
| Table of Content |
| Stats |
| Skills |
| Skill Ascension |
| Related Items |
| Gallery |
| Sounds |
| Quotes |
| Stories |
Stats
| Lv | HP | Atk | Def | CritRate% | CritDMG% | Bonus EM | Materials | Total Materials |
| 1 | 1003 | 16.03 | 68.21 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 20 | 2577 | 41.17 | 175.24 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 20+ | 3326 | 53.15 | 226.2 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 40 | 4982 | 79.61 | 338.81 | 5.0% | 50.0% | 0% | ||
| 40+ | 5514 | 88.12 | 375.02 | 5.0% | 50.0% | 24 | ||
| 50 | 6343 | 101.35 | 431.36 | 5.0% | 50.0% | 24 | ||
| 50+ | 7052 | 112.7 | 479.64 | 5.0% | 50.0% | 48 | ||
| 60 | 7881 | 125.94 | 535.98 | 5.0% | 50.0% | 48 | ||
| 60+ | 8413 | 134.44 | 572.19 | 5.0% | 50.0% | 48 | ||
| 70 | 9241 | 147.67 | 628.47 | 5.0% | 50.0% | 48 | ||
| 70+ | 9773 | 156.17 | 664.67 | 5.0% | 50.0% | 72 | ||
| 80 | 10602 | 169.41 | 721.02 | 5.0% | 50.0% | 72 | ||
| 80+ | 11134 | 177.92 | 757.22 | 5.0% | 50.0% | 96 | ||
| 90 | 11962 | 191.16 | 813.57 | 5.0% | 50.0% | 96 | ||
| 90+ | 11962 | 191.16 | 813.57 | 5.0% | 50.0% | 96 | ||
| 100 | 12790 | 239.93 | 869.84 | 5.0% | 50.0% | 96 |
Skills
Active Skils
![]() | Söz Erinin Mızrağı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Arka arkaya en fazla 4 mızrak saldırısı yapar. İleri atılırken belirli miktarda Dayanıklılık harcar ve önündeki düşmanlara hasar verir. Havadayken dalışa geçerek yere vurur ve yoluna çıkan düşmanlara Alan Hasarı verir. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() | Şafak Şarkısı Kuşu | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Güvenilir ulak kuşu "Fırtına"yı çağırır. Becerinin Dokunularak veya Basılı Tutularak kullanılmasına bağlı olarak farklı etkiler oluşur. Fırtına öndeki düşmanlara doğru atılır ve temas ettiği düşmanlara | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() | Gölgesiz Yansıma | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Lambayı yakmak Bu şekilde verilen Ayrıca savaş alanında yakındaki grup üyeleri tarafından oluşturulmuş Tüm Bülbülün Şarkısı kademeleri tüketildiğinde veya durumun süresi sona erdiğinde Lanetli Gecede Öten Sarıasma etkisi sona erer. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Passive Skills
![]() | Ay Sembolü Kutsaması: Kışın Solmayan |
| Illuga gruptayken grubun |
![]() | Meşale Ustasının Ahdi |
Grup üyeleri Işık Muhafızı Yemini etkisindeyken Element Ustalığı 50 artar. |
![]() | İblis Avcısının Alacakaranlığı |
![]() | Gece Nöbetçisinin Adımları |
| Geceleri (18:00 - 06:00) grup üyelerin Hızlı Adım etkisi kazanır: Hareket Hızı %10 artar. Zindanlarda, Ezici Zindanlarda veya Hiçlik Sarmalında etkili değildir. Hızlı Adım etkileri birikmez. Ayrıca Illuga, Vahşi Avın fısıltılarını deşifre edebiliyor... |
Constellations
![]() | İhtiyatlı Sülün |
| Illuga alandayken |
![]() | Sivri Boynuzlu Geyik |
| {LINK#S11275} |
![]() | Yeri Sarsan Ayı |
Maksimum yükseltme seviyesi 15'tir. |
![]() | Güneşi Avlayan Kurt |
![]() | Kasırga Küheylanı |
Maksimum yükseltme seviyesi 15'tir. |
![]() | Kabus Sarıasmaları |
Karakterler Işık Muhafızı Yemini etkisindeyken Element Ustalığı 80 artar. |
Skill Ascension
Gallery
Sounds
| Title | EN | CN | JP | KR |
| Party Switch | ||||
| Party Switch when teammate is under 30% HP | ||||
| Party Switch under 30% HP | ||||
| Opening Chest | ||||
| Normal Attack | ||||
| Medium Attack | ||||
| Heavy Attack | ||||
| Taking Damage (Low) | ||||
| Taking Damage (High) | ||||
| Battle Skill #1 | ||||
| Battle Skill #3 | ||||
| Sprinting Starts | ||||
| Jumping | ||||
| Climbing | ||||
| Heavy Breathing (Climbing) | ||||
| Open World Gliding (Start) | ||||
| Open World Idle | ||||
| Fainting |
Quotes
Audio Language:
| Title | VoiceOver |
| Sohbet: Tetikte | |
| Sohbet: Gece Devriyesi | |
| Sohbet: Zorluk | |
| Merhaba | |
| Yağmurdan Sonra | |
| Yıldırım Düştüğünde | |
| Güneş Açtığında | |
| Rüzgar Şiddetlendiğinde | |
| Günaydın | |
| İyi Günler | |
| İyi Akşamlar | |
| İyi Geceler | |
| Illuga Hakkında: Işık Muhafızları | |
| Illuga Hakkında: Ekip Lideri | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Hakkımızda: Görev | |
