gidici mi? Nereye?" "Nihayet başka bir yere gittiğimi sanıyordum." diye kıkırdadı. "Bir süredir ölme pratiği yapıyorum." Uykusunda göçüp gitmek istediğini anlattı. Daha da iyisi, güzel bir rüyanın ortasında göçüp gitmeyi diliyormuş; arkadaşları ve kız kardeşiyle birlikte çimenlik bir alanda uzanıp Fontaine'in masmavi gökyüzüne baktığı bir rüyada. "O rüyada ben de var mıyım?" diye sordu. "Yok, hayır." diye yanıtladı Alain. "Sen benim gittiğim dünyaya ait değilsin çocuğum. Senin burada, bu tarafta önünde çok uzun bir yol var." "O dünyaya gitmek gibi bir dileğin mi var?" Alain uzun bir iç çekti. "Bu noktada mesele artık isteyip istememem değil." Başını çevirip sanki ötesindeki başka bir dünyayı görebilecekmiş gibi tavana baktı. "Kimse ölümün tadını gerçekten bilemez, zira ölüm, hayatta yalnızca bir kez tadılabilen bir meyvedir." "Epey berbat bir tadı varmış gibi geliyor." "Haha... Öyledir belki de." Alain tekrar kıkırdadı fakat Sandrone, sözlerinin neresinin komik olduğunu anlamamıştı. "Ancak acı çeken taraf nadiren ölüler olur..." diye devam etti Alain. "Asıl acıyı geride kalanlar taşır." Bu, Alain'in kendince yaptığı kişisel bir çıkarım olduğu kadar bir tür tahmin gibi görünüyordu. Ve bu her ne idiyse, haklıydı. Alain'in ölümünden sonra, aldıklarını kullanacak kimse kalmamasına rağmen alışverişe gitmeye devam etti. Bunu neden yaptığını kendisi de bilmeden bahçenin ve Pulonia'nın bakımını sürdürdü. Belki de gerçeği kabullenmek için yeterince vakti olmamıştı. Ya da belki, sadece başka ne yapabileceğini bilmiyordu. Bunu düşündü ve bu düşünce onu derinden huzursuz etti. "Git. Yapmak istediklerini yap, kendi arzularını ara çocuğum." Bilinmeyen bir nedenden ötürü, Alain'in ona söylediği son sözleri düşünmeye başlamıştı. "Ama yapmak istediğim veya arzuladığım hiçbir şey yok ki." diye düşündü içinden. "Yine de gidip aramalıyım." diye düşündü. "Pekala Alain..." dedi boş yatağa doğru. "Görünüşe göre artık sıra bende." "Yaşama pratiği yapma sırası bende." * 3. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 3 | Snezhnaya'da bu kadar uzun süre kalmayı hiç beklememişti. Ayrıca bir yerin bu kadar soğuk olabileceğini de tahmin etmemişti, öyle soğuktu ki düşünebilmek için kelimenin tam anlamıyla zihnindeki düşünceleri ısıtması gerekiyordu. Onun bakış açısına göre, bir Fatui üyesinin hayatı rahat, hatta kolaydı. Alışverişe gitmek veya bir başkasının her ihtiyacıyla ilgilenmek zorunda değildi. Bunun yerine, bir Haberci olarak hakkı olan tüm kolaylıkların tadını çıkarıyordu. Çariçe'nin ona verdiği görevler ise onun gibi bir dahi için tamamen çocuk oyuncağıydı. Sonra bir gün, günlüğüne tarihi not ederken, Snezhnaya'da geçirdiği zamanın şimdiden Fontaine'de Alain ile geçirdiği tüm zamandan daha uzun olduğunu fark etti ve şaşırdı. "Burası ikinci evim oldu sanki." diye düşündü. Ve bu da başka bir soruyu beraberinde getirdi: Onun gerçek evi hangisiydi, Fontaine mi yoksa Snezhnaya mı? Ve "ev" tam olarak neydi? Birine ihtiyaç duyulan yer miydi? Fatui'deki işinin yeri doldurulamazdı muhakkak. Daha doğrusu, onun yerini doldurmak zor olurdu ve Majesteleri'nin ona açıkça ihtiyacı vardı. Yoksa ev, kişinin kendini en rahat hissettiği yer miydi? Şüphesiz Snezhnaya'daki hayatı bugüne dek oldukça rahat geçmişti ve ihtiyaç duyabileceği tüm araştırma ekipmanlarına erişimi vardı. Olur da canı sıkılırsa her zaman opera gösterileri vardı. Yoksa "ev", "aile"nin olduğu yer miydi? Ama aile... Artık Pulonia'dan başka kimsesi yoktu. Öyleyse ev, Pulonia'nın olduğu yer miydi? Bu durumda, o ve Pulonia başka bir