Lohen

Lohen
LohenNameLohen
TitleKeskin Ok Ucu
OccupationFavonius Şövalyeleri
AssociationMONDSTADT
RarityRaritystrRaritystrRaritystrRaritystrRaritystr
WeaponWeapon Polearm
ElementElement Cryo
Day of Birth3
Month of Birth4
Vision (Introduced)Buz
Constellation (Introduced)Kurnaz Tavşan
Chinese Seuyu林婧南
Japanese Seuyu天﨑滉平
English SeuyuNick Wolfhard
Korean SeuyuLee Sang-ho
DescriptionFavonius Şövalyeleri Atış Bölüğü Yüzbaşı Vekili. Alışılmadık yaklaşımı ve sıra dışı taktiklere olan düşkünlüğüyle bilinen bir şövalye.
Character Ascension Materials
Shivada Yeşimi Tozu
Shivada Yeşimi Kırıntısı
Shivada Yeşimi Parçası
Shivada Yeşimi Külçesi
Prizmatik Kopmuş Kuyruk
Işılkanatlı Güve
Sağlam Ok Başı
Sivri Ok Başı
Eski Ok Başı
Skill Ascension Materials
Direniş Öğretisi
Direniş Rehberi
Direniş Felsefesi
Yükselmiş Örnek: At
Bilgelik Tacı

Table of Content
Stats
Skills
Skill Ascension
Related Items
Gallery
Sounds
Quotes
Stories

Stats

LvHPAtkDefCritRate%CritDMG%Bonus CritDMG%MaterialsTotal Materials
1100126.8161.035.0%50.0%0%
20259769.55158.35.0%50.0%0%
Shivada Yeşimi Tozu1
0
Işılkanatlı Güve3
Sağlam Ok Başı3
Mora20000
Shivada Yeşimi Tozu1
0
Işılkanatlı Güve3
Sağlam Ok Başı3
Mora20000
20+345592.54210.635.0%50.0%0%
405170138.47315.175.0%50.0%0%
Shivada Yeşimi Kırıntısı3
Prizmatik Kopmuş Kuyruk2
Işılkanatlı Güve10
Sağlam Ok Başı15
Mora40000
Shivada Yeşimi Tozu1
0
Işılkanatlı Güve13
Sağlam Ok Başı18
Mora60000
Shivada Yeşimi Kırıntısı3
Prizmatik Kopmuş Kuyruk2
40+5779154.8352.355.0%50.0%9.6%
506649178.1405.385.0%50.0%9.6%
Shivada Yeşimi Kırıntısı6
Prizmatik Kopmuş Kuyruk4
Işılkanatlı Güve20
Sivri Ok Başı12
Mora60000
Shivada Yeşimi Tozu1
0
Işılkanatlı Güve33
Sağlam Ok Başı18
Mora120K
Shivada Yeşimi Kırıntısı9
Prizmatik Kopmuş Kuyruk6
Sivri Ok Başı12
50+7462199.88454.955.0%50.0%19.2%
608341223.42508.535.0%50.0%19.2%
Shivada Yeşimi Parçası3
Prizmatik Kopmuş Kuyruk8
Işılkanatlı Güve30
Sivri Ok Başı18
Mora80000
Shivada Yeşimi Tozu1
0
Işılkanatlı Güve63
Sağlam Ok Başı18
Mora200K
Shivada Yeşimi Kırıntısı9
Prizmatik Kopmuş Kuyruk14
Sivri Ok Başı30
Shivada Yeşimi Parçası3
60+8951239.76545.715.0%50.0%19.2%
709838263.51599.785.0%50.0%19.2%
Shivada Yeşimi Parçası6
Prizmatik Kopmuş Kuyruk12
Işılkanatlı Güve45
Eski Ok Başı12
Mora100K
Shivada Yeşimi Tozu1
0
Işılkanatlı Güve108
Sağlam Ok Başı18
Mora300K
Shivada Yeşimi Kırıntısı9
Prizmatik Kopmuş Kuyruk26
Sivri Ok Başı30
Shivada Yeşimi Parçası9
Eski Ok Başı12
70+10448279.85636.965.0%50.0%28.8%
8011345303.87691.645.0%50.0%28.8%
Shivada Yeşimi Külçesi6
Prizmatik Kopmuş Kuyruk20
Işılkanatlı Güve60
Eski Ok Başı24
Mora120K
Shivada Yeşimi Tozu1
0
Işılkanatlı Güve168
Sağlam Ok Başı18
Mora420K
Shivada Yeşimi Kırıntısı9
Prizmatik Kopmuş Kuyruk46
Sivri Ok Başı30
Shivada Yeşimi Parçası9
Eski Ok Başı36
Shivada Yeşimi Külçesi6
80+11954320.2728.825.0%50.0%38.4%
9012858344.42783.935.0%50.0%38.4%
90+12858344.42783.935.0%50.0%38.4%
10013772421.91839.645.0%50.0%38.4%