| Hakkımızda: Ekip Üyeleri | * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Önsezi Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Paylaşılacak Bir Bilgi | |
| İlginç Şeyler | |
| Flins Hakkında: Ziyaret | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Flins Hakkında: Sırlar | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Lauma Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Varka Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Nefer Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Aino Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Linnea Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Ay Tanrıçası Hakkında | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Illuga Hakkında Daha Fazla: I | |
| Illuga Hakkında Daha Fazlası: II | * 3. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Illuga Hakkında Daha Fazlası: III | * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Illuga Hakkında Daha Fazlası: IV | * 5. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Illuga Hakkında Daha Fazlası: V | * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Illuga'nın Hobileri | |
| Illuga'nın Sorunları | |
| En Sevdiği Yemek | |
| En Sevmediği Yemek | * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Hediye Alma: I | |
| Hediye Alma: II | |
| Hediye Alma: III | |
| Doğum Günü | |
| Yükseltme Hakkında: Giriş | * 1. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Yükseltme Hakkında: Gelişme | * 2. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Yükseltme Hakkında: Zirve | * 4. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Yükseltme Hakkında: Sonuç | * 6. Yükseltme Aşamasında açılır. |
| Element Becerisi: I | |
| Element Becerisi: II | |
| Element Becerisi: III | |
| Element Becerisi: IV | |
| Element Becerisi: V | |
| Element Becerisi: VI | |
| Element Patlaması: I | |
| Element Patlaması: II | |
| Element Patlaması: III | |
| Hazine Sandığı Açma: I | |
| Hazine Sandığı Açma: II | |
| Hazine Sandığı Açma: III | |
| Düşük Can: I | |
| Düşük Can: II | |
| Düşük Can: III | |
| Düşük Canlı Takım Arkadaşı: I | |
| Düşük Canlı Takım Arkadaşı: II | |
| Yere Serilme: I | |
| Yere Serilme: II | |
| Yere Serilme: III | |
| Hafif Darbe Alma: I | |
| Hafif Darbe Alma: II | |
| Ağır Darbe Alma: I | |
| Ağır Darbe Alma: II | |
| Gruba Katılma: I | |
| Gruba Katılma: II | |
| Gruba Katılma: III |
Stories
| Title | Text |
| Karakter Ayrıntıları | Nod-Krai'da bahar zalimdir. Karın dört mevsim boyunca yeryüzünün üstünü örttüğü ve altında gömülü hayata bir umut ışığı bile sunmadığı Kuzey Diyarı'nın aksine Nod-Krai'daki ilkbahar sahte bir iyimserlik hissi getirir. Zorlu kış pençesini gevşetip buzlar susamış toprağa karışırken geçen yıldan beri derinlerde yatan tohumlar o tatlı ve nemli toprağı bir kez daha yudumluyor. Sıcaklığı hissedip kımıldanıyor, zamanın akışıyla gövdelerini ve yapraklarını paramparça eden o donuk düşmanın nihayet yok olduğunu hayal ediyorlar... O gelip geçici vaatten güç alan narin filizler, çatlamış toprağı yarıp çıkmak ve yukarıdaki havayı tatmak için çabalıyor. Ancak bunların hepsi bir yalan, gafiller için örülmüş bir tuzaktır. Tek bir erken bahar donu bile tüm çabalarını yok etmeye, geriye bomboş bir yaban bırakmaya yeter... Issız, yıkık ve çorak. Nod-Krai'da baharlar kurnazdır. Ama eğer bir bitki o acımasız rüzgarı ve soğuğu, toprağın dahi yorgun düştüğü o zorlu koşulları atlatabilirse en gösterişsiz Kış Buzotu bile yeniden doğan dünyada kendi gün ışığını bulabilir. Bu, direncin veya belki de cesaretin bir mükafatıdır, ki zaten ikisi çoğu zaman birbirine bağlıdır. Belki de bu yüzden Nod-Krai'ın Işık Muhafızları kendilerini Kış Buzotlarına benzetmeleriyle tanınır. Ne var ki o yakıcı soğuğa dayanıp ilkbahara sağ çıkabilenler çok azdır. Ve deniz fenerinin gölgesinde büyümüş olan Illuga, bir bitki yerine güneş ışığının bizzat kendisi olmayı hayal eder. Işık Muhafızları arasında aktarılan ve çok az kişinin bildiği bir hikayeye göre gagalarında ateşten fitillerle zifiri karanlığa kanat çırpan bülbüller, gökte kayan yıldızlar misali akıp giderler. Taşıdıkları o için için yanan korlar, aslında gündüzün aydınlığını taşımaktadır. Illuga, Nikita'ya hiçbir zaman bir Kış Buzotu olmaktansa bülbül olmayı yeğlediğini söylemedi. |