yere, örneğin Mondstadt'a seyahat edecek olsalar, o "başka yer" onlar için "ev" mi olacaktı? Sonra fark etti ki temel sorun, ne istediği veya ne yapmayı dilediği hakkında hiçbir fikrinin olmamasıydı... Tek yaptığı, o eski "ihtiyaç duyulma" alışkanlığına geri dönmekti. İçini sızlatan bir farkındalık oldu bu. Ne kadar da acınasıydı. Öte yandan bu gidişatı nasıl değiştirebileceği ya da değiştirip değiştiremeyeceği konusunda hiçbir fikri yoktu. Buna siniri bozuldu. Biri kafasına tüfek dayayıp Snezhnaya hakkında sevmediği bir şeyi söylemesini isteseydi, muhtemelen birlikte çalışmayı tercih etmediği birkaç kişinin adını sayardı. İlk başta duygularını son derece temkinli bir şekilde mercek altına aldı. Tıpkı en başında Alain'den nefret etmiş olduğu gibi, eninde sonunda meslektaşlarında da aslında hoşuna giden özellikler keşfedebileceğinden endişe ediyordu. Fakat bu işe yaramadı. Sonraki olayların da ona öğrettiği üzere, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin ya da onlara dair ne kadar nesnel gözlem yaparsa yapsın, bazı kişiler onun için daima itici kalacaktı. Alain'in aksine, onlarda hoşlanmadığı kısımlar, hoşlandığı kısımlara kıyasla her zaman çok daha fazla olmaya devam edecekti. Daha doğrusu, onlara dair hiçbir şeyden hoşlanmıyordu. Bunu nasıl değiştireceğini yine bilmiyordu. Başkalarını değiştirmeye hiç niyeti yoktu, kendini değiştirmeye de öyle. Buna da siniri bozuldu. Belki de bunun nedeni hâlâ kendini öğrenme sürecinde olmasıydı. Belki de nasıl yaşayacağını daha yeni öğreniyordu. Ya da henüz yeterince referans ve veri noktası toplayamamış olmasıydı. Alain sık sık bilginin dünyanın temeli olduğunu söylerdi, bu Sandrone'nin de kendine sürekli tekrarladığı bir şeydi. Ancak bu soruları cevaplamak için bir acelesi yoktu. Hayatının taşlarını dizmeye devam ettikçe, nihayetinde bu cevapları da kavrayabilmeyi bekliyordu. Fakat şimdilik... Çariçe'nin, bütün gün bahçede şarkı söyleyen yeni bir Haberci atadığını duymuştu... Hımm. Bu, göz atmaya değer bir değişiklikti... * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 4 | Ne kadar saçmaydı! Tam olarak nasıl biriydi bu karşısındaki? Bütün gün peşinde dolanan, gecenin bir yarısı şarkı söylemek için kapısını çalan, hatta yalnız geçirdiği o keyifli çay saatine habersiz dalıveren biri nasıl olabilirdi bu dünyada? Sinir bozucu bir şekilde, onca sert uyarının ve misilleme olarak sırtına zorla ağır bir zemberek koymasının ardından bile bu kişi kesinlikle hiçbir pişmanlık veya vicdan azabı göstermemişti. İşin daha da kötüsü, bu eylemler aralarına mesafe koymakta başarısız olmakla kalmamış, söz konusu şahıs artık eskisinden de yakında dolanmaya başlamıştı. Temel sosyal görgü kurallarını ve bir bireyin kişisel alan ihtiyacını kavrayamıyor muydu? Sandrone'ye söylediklerine göre o sinir bozucu kişi gerçekten de koca bir hafta boyunca o ağır zembereği sırtında taşıyarak etrafta yürümüştü. Bu neydi böyle, bir tür savaş ilanı mı? Yoksa acımasızca zorbalandığını tüm dünyaya sergileme çabası mı? Yetmişti artık, ikindi çayını yine bölmeye geldiğinde ona gelmiş geçmiş en iğrenç içeceği ikram edecekti. Ancak, Columbina'nın söz konusu içeceği sorgusuz sualsiz içip yalnızca hafif bir inilti çıkardığını görünce Sandrone'nin tavrı yumuşadı. "Nasıl yani? Demek şimdi hakikaten de zorba oldum, öyle mi? Gerçekten bu kadar saf mı? Birinin onunla uğraştığını hiç mi anlamıyor? Bir an olsun durup düşünmüyor mu?" Bu düşüncelerin ardından yarı mahcup ve yarı suçlu hisseden Sandrone, o değerli çay atıştırmalıklarının bir kısmını Columbina için