Skills

Active Skils

Favonius Mızrağı - Bozulan YeminFavonius Mızrağı - Bozulan Yemin
Normal Saldırı
Arka arkaya en fazla 5 saldırı yapar.

Yüklü Saldırı
Belirli miktarda Dayanıklılık harcar ve ileri doğru atılarak bir vuruş yapar.

Havadan Saldırı
Havadayken dalışa geçerek yere vurur ve yoluna çıkan düşmanlara Alan Hasarı verir.
Lv1Lv2Lv3Lv4Lv5Lv6Lv7Lv8Lv9Lv10Lv11Lv12Lv13Lv14Lv15
1 Vuruş Hasarı53.99%58.39%62.78%69.06%73.45%78.48%85.38%92.29%99.19%106.73%114.26%121.8%129.33%136.86%144.4%
2 Vuruş Hasarı56.44%61.04%65.63%72.19%76.79%82.04%89.26%96.48%103.7%111.57%119.45%127.32%135.2%143.08%150.95%
3 Vuruş Hasarı25.42%x327.49%x329.56%x332.51%x334.58%x336.95%x340.2%x343.45%x346.7%x350.25%x353.8%x357.34%x360.89%x364.44%x367.98%x3
4 Vuruş Hasarı75.23%81.35%87.47%96.22%102.34%109.34%118.96%128.58%138.21%148.7%159.2%169.7%180.19%190.69%201.19%
5 Vuruş Hasarı36.86% + 55.29%39.86% + 59.79%42.86% + 64.29%47.14% + 70.72%50.14% + 75.22%53.57% + 80.36%58.29% + 87.43%63% + 94.5%67.72% + 101.57%72.86% + 109.29%78% + 117%83.14% + 124.72%88.29% + 132.43%93.43% + 140.15%98.57% + 147.86%
Yüklü Saldırı Hasarı65.88%x271.24%x276.6%x284.26%x289.62%x295.75%x2104.18%x2112.6%x2121.03%x2130.22%x2139.41%x2148.6%x2157.8%x2166.99%x2176.18%x2
Yüklü Saldırı Dayanıklılık Maliyeti252525252525252525252525252525
Havadan Saldırı Hasarı63.93%69.14%74.34%81.77%86.98%92.93%101.1%109.28%117.46%126.38%135.3%144.22%153.14%162.06%170.98%
Havadan Saldırı Hasarı (Alçaktan/Yüksekten)127.84% / 159.68%138.24% / 172.67%148.65% / 185.67%163.51% / 204.24%173.92% / 217.23%185.81% / 232.09%202.16% / 252.51%218.51% / 272.93%234.86% / 293.36%252.7% / 315.64%270.54% / 337.92%288.38% / 360.2%306.22% / 382.48%324.05% / 404.76%341.89% / 427.04%
Öngörülmez DarbeÖngörülmez Darbe
Lohen, düşmanın zayıf noktasını ararken Usta Vuruş moduna geçer. Bu moddayken:
·Lohen aktif olarak Haz kademeleri biriktirebilir ve bu kademeleri harcayarak İliğe ve Ruha Kazınmış özel Element Becerisini kullanabilir.
·Yakındaki grup üyeleri Lohen için Kazanma Arzusu biriktirerek İliğe ve Ruha Kazınmış özel Element Becerisinin verdiği Hasarı artırabilir.
Lohen Usta Vuruş modundayken İliğe ve Ruha Kazınmış becerisini en fazla 3 defa kullanabilir, sonrasında artık Haz biriktiremez.