| Karakter Hikayesi 1 | Kornasının neşeli sesi eşliğinde yolcu gemisi yavaşça Nasha Kasabası'nın yeni limanına yanaştı. Liman yetkilileri daha belgeleri inceleyemeden, yolcular karaya akın etmeye başlamıştı bile. Buradaki gümrük prosedürlerinin her zaman bir formaliteden ibaret olduğunu söylemeye gerek bile yok. Nod-Krai, serseriler için bir cennettir ve zenginliği veya statüsü ne olursa olsun girmek isteyen herkese kapıları sonuna kadar açıktır. Ancak bu kez farklı bir durum var. Gümrük görevlisi kayıtsızca yürürken gemiden henüz inmemiş bir çift göze çarpar. "Birini mi bekliyorsunuz?" Gümrük görevlisi, çiftin belki de bir zorlukla karşılaşmış olabileceğini düşünerek yanlarına gelir. "Hayır, bir zorlukla karşılaşmadık. Sadece birinin seyahat belgelerimizi kontrol etmesi gerektiğini düşündük. Eşim öylece çekip gidersek başımızın belaya girebileceğinden endişe etti sadece. Ama neyse ki geldiniz." Kocası konuşurken karısı onun arkasına saklanıyor gibiydi. Herkesin içinde yüzünü göstermeye alışkın değil gibi bir hali vardı. Kim bilir, belki de gemicilerin o sonu gelmez övünmelerine aldanıp memleketlerini geride bırakan, iki yakasını bir araya getirmeye çalışan genç bir çifttiler. Belki de toplumun dayatmalarına başkaldırmak uğruna geceleyin gizlice gemiye binen, meteliksiz bir gençle kaçmak için o el bebek gül bebek hayatını terk eden bir kızdı. Durum ne olursa olsun bir önemi yoktu. Burası Nod-Krai'dı ve hiç kimseye nereden geldiği sorulmazdı. Kayıtları tamamlanınca gümrük görevlisi öylece durup silüetlerinin kayboluşunu izledi. Göğsünde belli belirsiz, tarif edilemez bir kıpırdanma vardı. Vaktiyle sıradan insanlar için Nod-Krai'da düzenli bir geçim kaynağı bulmak, erişilmesi güç bir lükstü. Neyse ki bu çift için artık eşine az rastlanan o güzel zamanlar gelip çatmıştı. Uzun zaman boyunca musallat olmuş olan Vahşi Av, on yıllardır büyük çaplı bir saldırıya kalkışmamıştı. Bir zamanlar yarattığı o dehşet, artık sadece kopuk anılarda yaşıyor; zaman geçtikçe ve o günleri bizzat görenler öldükçe silikleşiyor, kasaba hanlarında fısıltıyla anlatılan ürkütücü halk masallarına dönüşüyordu. Buraya yerleşecek, belki bir yuva kuracak, hatta belki çoluk çocuğa karışacaklardı. Belki de onları tehlikeden uzak, kırsal, adeta masalsı bir yaşam bekliyordu. Peki ama böylesi huzurlu zamanlar sonsuza kadar sürebilir mi gerçekten? ... Felaketlerin "geliyorum" deme gibi bir huyu yoktur. Illuga gözlerini açtığında kendini bir alev denizinin ortasında buldu. Eğer bu gerçekten ateş olsaydı renginin kızıl olması gerekirdi. Fakat etrafını saran şey, tıpkı alev gibi kıvranıp dans eden, obsidiyen karası perdelerdi. Geceleri kurt ulumaları eşliğinde anlatılan ve ilk kabuslarına şekil veren o kadim masallarda, buna benzer alevlerden bahsedildiğini anımsadı. Belki de en nihayetinde bunlar kabus değildi. Veya belki de kabuslar, gerçekliğin yüksek sesle dile getirmeyi reddettiği ve olduğu gibi açığa çıkan hakikatlerdi. Başka bir çocuk olsaydı muhtemelen korkudan ağlardı. Ama Illuga, annesinin ona kara ateşin hikayesini anlatırken söylediklerini hâlâ hatırlıyordu. Ağlamamalıydı, çünkü ağlarsa yaşam belirtisi arayan canavarlar onu bulurdu. Nitekim etrafındaki feryatlar ve çığlıklar çok geçmeden sustu, canavarlar hepsini götürmüş olmalıydı. O ölümcül sessizliğin ne kadar sürdüğünü kestiremiyordu. Illuga yavaş yavaş, karanlığın içinden gelen, adeta cehennemin dibinden yükselen fısıltıları andıran o cılız ve kesik sesleri duymaya başladı. Fakat bu sesler de kısa sürede yitip gitti ve yerini aceleci adımların ağır ritmine ve ardından yayılan ışığa bıraktı. "Zavallı minik şey, öyle fena titriyor ki... Burası bu kadar genç biri için uygun bir yer değil. Etrafta Vahşi Av dışında canlı hiçbir şey yok." "Gerçekten harika bir anneydi... Evladı için... Bütün bunlara dayanabilen bir çocuk ileride mutlaka çok güçlü olur." Sahip olduğu her şeyi ve ailesini kaybetmek, Illuga'ya bir trajediden çok başka bir hayata ait bir rüyadan uyanmak gibi gelmişti. O felaketten gerçekten sağ kurtulmuş muydu? Artık anne babasının adını bile hatırlayamıyordu. Belki de Vahşi Av, bir zamanlar evi olarak gördüğü yerden daha fazlasını silip süpürmüştü. Belki de Illuga'nın eski hayatını da silerek geriye asla doldurulamayacak bir boşluk bırakmıştı. Gelgelelim yeterli zaman verilirse en derin yaralar bile kabuk bağlar ve iyileşir. Neyse ki burası Nod-Krai'dı ve burada hiç kimsenin geçmişi sorulmazdı. * 2. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 2 | Nasha Kasabası'nın curcunasıyla karşılaştırıldığında tepelerin üzerine kurulmuş olan Piramida daha çok bir askeri kaleyi andırıyordu. Yükselen bir deniz fenerinin etrafına inşa edilmiş olan şehir, masmavi gökyüzünün altındaki açık bir ovada tek başına nöbet tutan yalnız bir savaşçı gibi duruyordu. Ara sıra çok ihtiyaç duyulan malzemeleri getiren bir tüccar dışında şehir neredeyse tamamen Işık Muhafızlarından oluşuyordu. Oradayken Illuga'nın hayatı huzur ve sükunet doluydu. Onu önceki hayatının küllerinden çekip çıkaran adam, yakın zamanda Starşina görevini devralan bir Işık Muhafızı olan Nikita'ydı. Ne var ki bu sıfat, omuzladığı yükü tarif etmeye yetmezdi. Zira son büyük savaştan sadece bir avuç kişi sağ kaldığı için, artık işi Işık Muhafızlarını sıfırdan inşa etmekten farksızdı. Lempo Adaları halkı, ancak böylesi bir felaketi atlattıktan sonra atalarının aktardığı o korkunç masalların asılsız efsaneler olmadığını anlayabildi. Azimli birçok genç kadın ve erkek ileri çıkıp uzun gece boyu nöbet tutanların arasına katıldı. Yeni katılan Işık Muhafızları, Nikita'ya olan samimiyetlerinden ona "İhtiyar" diyordu, fakat olsa olsa, yılların zorluklarıyla yıpranmış orta yaşlı bir adam denebilirdi ona. Düşünceli ve sezgileri kuvvetli biri olarak, doğru kişiyi doğru yere yerleştirme konusunda yetenekliydi. Bu da her üyeye bir amaç duygusu vererek kendilerini evlerinde hissetmelerini sağlıyordu. Üyelerinin konforlu bir hayatı terk edip sonsuza dek tehlikenin kıyısında yaşamalarını talep eden ve karşılığında onur dışında pek bir şey sunmayan bir örgüt için bu durum bir mucize sayılırdı. Ancak şimdilik bunun küçük Illuga'yla pek bir ilgisi yoktu. Piramida'daki ilk bir iki yılında Nikita, Illuga'yla bizzat ilgilendi. Günlük hayatın inceliklerini öğretmekte pek iyi değildi, bunun başlıca nedeni kendisinin de bunları bilmemesiydi. Ama Illuga'ya savaş hakkında çok şey öğretti. Vahşi hayvanların hareketlerini takip etmeyi, onları savunmasız anlarında yakalayıp öldürücü darbeyi nasıl vuracağını gösterdi. Illuga çabuk öğrendi. Önündeki savaşa odaklandığında kabuslar artık onu rahatsız edemiyor gibiydi. Ancak çok geçmeden, belki de çocuklara haksızlık ettiğini düşündüğünden ve Işık Muhafızlarının safları genişledikçe askeri görevlerin giderek daha da yoğunlaşmasından ötürü Nikita, Piramida'ya sığınan savaş yetimlerini ayrı bir konuta yerleştirmeye ve onlara özel bakıcılar sağlamaya karar verdi. Bu çocuklar arasında Illuga en büyükleriydi ve şehir içinde kendi başına özgürce dolaşabiliyordu. Işık Muhafızları büyük bir aile gibiydi; aralarında ona kendi evlatlarıymış gibi bakan birçok "amca" ve "teyze" vardı. Ancak Illuga bu tür iyiliklere karşı temkinli bir mesafe koyuyordu. Diğer çocuklara göz kulak olmaya yardım etmenin dışında kalan vaktinin çoğunu Işık Muhafızlarının arşivlerinde tek başına geçiriyor ve sıkıcı kayıt yığınları arasında kendini kaybediyordu. Bu belgeler kahraman hikayeleriyle doluydu ama içlerinde tek bir zafer bile yoktu. Her kaydın sonunda aynı basmakalıp satır beliriyordu: "Bu yüce Işık Muhafızı, evini korumak için hayatını feda etti." "Ev mi?" Illuga bu kavramdan içgüdüsel olarak uzaklaştı. Aslında burayı uzun zamandır evi olarak görüyordu ancak bu kelimeyi hiç sesli söylememişti, sanki bu kelimeyi kullanmazsa dünyayı bir şekilde aldatabileceğini düşünüyor gibiydi. * 3. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 3 | Piramida'da hayat yılın büyük bir bölümünde zordur. Özellikle de yenilik ve heyecana olan susuzluklarını şehirde gideremeyen çocuklar için. Sadece kalenin en tepesindeki büyük şölen salonunda bir ziyafet düzenlendiği zaman Işık Muhafızları görev yerlerinden dönerek bu kasvetli kaleye bir nebze olsun canlılık katarlardı. Böyle zamanlarda, yaşça büyük çocuklar mutfağa yardım ederlerdi. Onların gözünde ziyafetin en can alıcı noktası, tatma fırsatı buldukları o eşsiz ve paha biçilmez lezzetlerdi. Illuga da bir istisna değildi tabii. Geri dönen Işık Muhafızları uzak diyarlardan yemek malzemeleri getirirdi ve aşçıların rehberliğinde Illuga da epey aşçılık becerisi edinmişti. Starşina tarafından konulan kurallar uyarınca çocuklar ancak yetişkinlerin ziyafeti bittikten sonra yerlerine oturabiliyordu. Nikita'nın açıklaması basitti: "Çocukların bal şarabı içmesi yasaktır." Illuga, buna ancak çocuklar inanır diye düşündü kendi kendine. Çünkü o, çocukluğu çoktan geride bırakmıştı. Bir defasında, yetişkinlerin neler yiyip içtiğini merak edip çaktırmadan salona sızdı. Ancak salona girdiğinde, ellerinde kadehleriyle ağlaşan yetişkinleri gördü. Sarhoşluğun verdiği kederle öyle kendilerinden geçmişlerdi ki kimse onun varlığını sezmedi bile. Ziyafetlerin neşeli zamanlar olması gerekmez miydi? Neden herkes bu kadar üzgün görünüyordu? Illuga bu soruları kalbinin derinliklerine gömdü. Günler günleri kovaladı. Anlayamadığı sebeplerden dolayı ziyafetler giderek daha sık yapılır oldu. Yine de yetişkinler hiçbir neşe belirtisi göstermiyordu, aksine kederlerini gizlemeleri daha da zorlaşıyordu. Illuga bile bir şeylerin ters gittiğini hissetmeye başladı. Kayıt odasındaki ona her zaman bir dilim Lakka Böğürtleni Turtası veren "amcası", kış bittiğinde masasına geri dönmedi. Mutfakta ona ekmek yapmayı öğreten "teyzesi"nin yerini aniden tanımadığı genç bir adam aldı. Yetişkinlere bunu bir iki kez sordu ama aldığı cevaplar belirsiz ve muğlaktı. O yılın dördüncü ziyafetinde mutfaktaki eleman eksikliği o kadar ciddi bir hal almıştı ki Illuga'ya, mezeleri hazırlamaları için çocuklara liderlik etme görevi verildi. Bu kez nihayet ziyafet başlarken salona girebildi. Salon derin bir sessizliğe bürünmüştü. Elinde tepsiyle gelen Illuga, Işık Muhafızlarının vakur sıralar halinde dizilip kadehlerini sessiz bir adak niyetine göğe kaldırdıklarını gördü. Yere düşüp parçalanan bir porselenin keskin çatırtısı bu durgunluğu bozdu. O anda her şeyi anladı ve kendini tutamayıp gözyaşlarına boğuldu. Piramida'nın en tepesindeki büyük şölen salonu, buruk ve zor kazanılmış zaferlerin kutlandığı ziyafetlere ev sahipliği yapan bir yerdi. Yetişkinler, çocukları gerçekliğin acımasızlığından korumak umuduyla kağıt hamurundan özenli bir kabuk yapmışlardı. Ancak gerçekliğin o durdurulamaz kanı yine de sızmış, fark ettirmeden o kırılgan kalkanın içine işlemişti. Belki de Illuga bunu çok uzun zaman önce anlamıştı. Beklenmedik her kabusunda yeniden canlanan çok daha acımasız sahnelere tanık olmuştu. Tıpkı bir zamanlar yaptığı gibi karanlıkta saklanarak canavarları uzakta tutabileceğini sanmıştı; ancak sıkıca kavradığı o kumların, parmaklarının arasından durmaksızın akıp gittiğini görünce gerçeği anladı. Bir gün, tıpkı kabusların eninde sonunda ona yetişeceği gibi kum da tamamen tükenecekti. O gün gelmeden önce, kumun akışını biraz olsun yavaşlatmak için her ne olursa olsun bir şeyler yapması gerekiyordu. Ve böylece sonunda kararını verdi. Nikita'nın komuta merkezine doğru ilerlerken içini garip bir rahatlama hissi kaplamıştı. * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 4 | Gecenin en yoğun anında Starşina Nikita'nın komuta merkezi karanlığın içinde ışıl ışıl parıldar. Halkın zihninde Işık Muhafızları, sanki uykuya hiç ihtiyaçları yokmuş gibi sadece hava karardıktan sonra ortaya çıkarlar. Doğal olarak bu gerçek olmaktan çok uzaktı. Starşina olarak Nikita, herkesin yeterince dinlenmesini ve göreve hazır olmasını sağlamak için elinden geleni yaparak birliği için titizlikle dengelenmiş bir gece devriyesi programı hazırlamıştı. Nikita'nın kendisi de bir istisna sayılmazdı. Yorgunluktan bitap düşene kadar çalışan biri olmadığından başkalarından da böyle bir şey talep etmemesi sürpriz değildi. Komuta merkezindeki masanın üzerinde, titizlikle işlenmiş raporlar bir kenara istiflenmişti. Nikita'nın önünde ise sadece ince bir mektup destesi duruyordu. Geniş omuzlu, orta yaşlı adam ellerini masaya dayamıştı. Duruşundan, içinde bulunduğu o