çıkardı. Ancak Columbina'nın yüzünde o gülümsemenin yeniden belirdiğini gördüğünde, ister istemez tekrar canı sıkıldı. Ne kadar sinir bozucuydu! Daha sonra Columbina'nın, dünyanın en doğal şeyiymiş gibi odasına gelip öğle uykusuna yatmaya başlamasıyla bu rahatsızlık hissi daha da büyüdü. "Kendi odan yok mu senin?" diye hesap sordu. "Var. Ama burada kendimi çok rahat hissediyorum." diye yanıt verdi Columbina gayet doğal bir tavırla. Hatta, sırf bu soruyu sorduğu için asıl tuhaf olan kişi Sandrone'ymiş gibi hissettirmişti. "Bekle sen..." diye geçirdi içinden Sandrone. "Bekle bakalım. Bir dahaki sefere seni odamdan kovacağım. Gerekirse yatakla birlikte dışarı atarım. Biraz kişisel alan ve gerçek bir huzur için yataksız bir oda, ödenecek küçük bir bedel sayılır." Ama Columbina'yı yatağında yatarken gördüğü bir dahaki seferde Sandrone yine tereddüt etti. Çünkü bu sefer Columbina uykusunda ağlıyor gibi görünüyordu... "Şimdi ne oldu? Bu acınası oyunu sergilemek için gerçekten de tam zamanını seçti. Ne kadar da basit ve saf bir yaratık. Sanki etrafındaki herkesin iyi ve nazik olduğuna, dünyanın da güzel bir yer olduğuna hakikaten inanıyor." "Sanki o... ... Tıpkı benim bir zamanlar olduğum gibi." dedi içinden ufak bir ses. Sandrone derhal bu düşünceyi zihninden uzaklaştırmaya çalıştı. "İkimizin uzaktan yakından alakası yok." diye telkin etti kendini hızlıca. "En azından ben ondan kesinlikle daha zekiyim." Columbina şekerlemesinden uyanıp üzerine örtülü battaniyeyi fark ettiğinde Sandrone'ye gülümsedi. "Ben örtmedim." diye yalan söyledi Sandrone. "Battaniyeyi üzerine Pulonia örttü." İyi de neden yalan söylemek zorunda hissetti? Bu sorunun cevabını bilmiyordu. Tek bildiği battaniyeyi örttüğünü itiraf etmek istemediğiydi. Kesinlikle olmazdı. "O halde çok teşekkür ederim Pulonia." dedi Columbina tüm içtenliğiyle. Fakat merak, her zaman doyurulmak isteyen bir canavardır. "Rüya mı gördün?" diye sordu Sandrone. "Rüyanda ne gördün?" Columbina hemen hikayesini anlatmaya başladı. Sırf Sandrone sordu diye, gayet olağan bir şekilde ve zerre kurnazlık barındırmadan anlattı her şeyi. Sandrone, Columbina'nın hikayesini dinledikten sonra birbirlerine hiç benzemediklerine her zamankinden daha çok ikna olmuştu. Dünya, Sandrone'den zaten çok şey almıştı. İşte bu onu Columbina'dan farklı kılıyordu, çünkü Columbina'nın en başından beri gerçekten hiçbir şeyi olmamıştı. "Bahçedeyken sürekli aya bakıp durman bu yüzden mi?" Columbina başıyla onayladı. "... Eğer istersen bugün bahçede Pulonia sana eşlik edebilir." "Gerçekten mi?" diye sordu Columbina. Sandrone cevap vermedi. "Teşekkür ederim Sandrone." "Bana değil, Pulonia'ya teşekkür etmelisin." diye yanıtladı biraz aksi bir şekilde. "Şimdi odamdan çıkma vaktin geldi. Pulonia'yı da al git." O gün, Alain'in ölümünden bu yana Pulonia'nın Sandrone'nin yanından ilk kez ayrıldığı gündü. Yine de her nedense Sandrone, uzun zamandır uyumadığı kadar iyi uyumuştu. Sanki Pulonia'nın o sinir bozucu yaratığın kalbini yatıştırmasıyla Sandrone'nin kalbi de bir şekilde yatışmıştı. Bu, nedenini tam olarak açıklayamasa da sadece yapması gerektiğini hissettiği bir şeydi. Fakat hemen ertesi gün, Pulonia bir Fatui toplantısına başında bir çiçek tacı ve gövdesinin her yerini süsleyen çiçeklerle katıldığında, Sandrone o hadsiz yaratığa bir daha asla ama asla yumuşak davranmayacağına kendi kendine bir kez daha yemin etti. "CO. LUM. BI. NA!" Aynı gün Columbina, Sandrone'nin odasının hemen dışında dikilmek zorunda kaldı. O sırada Sandrone, Pulonia'nın üzerindeki o iğrenç çiçeklerin her birini tek tek sökmekle meşguldü. Columbina'nın boynunda asılı tabelada şöyle yazıyordu: "Ben, bana ait olmayan şeyleri kurcalayan yaramaz bir çocuğum." Fakat Columbina nedense bu durumdan hiç de mutsuz görünmüyordu. * 5. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 5 | Sandrone, ikinci doğuşunu Alain'den aldığı "miras" sayesinde karşılayabildi. Her zaman zeki olduğuna ya da en azından çoğundan daha zeki olduğuna inanırdı. Ancak bu noktada, aslında sandığından çok daha ahmak olduğunu fark etti. Bu noktaya uzun zaman önce varmış olması gerektiğini düşündü. "Kayıp" ve "dayanmak" gibi kelimelerin gerçekten ne anlama geldiğini anlamak için kalbini dinlemeliydi. Arkadaşlarına minnettarlığını daha fazla ifade etmeli ve daha çok arkadaş edinmeliydi. Fontaine'e, Alain'in mezarının başına çok uzun zaman önce dönmeliydi... Alain'in mezarını temizlerken Fontaine'den ayrıldığından beri başına gelen her şeyi anlatırdı hem. Fakat başlamak için asla çok geç değildi, Columbina böyle dedi ona. Columbina da bunu başka birinden öğrenmişti. Alaycı, küçük bir homurtu çıkardı. Bir gün Columbina'dan hayat dersi alacağı aklının ucundan dahi geçmezdi. Yine de bunu kabullendi. İnkar edilecek bir şey yoktu ortada, Columbina haklıydı. Sandrone'nin diriliş haberi Snezhnograd'a ulaştığında bunu hemen sempati ve endişe dolu sözler ve görevinden ayrılması için sunulan cömert bir "ölüm sonrası izni" teklifi izledi. Ancak Sandrone bunun yerine Fatui'de kalma arzusunu dile getirdiğinde, Çariçe doğal olarak daha fazla yorum yapmadan bu arzusunu kabul etti. Bu haberin belirli çevrelerde hoşnutsuzluk yaratacağını biliyordu; çünkü bu, ölümü üzerine bölüşülen güç ve çıkarların aniden o kişilerin ellerinden kayıp gitmesi anlamına geliyordu. Ama başkalarının ne düşündüğü umurunda bile değildi. Ona ikinci bir hayat bahşedilmişti ve bu hayatı tamamen kendi istediği gibi yaşayacaktı. Artık hayatını bütünüyle kendi kurallarına göre yönlendirecekti ve sinirlendiğinde dilini tutmak gibi bir niyeti kesinlikle yoktu! Hah. O malum kişi, bundan böyle Maceracılar Loncasının, Katheryne'in ve geri kalanların kontrolünü ele geçirebileceğini mi sanıyordu gerçekten? İhtimal dahilinde bile değildi. Fakat elbette bu, hayatın prangalarından tamamen kurtulduğu anlamına gelmiyordu. Yeni bir Fatui toplantısının haberini her aldığında, her zamanki gibi gözlerini devirip homurdanırdı. "Öff. Toplantı, toplantı, toplantı! Her gün, bütün gün! Çok sinir bozucu!" * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Pulonia | Sandrone devle ilk karşılaştığında dev hemen ona elini uzattı. Alain, Sandrone'ye bu hareketin yalnızca Pulonia'nın insansı programlaması olduğunu söyledi. Tam adıyla "Prospektif Uyuşumlu Lokal Odaklı Nedensel İlke Araştırmacısı", kısaca Pulonia, ölçümler ve hesaplamalar için yaratılmıştı. Yine de Alain bu insansı eklentilerin dünyanın Pulonia'yı sıradan bir makinadan öte görmesini sağlayacağını umuyordu; çünkü tıpkı Sandrone gibi Pulonia da eşsizdi. Hayatına giren bu yeni aile üyesi Sandrone'ye keyif veriyordu. Pulonia'yı yürüyüşlere çıkarıyor, ona karşılaştıkları çeşitli çiçekleri ve kuşları ayırt etmeyi öğretiyordu. Ancak Pulonia yavaş öğreniyordu, ondan çok daha yavaştı. Alain'e göre bunun sebebi, Pulonia'nın ana işlem gücünün simülasyon yoluyla geleceği tahmin etmeye ayrılmış olmasıydı. "Bunu neden yapıyor ki?" diye sordu Alain'e. Alain ona ancak çok daha sonra anlayacağı bir şey söyledi. Sandrone o zamanlar sadece Pulonia'nın etkileyici olduğunu düşünmüş ve hatta Pulonia'yı biraz kıskanmıştı. Neden