"Şövalyelik ruhu mu? Haha, tuzak kurmak için daha iyi bir yem mi var? Onurlu bir zafer hayali kuran bir düşmanın aklına onu bekleyen 'hoş sürprizden' şüphelenmek gelmez."
Lv1Lv2Lv3Lv4Lv5Lv6Lv7Lv8Lv9Lv10Lv11Lv12Lv13Lv14Lv15
1 Vuruş Hasarı80.99%87.58%94.17%103.59%110.18%117.71%128.07%138.43%148.79%160.09%171.39%182.69%193.99%205.29%216.59%
2 Vuruş Hasarı84.66%91.56%98.45%108.29%115.18%123.06%133.89%144.72%155.55%167.36%179.17%190.99%202.8%214.61%226.43%
3 Vuruş Hasarı38.13%x341.23%x344.34%x348.77%x351.87%x355.42%x360.3%x365.18%x370.05%x375.37%x380.69%x386.01%x391.33%x396.65%x3101.98%x3
4 Vuruş Hasarı112.84%122.02%131.21%144.33%153.51%164.01%178.44%192.88%207.31%223.05%238.8%254.54%270.29%286.03%301.78%
5 Vuruş Hasarı55.29% + 82.93%59.79% + 89.68%64.29% + 96.43%70.72% + 106.07%75.22% + 112.82%80.36% + 120.54%87.43% + 131.15%94.5% + 141.75%101.57% + 152.36%109.29% + 163.93%117% + 175.5%124.72% + 187.08%132.43% + 198.65%140.15% + 210.22%147.86% + 221.79%
Yüklü Saldırı Hasarı98.81%x2106.86%x2114.9%x2126.39%x2134.43%x2143.63%x2156.26%x2168.9%x2181.54%x2195.33%x2209.12%x2222.91%x2236.69%x2250.48%x2264.27%x2
Yüklü Saldırı Dayanıklılık Maliyeti101010101010101010101010101010
Havadan Saldırı Hasarı63.93%69.14%74.34%81.77%86.98%92.93%101.1%109.28%117.46%126.38%135.3%144.22%153.14%162.06%170.98%
Havadan Saldırı Hasarı (Alçaktan/Yüksekten)127.84% / 159.68%138.24% / 172.67%148.65% / 185.67%163.51% / 204.24%173.92% / 217.23%185.81% / 232.09%202.16% / 252.51%218.51% / 272.93%234.86% / 293.36%252.7% / 315.64%270.54% / 337.92%288.38% / 360.2%306.22% / 382.48%324.05% / 404.76%341.89% / 427.04%
Usta Vuruş13sn13sn13sn13sn13sn13sn13sn13sn13sn13sn13sn13sn13sn13sn13sn
İliğe ve Ruha Kazınmış Hasarı60%x464.5%x469%x475%x479.5%x484%x490%x496%x4102%x4108%x4114%x4120%x4127.5%x4135%x4142.5%x4
Kazanma Arzusu Kaynaklı Hasar Artışı0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan
BS18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn18sn
Yargının TecellisiYargının Tecellisi
Tüm Kazanma Arzusunu tüketip ileri doğru seri ve hızlı vuruşlar yaparak Buz Hasarı verir. Bu Hasar, tüketilen Kazanma Arzusu miktarına göre artar. Eğer Lohen bunu gerçekleştirirken Usta Vuruş modundaysa Usta Vuruş süresi 1,65sn uzar.

"Hemen pes mi ediyorsun? Tüh, ben daha yeni başlıyordum..."
Lv1Lv2Lv3Lv4Lv5Lv6Lv7Lv8Lv9Lv10Lv11Lv12Lv13Lv14Lv15
Beceri Hasarı118.8%x6127.71%x6136.62%x6148.5%x6157.41%x6166.32%x6178.2%x6190.08%x6201.96%x6213.84%x6225.72%x6237.6%x6252.45%x6267.3%x6282.15%x6
Kazanma Arzusu Kaynaklı Hasar Artışı0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan0.4% / Puan
BS15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn15sn
Enerji Maliyeti606060606060606060606060606060