belirgin huzursuzluk açıkça okunuyordu. Tam o sırada, hayaletimsi mavi bir alev titreyerek duvarın yanından geçti. Nikita'nın bunu fark etmemiş olması neredeyse imkansızdı ama bu tür olaylara uzun zamandır alışmış görünüyordu. "Seni gördüğüme sevindim Flins. Bir dahaki sefere kapıyı kullanırsan minnettar olurum." Hayaletimsi alev, insan formuna bürünerek "Devriyedeydim." diye yanıtladı Nikita'nın sözünü duymazdan gelerek. Bir sandalye çekip masanın yanına oturdu. "Lambalarının hâlâ yandığını görünce bir uğrayayım dedim." "Devriye demişken... Korkarım bir süre daha fazla yükü omuzlaman gerekecek. Bu yıl ağır kayıplar verdik ve sayımız çok azaldı..." "Adam eksiğimiz varsa üzerime düşeni yapmam icap eder." diye ciddiyetle cevap verdi Flins. Devriye programına bir kez bile bakmamıştı halbuki. "Yeni alımlar da mı kötü gidiyor?" "O vahşi bir savaştan sonra çoğu insan korkup kaçtı." dedi Nikita acı bir gülümsemeyle. "Hepsi de gençti, önlerinde parlak bir gelecek vardı. Ancak onları savaş alanına göndermekten başka çarem yoktu." "Belki de bu, bir Starşina'nın taşıması gereken bir yüktür." Flins'in bunu bir teselli olarak mı yoksa sadece bir durum tespiti olarak mı söylediği anlaşılmıyordu. Bakışları masanın üzerindeki mektuplara kaydı. "Başvuranlar bunlar mı?" "Şuna bir bak. Bunu tanıyorsun." dedi Nikita notu ona uzatırken. "Illuga... Onu hatırlıyorum. Küllerin arasından kurtardığın çocuk." "O çocukları sadece asker olsunlar diye kurtarmadım... O, savaş alanında ölmeyi değil, daha iyi bir geleceği hak ediyor." "Ama onun yardımına ihtiyacın var, değil mi?" diye karşılık verdi Flins. "Yetenekli mi bari?" "Savaş becerileri neredeyse kusursuz. Canavarlarla yüzleştiğinde hiç de bir çocuk gibi davranmıyor." "Sen mi eğittin onu?" Nikita sessiz kaldı. Uzun bir sessizliğin ardından derin bir iç çekti. "... Onu bu kalede tutup benimle aynı yolu izlemesine izin vermek yerine ona iyi bir yuva bulmalı, yeni bir hayata başlamasını sağlamalıydım. Ama Nasha Kasabası'ndaki insanları biliyorsun... Gerçekte nasıl biri olduklarından asla emin olamazsın. onu doğru kişilere emanet ettiğimi nereden bilebilirdim? Ya o masum tebessümler, asıl niyetlerini gizleyen birer maskeden ibarettiyse?" "Şafak söküyor. Ben artık gideyim." Flins, Nikita'nın aradığı cevabın zaten kendi kalbinde yattığını biliyordu. Ayağa kalktı, mektubu masaya geri bıraktı ve komuta merkezinden ayrıldı. Bu kez kapıdan çıkıp gitti. Komuta merkezinin dışında bekleyen Illuga, birinin dışarı çıktığını görünce hafif bir şaşkınlık yaşadı. Adam içeri ne zaman girmişti? Yoksa Illuga beklerken uyuyakalıp onu gözden mi kaçırmıştı? Ağzını açmaya fırsat bulamadan, yaklaşan Işık Muhafızı söze girdi. "İçeri gir. İhtiyar seni bekliyor." Bunu söyleyip gecenin karanlığında gözden kayboldu. Doğu göğünde sabah yıldızları çoktan yükselmişti. Karanlığa bürünmüş topraklarda şafağın ilk ışığı sökmek üzereydi. * 5. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Karakter Hikayesi 5 | Illuga, Işık Muhafızlarına katılma dileğini gerçekleştirdi. Muhtemelen Nikita henüz çocukları doğrudan savaş alanına sürecek kadar kalpsiz olmadığından Illuga lojistik ekibine atandı. Illuga'nın, yeni sorumluluklarının Işık Muhafızlarına katılmadan önce yaptığı işten pek de farklı olmadığını anlaması uzun sürmedi. Başta tepki göstermeyi düşündü. En tehlikeli görevlere atanmayı istiyor, yeteneklerinin ancak bu şekilde sınanacağını düşünüyordu. Ancak sonunda, ihtiyarın onu oraya yerleştirmesinin geçerli bir nedeni olduğuna inanarak lojistik ekibinde kalmaya devam etti. En azından şimdi farklı olan bir şey vardı. Sonunda kalbini herkese açabilmişti. Belki de hayata biraz daha sıkı tutunmak istediğinden, Piramida'daki hemen herkes onun iyi niyetinin sıcaklığını hissetti. Ne de olsa artık o bir Işık Muhafızıydı ve meslektaşlarını ailesi gibi görmesi son derece doğal değil miydi? Lojistik, pek çok vazifeyi içinde barındırır. Malzemeleri hazırlamak, raporları düzenlemek, mesajları iletmek... Bu liste böyle uzar gider. Kısa süre içinde irili ufaklı tüm Işık Muhafızı karakollarını ziyaret etmişti. Artık Nod-Krai'da bu hevesli genci tanımayan tek bir Işık Muhafızı bile kalmamıştı. Illuga