kendisi de bu kadar inanılmaz bir şey yapamıyordu? Ama tıpkı Alain gibi bu muazzam devin de bakıma ihtiyacı vardı. Yürüyüşlerinin ortasında sık sık takılıp kalır veya çiçekler için ayrılan sudan dolayı bir şekilde ıslanırdı. Gerektiğinde onu ayarlamak adına, sanki küçük erkek kardeşine bakıyormuşçasına Pulonia'nın işleyişinin tüm detaylarını öğrenmekten başka çaresi yoktu. Ve bu durum Alain vefat ettikten sonra bile devam etti. Sandrone, Alain'in cenaze töreninden döndüğü gün, yayı sıkışmış kurmalı bir oyuncak gibiydi. Tek yapabildiği, hareket dahi edemeden, hatta ana kapıyı bile kapatamadan yağmurluğuyla odasında sessizce durmaktı. Sonra, Pulonia'nın ağır adımlarla ona doğru geldiğini fark etti ve Pulonia tıpkı ilk tanıştıkları zamanki gibi kocaman elini ona uzattı. Sandrone, kendine uzatılan ele baktı. O kadar devasaydı ki tüm dünyanın geleceğini taşıyabilirdi ve bugünden itibaren Sandrone'nin geçmişine de dayanak olmak zorundaydı. Bu, onun için tam anlamıyla katlanılmaz bir kayıptı; geride bıraktığı boşluk Sandrone'yi parçalamaya yetecek boyuttaydı. Şimdi bu yükün her bir zerresi Pulonia'nın üzerine düşüyordu; Pulonia ise bu ağırlığı tek bir şikayet fısıltısı dahi etmeden taşıyacaktı. Pulonia sonunda tüm dünyanın geleceğini omuzlamış olsa da... Artık kendi ağırlığını taşıyamıyordu. Sandrone o günden beri Pulonia'yı onarma fikrinden vazgeçmedi. Fakat şu anki bilgi ve becerileriyle Pulonia'nın çekirdeğini tamamen yenilemekten çok uzak olduğunu biliyor. Daha da önemlisi, "Pulonia"nın onu tanımayacağı eksik bir onarıma razı olmayı reddediyor; çünkü bu, sevgili Pulonia'ya ve onun Sandrone için temsil ettiği aileye tam bir hakaret olurdu. Bu sebeple Pulonia'nın gizli bir yere, beraber paylaştıkları o eve geri götürülmesini sağladı ve ara sıra Pulonia'yı ziyaret etmeye başladı. Bu konudaki adanmışlığının bir gün onu ödüllendireceğini; Pulonia'nın tıpkı eskiden yaptığı gibi devasa elini ona uzatarak o tanıdık, tıkırtılı sesiyle yeniden çalışmaya başlamasını umuyor. * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Yıldız Kilidi | Sandrone, Yıldız Kilidi eline geçtiğinden beri ona pek bel bağlamadı. Alain'den kalan "mirasını" etkinleştiren ve ona ikinci hayatını veren şeyin bu küçük taş olduğunun elbette farkında ve bu duruma minnettar. Ancak basit bir problem canını sıkmaya devam ediyor: Bu küçük şeyin günlük hayatında ona tam olarak nasıl düzgün bir yardımı dokunacağını pek göremiyor. Araştırmalarında ona yardım mı edecek? Ama zekası bunun için yeterli zaten... Yıldız Kilidinin onun yerine denklemleri çözecek hali yok. Yoksa element enerjisini yönlendirmesine yardım etmesi için mi var? Fakat bu Kilide sahip olmadan önce bile savaşırken element enerjisini nadiren kullanırdı. Acaba bir tür enerji desteği mi sağlıyor? Fakat nereden bakarsa baksın, vücut yapısıyla uyumlu görünmüyor. Ne de olsa Kilit, büyük Usta Lord Alain Guillotin sayesinde, halihazırda neredeyse mükemmel bir çekirdek güç kaynağı sistemiyle çalışıyor... Nihayetinde, Yıldız Kilidindeki Buzu, ağır hesaplama işlemleri sırasında kendisi ve Fagio için bir soğutma haznesi olarak kullanmaya karar verdi. Ayrıca savaş ve enerji verimliliğini sağlamak adına Fagio'nun saldırı mantığını, geçici olarak Yıldız Kilidi ile çalışacak şekilde uyarladı. Biri Sandrone'ye dileğinin ne olduğunu sorsaydı, "dilek" kelimesinin hem çok belirsiz hem de çok karmaşık olduğunu söylerdi yalnızca. Tek istediği, her şeyin evrensel ilkelerini çözümlemek ve sürekli olarak bilginin temelini atmak. Peki bu bir dilek sayılır mı? Kesinlikle. Ama