Passive Skills

Keyfime GöreKeyfime Göre
Lohen, Öngörülmez Darbe Element Becerisini kullandıktan sonra 9 saniyeliğine "Yüksek Moral" etkisi kazanır: Öngörülmez Darbe Becerisinin seviyesi 1 artar.
Bir Element Becerisi kullanırken eğer grubun diğer üyelerinden herhangi birinin Normal Saldırı, Element Becerisi veya Element Patlaması seviyesi, Lohen'in Element Becerisi seviyesinden düşük değilse mevcut Yüksek Moral etkisinin süresi 6 saniye uzar.
Yüksek Moral etkisi 18 saniyede bir kazanılabilir.
Sorgulama YasağıSorgulama Yasağı
Lohen Usta Vuruş modundayken yakındaki grup üyeleri Hasar vererek Kazanma Arzusu biriktirdiğinde, verilen Hasar Lohen'in Temel Saldırısının %3.000'inden düşük değilse fazladan 60 Kazanma Arzusu birikir.
Laubali ŞaheserLaubali Şaheser
Usta Vuruş modundayken, yakındaki başka bir grup üyesi bir Buz Tepkimesi tetikledikten sonra 8 saniyeliğine o karakterin Saldırısı ve Lohen'in Saldırısı %15 artar.
Cadının Gece Ayini: Şifa Bulmaz DikenCadının Gece Ayini: Şifa Bulmaz Diken
Cadının Ödevi: Farklı Düşmanlara İlişkin tamamlandıktan sonra Lohen bir Cadılık karakteri olur. Grupta en az 2 Cadılık karakteri olduğunda, Cadılık karakterlerini güçlendiren Cadılık: Saklı Ayin etkisi kazanırsın.

Cadılık: Saklı Ayin
İliğe ve Ruha Kazınmış özel Element Becerisi bir düşmana isabet ettiğinde ya da Yargının Tecellisi Element Patlaması kullanıldığında Lohen'in Kazanma Arzusu değeri maksimum sınırının %50'si veya daha fazlasına ulaşmışsa 6 saniyeliğine Normal Saldırı Hasarı ve Yüklü Saldırı Hasarı %40 artar.

Constellations

Hüzünlü Şarkılar Taşıyan RüzgarlarHüzünlü Şarkılar Taşıyan Rüzgarlar
Lohen'in maksimum Kazanma Arzusu sınırı orijinal değerinin %300'üne yükselir.
Ayrıca Lohen Usta Vuruş modundayken yakındaki diğer grup üyeleri Hasar verdiğinde, Lohen için %500 oranında Kazanma Arzusu biriktirirler.
Vururum Her Havada UçanıVururum Her Havada Uçanı
Usta Vuruş modundayken İliğe ve Ruha Kazınmış özel Element Becerisi bir düşmana isabet ettiğinde ya da Yargının Tecellisi Element Patlaması kullanıldığında Lohen 4 saniyeliğine "Şer Kovan Kılıç" etkisi kazanır: Lohen, Usta Vuruş modundayken düşmana Normal veya Yüklü Saldırı ile vurduğu bir sonraki seferde Saldırısının %500'ü kadar Buz Alan Hasarı veren ek bir saldırı gerçekleştirir ve 8 saniyeliğine yakındaki diğer grup üyelerinin Element Ustalığını 200 artırır. Şer Kovan Kılıç etkisi her 4 saniyede bir tetiklenebilir.
Yaralayan Mızrak İyileştirebilir AncakYaralayan Mızrak İyileştirebilir Ancak
{LINK#S11292}Öngörülmez Darbe seviyesini 3 artırır.
Maksimum yükseltme seviyesi 15'tir.
Parlak Sevgi, Kahkahadan ÖlümParlak Sevgi, Kahkahadan Ölüm
Usta Vuruş modundayken Lohen Yargının Tecellisi Element Patlamasını kullandığında Kazanma Arzusu değeri maksimum miktara ulaşır ve bu seferki Element Patlaması maksimum Hasar artışı kazandırır.