da herkesi aklında tutmaya özen gösterirdi: Katı Başçavuş Marushkin, sakin ve soğukkanlı Olav, her daim neşeli olan Ivar ve Rollon kardeşler... Sadece bir kez karşılaştıklarına bile ailesi gibi davranırdı. Bu özenli halini belki de Nikita'dan miras almıştı. Görevdeyken herkesin en sevdiği yiyeceği hazırlardı. Ne zaman biri şakayla karışık belirli bir yemeği istediğini söylese Illuga'dan gelen küçük bir sürprizle karşılaşırdı. Işık Muhafızlarına katılanların çoğunun geçmişi acılarla doluydu ve o da bir bakıma meslektaşlarının kalplerindeki boşlukları doldurmaya gelmişti. Belki de kendi içindeki boşluk da bir "aile"nin varlığıyla yavaş yavaş dolarak küçülmeye başlamıştı. Değer verdiği kişiler ona sık sık en sevdiği yiyecekleri sorardı. Böyle durumlarda ya başkalarının iyiliğe karşılık verme yükü altında ezilmesini istemediğinden ya da verecek bir cevabı olmadığından bu soruları savuşturur ve konuyu her zaman ustaca başka bir yere çekerdi. Yine de Işık Muhafızlarına katılmasının ilk yıl dönümünde herkes ona bir sürpriz hazırladı. Herkes özenle seçilmiş yemek malzemeleri getirdi ve hepsi tek bir tencerenin içinde pişirildi. Ateşin etrafında toplanarak eğlenceli ve neşeli bir gece geçirdiler. Ertesi gün Illuga araştırma ekibine atandı. Çok doğal gelişmişti bu durum. Illuga'nın onlara güvendiği gibi, ekip arkadaşları da bu genç adamın onları parlak bir geleceğe taşıyacağına inanıyordu. Belki de en başından beri ihtiyarın niyeti buydu. * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| "Aedon" | Nod-Krai'da birçok yaratık, Kuuvahkinin etkisi altında benzersiz bir evrim yolu izlemiş ve en tecrübeli gezginleri bile şaşırtmayı başarmıştır. Havada süzülen boynuzlarıyla çatırtılı şimşeklerin üzerinde yürüyen canavarlar, bitki köklerinden filizlenip sağa sola kaçışarak saklanan meyveler ve hatta yalnızca kadim zamanlarda var olmuş devasa böcekler... Bunlarla kıyaslandığında sürekli altın bir ışıkla parıldayan bir bülbül pek de dikkat çekici görünmüyor. Illuga, Aedon'la ilk kez tehlikeli bir görev sırasında karşılaştı. Tüm ekibinden ayrı düşmüş ve karanlık bir ormanın sonsuz enginliğinde kaybolmuştu. Gerçi sonradan düşünüldüğünde bu muhtemelen Vahşi Avın yol açtığı sisli bir illüzyondu çünkü Nod-Krai'da bu kadar derin bir orman yoktu. Karanlığın içinde koşarken zayıf bir parıltının peşine düştü ve bu parıltı ona ormandan çıkış yolunu gösterdi. Işığın kaynağını ancak ay ışığı sisi delip geçtiğinde görebildi. Kristal berraklığında, ışıl ışıl ve saf bir kuştu. O andan itibaren bülbül sık sık onun yanında seyahat ederek sayısız sorunu çözmesine yardımcı oldu ve Illuga da, nereye gönderilirse gönderilsin kapısının yanı başında mutlaka ona da bir yer ayırdı. Illuga için Aedon güvenilir bir yoldaştı. Daha sonra Alia'dan onun bir zamanlar Meşale Ustası Solovei'e ait olduğunu öğrendiğinde bile bu durum pek etkilemedi onu. Ayın altındaki yaratıklar bu topraklara muhafızlık eder, varlıkları Işık Muhafızlarından bile öncesine dayanır. İnsanlar Nod-Krai'a ayak basmadan çok önce, ebedi karanlığa karşı sonu gelmez bir mücadele veriyorlardı. Fitil taşıyan bülbül hikayesinde ölümlü dünyayı aydınlatan güneş, aslında gagalarında yanan korlar taşıyan sayısız kuştan oluşmuştur. Illuga, Aedon'un o hikayedeki bir bülbül olduğunu hissetti. Bir gün o da, o kuşlardan biri gibi olacaktı. * 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |
| Önsezi | Illuga mezar taşlarının önünde hareketsiz duruyordu. Daha geçen ay acımasız bir savaştan çıkmışlardı. Rutin bir araştırma olması gereken görev, kadim bir harabedeki öngörülemeyen bir şeyin Nod-Krai'ın kuzey bölgelerini kasıp kavuran bir Vahşi Av akınını tetiklemesiyle felaketle sonuçlanmıştı. Işık Muhafızları, birden fazla ekip gönderip ağır bir bedel ödedikten sonra nihayet canavarları temizleyebildi. Bu kaosun ortasında birçok masum sivil hayatını kaybetti. Illuga'nın bölüğü anomaliyle ilk karşılaşan ve en ağır kayıpları veren gruptu. Komutanları Olsson, geri çekilen ekibi korurken kahramanca ölmüştü. Sadece Illuga ve Ivar hayatta kalabildi. Ivar, Illuga tarafından savaş alanından sürüklenerek çıkarılmıştı. Illuga bir kez daha kendini, çevresindekilerin