tek dilediği bu mu? Elbette hayır. Şu anda yapmak istediği ve doğru bulduğu şeyi yapıyor. Yalnızca bu bile onu mutlu ediyor ve belki de bu kadarı fazlasıyla yeterli. Böyle bir dileğin çağrısının yeterince cezbedici olmadığını kim söyleyebilir? Birinin yaşamak istediği hayatı seçmesinin doğru olmadığını kim iddia edebilir? Bir dilek diğerinden daha üstün görülmemelidir. Ona göre herkes kendi hayatını yaşar ve bununla sorunu olan biri varsa Sandrone'nin sözlü bombardımanına hazırlıklı olsa iyi eder. Bunlara rağmen o kişinin hâlâ bir sorunu varsa, Sandrone muhtemelen sadece burun kıvırır ve küstahça parmağını gökyüzüne doğrultur... Ve şöyle der: "Madem öyle, bu konuyu git bunu akıl eden kişiyle görüş!" * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |




















85 responses to “Sandrone”
Can you people all just shut up at this point you all are ruining sandrone’s page and flooding it with bullshit fighting. I hope the mods delete all your comments so we have REAL and RELEVANT comments to come and read. It’s really gross all the recent comments on the side is just arguments of something not even about the character’s function and kit, and stupid homophobia and name calling, and people fueling the fire by responding. Just shut up.
yikes incels are crying in this comment section
anyways long live sandrone! sandbina! and yuri!
No one is crying just bunch of people are triggered by random troll, kinda funny to watch.
A game made by STRAIGHT developers, following the rules made by a STRAIGHT party, inside a country with a STRAIGHT culture, yet somehow it has lesbian characters…?
Dear yuritards, you are not Hoyo’s target audience; you never were and never will be. You don’t bring money to them—incels do. And if you don’t bring money to them, why the fuck should they make lesbian characters? All you did was spreading some shitty woke agenda and destroyed every single thing you touched. Prepare to cry when Columbina and Sandrone join Aether’s harem (Lumine is not canon). I will enjoy your tears.
crazy ur saying this w kiana existing as their most beloved mc
You forgot your meds again ehhh
Ain’t your country got Gay capital or something? What is your issue with Lesbians?
Why are you complaining with your high IQ brain
What is wrong with you, ain’t you got enlisted for ruining the lives of Pals
Go put on your Black Hat and use your high IQ to memorize your holy book
Oh, my dear… such harsh words, and frankly, so dreadfully outdated. You must be living under a rock in Minlin to only notice this now. The community has been setting the tone since version 1.0 with Ganyu and Keqing, moving through the corridors of my own Grand Narukami Shrine with my dear Ei, all the way to Sumeru and Fontaine.But let me enlighten your limited mind with a fun little fact: officially, there are no canon couples. The creators are quite brilliant at selling a sweet illusion where everyone seems to have eyes only for the Traveler. Have you ever actually bothered to read the birthday letters they send? They are practically love letters.So, tell me… if you play as Aether and harbor such an aversion to these dynamics, I have some news for your fragile little world: in your game, all those tall, dashing male characters are actually vying for your protagonist’s affection. What a delicious irony, don’t you think? Save your tears about ‘agendas’ and ‘harems’, little man. Watching you writhe in frustration over fantasies inside your own head is the finest entertainment I’ve had in centuries.