Buna ek olarak Lohen, Usta Vuruş moduna geçtiğinde sahip olduğu Element Enerjisi miktarına bağlı olarak aşağıdaki etkiler meydana gelir:
·Element Enerjisi dolu değilken Lohen, 15 Element Enerjisi yeniler.
·Element Enerjisi doluyken Lohen 15 saniye içinde Yargının Tecellisi Element Patlamasını kullanırsa 15 Element Enerjisi yeniler.
Ne Sor Ne ÖğrenNe Sor Ne Öğren
{LINK#S11295}Yargının Tecellisi seviyesini 3 artırır.
Maksimum yükseltme seviyesi 15'tir.
Boğulmak, Batmak ve Kendinden Geçmek, İşte Budur En Yüce Haz!Boğulmak, Batmak ve Kendinden Geçmek, İşte Budur En Yüce Haz!
Özel Element Becerisi İliğe ve Ruha Kazınmış kullanıldığında ve bir düşmana isabet ettiğinde veya Usta Vuruş modu etkinken Yargının Tecellisi Element Patlamasını kullanmak Kazanma Arzusu tüketmez. Bunun yerine Lohen'in Haz puanı tamamen dolar ve bir sonraki İliğe ve Ruha Kazınmış özel Element Becerisi bir düşmana isabet ederse Usta Vuruş süresi 1,25sn uzar. Bu etki 7 saniyede bir tetiklenebilir.
Ayrıca, yukarıda bahsi geçen tüm Hasarlar için Kritik Hasar %175 artar, Lohen'in bu Usta Vuruş sırasında kullanabileceği İliğe ve Ruha Kazınmış sayısı ise 2 artar.

Skill Ascension

Sounds

TitleENCNJPKR
Party Switch
Party Switch when teammate is under 30% HP
Party Switch under 30% HP
Opening Chest
Normal Attack
Medium Attack
Heavy Attack
Taking Damage (Low)
Taking Damage (High)
Battle Skill #1
Battle Skill #3
Sprinting Starts
Jumping
Climbing
Heavy Breathing (Climbing)
Open World Gliding (Start)
Open World Idle
Fainting
Idle Performance

Quotes

Audio Language:
TitleVoiceOver
Merhaba
Sohbet: Yüzbaşı Vekilliği
Sohbet: Rüzgarın Döndüğü Yer
Sohbet: İlişkiler
Yağmur Yağdığında
Yağmurdan Sonra
Yıldırım Düştüğünde
Kar Yağdığında
Rüzgar Estiğinde
Çölde
Günaydın
İyi Günler
İyi Akşamlar
İyi Geceler
Lohen Hakkında: Acının Tadını Çıkarmak
Lohen Hakkında: Güç ve Bahaneler
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Hakkımızda: Dövüş Stili
Hakkımızda: Görevin Anlamı
* 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Önsezi Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Paylaşılacak Bir Bilgi
İlginç Şeyler
Varka Hakkında: İlaca Karşı Direnç
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Varka Hakkında: Büyük Kumandanın Görevleri
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Jean Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Kaeya Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Amber Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Diluc Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Noelle Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Eula Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Albedo Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Klee Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Mika Hakkında
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Lohen Hakkında Daha Fazlası: I
Lohen Hakkında Daha Fazlası: II
* 3. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Lohen Hakkında Daha Fazlası: III
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Lohen Hakkında Daha Fazlası: IV
* 5. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Lohen Hakkında Daha Fazlası: V
* 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Lohen'in Hobileri
Lohen'in Sorunları
En Sevdiği Yemek
En Sevmediği Yemek
Hediye Alma: I
Hediye Alma: II
Hediye Alma: III
Doğum Günü
Yükseltme Hakkında: Giriş
* 1. Yükseltme Aşamasında açılır.
Yükseltme Hakkında: Gelişme
* 2. Yükseltme Aşamasında açılır.
Yükseltme Hakkında: Zirve
* 4. Yükseltme Aşamasında açılır.
Yükseltme Hakkında: Sonuç
* 6. Yükseltme Aşamasında açılır.
Element Becerisi: I
Element Becerisi: II
Element Becerisi: III
Element Becerisi: IV
Element Becerisi: V
Element Becerisi: VI
Element Patlaması: I
Element Patlaması: II
Element Patlaması: III
Hazine Sandığı Açma: I
Hazine Sandığı Açma: II
Hazine Sandığı Açma: III
Düşük Can: I
Düşük Can: II
Düşük Can: III
Düşük Canlı Takım Arkadaşı: I
Düşük Canlı Takım Arkadaşı: II
Yere Serilme: I
Yere Serilme: II
Yere Serilme: III
Hafif Darbe Alma: I
Hafif Darbe Alma: II
Ağır Darbe Alma: I
Ağır Darbe Alma: II
Gruba Katılma: I
Gruba Katılma: II
Gruba Katılma: III