öldüğü bir felaketten sağ kurtulmuş olarak buldu. Elbette savaş alanından korktuğu için kaçmamıştı. Yaralıları arkada bırakmasının nedeni, onları kurtarmak için destek kuvvet aramasıydı. Yoksa bu kendine söylediği bir yalan mıydı? O gece, sanki korkaklığıyla alay edercesine karanlığın içinden seslenen tanıdık, kesik kesik sesler duydu. Eğer geri çekilirken onları koruyan o olsaydı daha fazlası hayatta kalır mıydı? En azından Olsson hâlâ... Ancak savaştan sonra Starşina Nikita, Vahşi Avın kaynağı olan Kipumaki Uçurumu'nu kapattı ve kimsenin yaklaşmasına izin vermedi. Şüphelerini dindirecek bir yer bulamayan Illuga, yitip giden yoldaşlarının mezarları arasında dolaşarak orada olmayan cevapların peşine düştü. Ancak o gün yalnız değildi. "Bay Flins? Siz de yoldaşlarınıza saygılarınızı sunmaya geldiniz?" Issız bir adada görevli olan bu Ratnik, artık hiçbir aktif bölüğe ait değildi. Işık Muhafızları arasındaki kıdemi neredeyse Nikita'nınki kadar eskiydi ve Illuga onun da dile getirilmemiş, tıpkı kendisi gibi gizemle örtülü kederli bir geçmişe sahip olduğundan şüpheleniyordu. "Eski yoldaşlarım başka bir yerde yatıyor. Burası son on küsur yıl içinde ölenler için inşa edildi. İhtiyar, tamir edilmesi gereken bir şey var mı diye bakmamı istedi. Vaktimin çoğunu mezarların arasında geçirdiğimden bu konuda bir nevi uzman sayılırım." Nikita ondan hüzünlü genç adama göz kulak olmasını da istemişti ama Flins bunu dile getirmedi. Illuga, belki de Flins ile dertlerini paylaşması gerektiğini düşündü. Bu kadar çok savaştan sağ kurtulmuş biri şüphelerini giderebilirdi belki. Ancak Illuga bile canını sıkan şeyin tam olarak kelimeler dökemiyordu. Belki de sadece tek bir ana, kalbinde zaten taşıdığı cevabı doğrulayacak küçük bir işarete ihtiyacı vardı. "Bay Flins, sizce bir Işık Muhafızı için hangisi daha affedilmezdir; pervasızlık mı yoksa korkaklık mı?" "Korkarım ki sorunun dayanağı yanlış. Işık Muhafızlarına katılmak başlı başına bir cesaret göstergesidir. Sen metanetli ve dürüst bir Işık Muhafızısın. Seçimlerinin adalet adına yapıldığından kuşku duymana neden olan şey nedir?" Mezarlıktan döndükten sonra Illuga, araştırma bölüğünün komutasını devralmak için talepte bulundu. Ivar'ın yaraları artık savaşamayacağı anlamına geliyordu, bu yüzden Illuga artık bölüğün TA KENDİSİYDİ. Işık Muhafızlarına katılma başvurusunda olduğunun aksine buna hızlı bir yanıt geldi. Atama mektubu, beklediğinden ağırdı. Mektubu açtığında içinden parıldayan bir taş düştü. Daha önce Flins'te de buna benzer bir taş görmüştü ve işte o an, bir zamanlar kulağa imkansız gelen o hikayelere inanmaya başladı. Bu gerçekten de dünyanın ona bir armağanıydı. Taş avucuna ağır geliyordu, tıpkı omuzlamak üzere olduğu sorumluluk gibi. * 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır. |




















13 responses to “Illuga”
Let him cook
we are so back
so his stacks works like Yunjin right? except its an overall damage, also.. im kind of confused how to build this guy.. em/em/em? or em/em/crit? since his dmg scaling isnt bad either.
Well it will mostly come down to what wepon he is useing!
full EM with crossspear for better buffs
some crit with Fav for better team wide ER
or try to get 50 Rate from just substats and run fav anyway
c6 gorou vs c6 Illuga
Def 438 vs 200
CritValue 40 vs 50
20% def stat buff vs 95%em flat buff
Energy cost 80 vs 60 with better uptime
heal vs em buffs
feels very similar
new dude’s bound to be heavier hitter cause not a healer, assuming lunar crystalizing dmg
while Illuga doesn’t enable lunar-crystalized by himself, he increases moonsign count to enable ascendent gleam effects (artifact/weapon/passives)
fashion-wise: Illuga wins
Itto Gorou Illuga and Columbina might work together tho
Geo Lauma ? Fortunately he is only a 4 star character, Zibai is eating good.
finally, a non-pyro dragon bane user
What about Kitain?
Has EM and Energy restoration
if I’m not mistaken, Zibai is set to be a Lunar-Crystallized DPS, and if that is true, then this guy is basically a must-have in her team.
this kit is like Lauma for Nefer but 4 star and also does not trigger lunar dmg
Camellya is that you?