Oh, my dear… such harsh words, and frankly, so dreadfully outdated. You must be living under a rock in Minlin to only notice this now. The community has been setting the tone since version 1.0 with Ganyu and Keqing, moving through the corridors of my own Grand Narukami Shrine with my dear Ei, all the way to Sumeru and Fontaine.But let me enlighten your limited mind with a fun little fact: officially, there are no canon couples. HoYo is quite brilliant at selling a sweet illusion where everyone seems to have eyes only for the Traveler. Have you ever actually bothered to read the birthday letters they send? They are practically love letters.So, tell me… if you play as Aether and harbor such a pathetic aversion to anything queer, I have some terrible news for your fragile little world: in your game, all those tall, handsome male characters are actually vying for your protagonist’s affection. What a delicious irony, don’t you think?Save your tears about ‘agendas’ and ‘harems’, little man. Watching you writhe in frustration over fantasies inside your own head is the finest entertainment I’ve had in centuries. Do cry more, it’s highly amusing
I’m always amazed how incels willingly call themselves incels.
Clear troll. Guys don’t be stupid enough to give him a proper response like he wants. HE wants you to waste your energy trying to argue or convince him, don’t give him satisfaction of wasting your effort. We all know from EVERY hoyo game that hoyo loves Yuri, he’s clearly a troll or too stupid to comprehend any point you make to him. Either way, a waste to argue with.
I’ve watched too much catdrone
see it’s quite simple. I like one girl, it also means I like two girls, which also means I like two girls kissing.
this tbh
You sound like someone with a cuck fetish.
Keys, yuritard.
I was once believe everyone is equal but sandbina shippers prove me wrong. These disgusting yuritards are sub-human, notice how the world suddenly went to shit in late 2025 till now? Same time as sandbina ship are made, coincidence? i think not.
As long as there is a yuritard breathing, there will never be peace. if only murder is legal…..
Get lost braindead af mf , why tf u still here rage baiting ppl ?
Go hide in ur bunker, crunch the next cyber spyware with ur high IQ
Obese land whale from the favelas of Brazil is currently clapping her hands like a seal after reading this message. That’s the way to show it, sister!
Gurl, why is Brazil catching strays? Why the hate towards Brazil?
Who the fuck you think you are and why i should listen to you disgusting yuritard?
You are wayyy less important than you think you are.
Normal people’s life are matter, yuri shipper’s are not, those sub-human only know how to leech and destroy any communitiy they touch and if you defending them, you are one of them too.
Your life is nothing, you serve zero purpose, you should kiu yourself now.
Don’t bother with the insults, that kind of guy just enjoys the attention. Instead, do like me, think of him as a poor kid whose mother left the house when he was 8 to live with another woman.
Think about how he was sad and alone all those years, now forced to shitpost on internet because it’s the only way he’ll get the attention he’s so desperately craved for his whole life.
Think about how miserable he must be, and how your life is wonderful compared to his. Now every time you’ll see one of his posts, you’ll realize how lucky you are you’re not him, and that’ll bring a smile on your face 🙂
you are the retarded ones any normal human who lived a normal life would say and agree with him, actually its you the one who suffered a childhood traumas and they had to force these disgusting agendas on you and make your brain like a rotten fish a normal human create a family and live in a normal family and knows how family is important if you think these agendas that go against biology and nature are normal humans it tells how much your mind is so rotten you can’t even think about one creative idea in your life
Think about how miserable you must be living with corrupted gay family possibly two white men and u are black lol, and how your life is trash compared to his. Now every time you’ll see one of his posts, you’ll realize how lucky he is and you’re not him, and that’ll bring a smile on my face.
Thank you, I missed the circus but you stayed back so I could see the clown.
I actually like that we got a new outfit on her, it looks kinda cute. I can bring back her old outfit with mod and switch between both with single key press. Win-win situation. Her old outfit needs some recoloring first thou.