Stories

TitleText
Karakter AyrıntılarıKeşif birliği daha eve dönüş yolculuğunun başındayken ozanlar çoktan yollara düşmüş, kahramanların hikayelerini hanlara yetiştirmişti bile.
Varka gibi tanıdık isimlerin arasında bile "Ön Cephe Bastırma Subayı" unvanı, hem elde ettiği olağanüstü başarılar hem de bitmek bilmeyen muharebelerdeki cesareti sayesinde dilden dile dolaşmaya başlamıştı.
Asıl görevi uzaktan saldırmak olan uzun menzilli bir birlik nasıl olur da her zaman kendini en ön saflarda, kılıçları hazır bir şekilde göğüs göğüse çarpışmaya atılır halde bulur?
Arbaletler ve tüfeklerle donanmış bir bölük, neden sadece mızrak taşıyan genç bir şövalyeyi takip eder?
Böylesi çelişkiler doğal olarak soruları da beraberinde getirdi ve soruların olduğu yerde de çok geçmeden tartışmalar filizlendi.
Bazıları rahatsızlıklarını gizleyemiyordu: "Sırf düşmana yaklaştılar diye menzilli saldırıları bir anda başarısız mı oluyor? Arbaletler ve tüfekler gerçekten bu kadar hantal mı?"
Diğerleri ise okçuların zaten en güçlü ve en seçkin askerler arasında yer aldığını, bu yüzden en iyi birimleri en tehlikeli ön saflara göndermenin gayet normal olduğunu söyleyerek durumu savundu.
Fakat sonunda tüm bu tartışmalar, olaya ilk elden tanıklık edenlerle konuşan ozanların topladığı hikayelerle son buldu:
"O, bölüğün en keskin mızrağıdır, her hattı yarıp geçer."
"O, bölüğün en güçlü kalkanıdır, her saldırıyı geri püskürtür..."
Ne var ki ozanlar, bir kahramanlık hikayesi için fazla yavan kaldığından şövalyelerin sözlerinin devamını genelde es geçerdi:
"Doğrusunu söylemek gerekirse Yüzbaşı Vekili Lohen muhtemelen bunun işi halletmenin en hızlı yolu olduğunu düşünmüştür..."
Evet, onun hikayesinde şövalye masallarındaki şan ve şatafattan ya da kahramanlık destanlarındaki o nefes kesici olaylardan ve ters köşelerden eser yoktur.
Mızraklar, gizli oklar, pusular, zehir, sürpriz saldırılar, gizlice sızmalar...
Hangi silahların ya da taktiklerin daha güçlü olduğunu asla tartışmaz, bir dövüşü şan, utanç ya da kazanç ve kayıp açısından da değerlendirmez.
Her yöntemin kendine has bir tadı vardır elbet ama verdiği o haz, zaferin ta kendisinin yanında gölgede kalır; hayata tutunmanın o çıplak gerçekliği karşısında esamesi bile okunmaz.
Zaferin anlamını düşünmek yalnızca ayakta kalan son kişinin hakkıdır. Hayatta kalmaktan söz etmek ise acıyı hâlâ hissedebilen son kişiye düşer.
Dövüş. Kazan. Hayatta kal. Bu döngü durmadan kendini tekrar eder...
Lohen'in hikayesi ve sürdüğü hayat işte böyledir.
Karakter Hikayesi 1Lohen'in hatırladığı ilk oyuncağı küçük ve esnek bir yaydı.
Her zaman sert ve ciddi olan babası en iyi köknar ağacını özenle seçip yayı oymuş, titiz ve dikkatli annesi ise deriyi kesip kiriş yapmak için tekrar tekrar yoğurmuştu.
Bu sadece bir oyuncak olmasına rağmen ebeveynleri her zamanki yay yapma usullerine uyarak onu tek bir hata bile yapmadan tamamlamıştı.
Fakat babası, Lohen'in tüm umutlarına rağmen ona yayı germeyi ya da ok yerleştirmeyi öğretmedi.
Yapmasına izin verilen tek şey ebeveynlerini taklit etmekti: Yay kollarını kontrol etmek, cilalı yüzeyi yağlamak, kirişi mumlamak. Her gün aynı şeyleri tekrarlıyorlardı.
"Lohen, atalarımız bir zamanlar şöyle derdi: 'Yay, tutarlılık gerektiren bir alettir. Ailemiz nesillerdir yay üreterek geçimini sağlıyor. Haliyle bizim de bir yay gibi yaşamamız, attığımız her adımın mükemmel bir şekilde hizalı olmasını sağlamamız gerekir.'"
Ebeveynleri bu dersi her sabah duaları sırasında tekrarlardı.
Günleri istikrarlı rutinler, disiplinli çalışma ve huzurlu bir düzen içinde geçerdi.
Lohen'in ebeveynleri, o doğmadan önceki yirmi yılı aşkın süredir bu şekilde yaşamışlardı ve doğumundan sonraki on yılı aşkın bir süre boyunca da hiçbir şey bu düzeni bozmamıştı.
İlk kelimelerini mırıldandığı andan yayları ve okları ustalıkla kullanabildiği zamana kadar, Lohen hayatının gidişatının çoktan gözlerinin önüne serildiğini hissetti. Belki de yaşlılıktan gözleri görmez olana ve ahşabın dokusunu seçemez hale gelene dek bu gidişatı takip edecek, günleri sakin ve değişmez bir rutin içinde sessizce tükenip gidecekti.
Ancak oklar, cephanelikte ne kadar dikkatli saklanırsa saklansın, yerinde durması için yapılmamıştır. Tıpkı bunun gibi, Lohen'in ehlileştirilmemiş doğası da asla sakin ve düzenli bir hayata hapsedilemezdi.
Küçük Lohen ok ucunu bir kez daha parlattı; yansıyan o keskin ışıltının içinden, derinlerinde gizli bir kızıllık yanan kendi gözleri ona bakıyordu.
Ok, fırlatılmaya hazır şekilde bekliyordu...
Ve o an çok yakındı.
Sıradan bir günde Lohen her zamanki gibi yük arabasında oturuyor, bir siparişi teslim etmek için çıktıkları Mondstadt yolculuğunda babasına eşlik ediyordu.
Ancak o gün bu rutin yerini tehlikeye bırakmıştı; maskeli ve yetenekli bir grup haydut, kargolarını gözüne kestirmişti.
Babası aceleyle Lohen'i üstü kapalı arabaya iterek kımıldamamasını ve ses çıkarmamasını tembihledi. Ardından ya haydutları uzaklaştırmak ya da nerede olurlarsa olsunlar Favonius Şövalyelerini çağırmak için bağırdı.
Araba, taşı delebilecek kadar güçlü yaylar ve arbalet oklarıyla doluydu...
Babası, yıllarca süren denemelerle bilenmiş usta bir okçu becerisine sahipti...
Yine de haydutlar belli etmeden onu oradan uzaklaştırmaya çalıştı...
Tüm bunlara rağmen, sakin ve düzenli bir hayatın getirdiği alışkanlık onu o kadar telaşlandırmıştı ki durumu sorgulamadı, hatta karşı koymayı bile düşünemedi.
Arabanın dışındaki kargaşa yavaşça dindi ve çok geçmeden perde aralandı, ancak dışarıda bekleyenler ne haydutları dağıtan babası ne de onu kurtarmaya gönderilen şövalyelerdi. Onun yerine, karşısında siyah elbiseli ve maskeli bir grup adam duruyordu.
Lohen tepki veremeden yakalandı. Demir gibi ellere karşı her tekmesi ve her çırpınışı faydasızdı.
O anda Lohen, kimin tuzağına düştüğü veya nereye götürüldüğü hakkında hiçbir fikre sahip değildi.
Küçük Lohen sıkışık ve karanlık hücrede sessizce oturmuş, öylece düşünüyordu.
Babası yayıyla haydutlara karşı koysaydı bunların hiçbiri yaşanmazdı. Kendisi daha hızlı ve daha dikkatli olsaydı belki yakalanmadan önce saklanacak bir yer bulabilirdi.
Yan hücreden kaçırılan diğer çocukların ağlayışları daha da yükseldi. Kimsenin bakmadığı kısa bir anı kollayan Lohen, arabadan getirdiği küçük bir ok ucunu kolunun içine sakladı.
Belki de Rüzgar Hükümdarı çocukların çaresiz feryatlarını duymuştu ya da belki de görünmez bir kudret, Lohen'in sessiz güç yakarışına cevap vermişti.
Kötü adamlar esirlerini telaşla başka bir yere götürmeye çalışırken adaletin savunucuları nihayet ortaya çıktı.
Grubun başında elinde yayıyla kolayca saldıran zırhlı bir figür vardı. Suçlular önünde bir bir devriliyordu.
Belki onları sorgulamak için canlı yakalamak, belki de çocuklara zarar vermekten kaçınmak istiyordu; bu yüzden sadece küt uçlu oklar fırlattı.
Yine de onun ellerinde küt uçlu oklar bile durdurulamaz bir güç taşıyordu. Yay kirişinin her titreşimi havada çınlıyor, yere çarpan bir bedenin ağır gümbürtüsüyle karşılık buluyordu.
Havada süzülen oklar hem şiddetli hem de göz alıcıydı, küçük Lohen'in bakışlarını kendilerine hapsetmişti. Harekete hazır bekleyen elleri bile donakalmıştı.
Lohen ancak Adorno hapishane arabasının perdesini aralayıp ona baktığında kendine gelebildi.
"O oklar kadar kuvvetli olsaydım bu ipler çoktan kopmuş olurdu. O zaman aptal Theodore'un zırlamasını dinlemek zorunda da kalmazdım..."
Bu düşünce, küçük Lohen'in kalbinde sessizce kök saldı.
Ancak Adorno'nun gördüğü bambaşka bir şeydi.
Ağlayan çocukların arasında bir oğlan çocuğu diğerlerinden ayrı duruyordu. Yüzü soğuktu ve hiçbir korku belirtisi göstermiyordu.
Bileklerindeki sıkıca bağlı ipler, sakladığı ok ucunun açtığı belli belirsiz bir kesikle çentilmişti.
"... Ne olağanüstü bir çocuk... Bir gözüm üzerinde olsun."
* 2. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Karakter Hikayesi 2Lohen kurtarıldığından beri ailesi, onu tekrar kaybetme korkusuyla üzerine titriyordu. Ama yaya gerilmiş bir ok, asla sessiz sakin bir hayata geri dönemezdi.
Mehtaplı bir gecede, ailesi uyurken Lohen sessizce pencereden dışarı süzüldü. Yanında kendi yaptığı kısa bir yay, küçük bir oyma bıçağı ve kontrolden geçememiş bir avuç kusurlu ok vardı.
Belki şansı yaver gitmişti ya da belki de savaşmak için doğmuştu. Geri döndüğünde, karşılaşmasının ganimeti olarak çantasında iki Dağ Yabanisi ok ucu vardı.
Ondan sonra Lohen geceleri daha sık dışarı çıkmaya başladı. Önce haftada bir, sonra birkaç günde bir derken sonunda her gece karanlığa karışıp kaybolur oldu. Hedefleri güçlendiği gibi, getirdiği ganimetler de zenginleşti: paramparça olmuş maskeler, uğursuz parşömenler ve Dağ Azmanlarının boynuzları...
Zamanla maceracılar arasında bir söylenti yayılmaya başladı. Söylenene göre, gece yarısı Dornman Limanı yakınlarında rüzgar gibi hareket eden, canavar sürülerinin arasına sızan ve her okuyla hedefi tam on ikiden vuran ufak tefek bir okçu görülüyormuş.
Zaferler birbiri ardına sıralanıyor, tehlike ise hep ensesinde bitiyordu. Her karşılaşma, fırtınada kabaran bir gelgit gibi gümbürdeyerek kalbinin hızla atmasına neden oluyordu.
Bir noktada zihninde bir soru belirmeye başladı: O saldırganlarla tekrar yüzleşseydi, her şey farklı olur muydu? Yoksa yine bir başkasının gelip onu kurtarmasını bekleyen o çaresiz çocuk mu olacaktı?
Ne kadar çok tehlikeye göğüs gererse gersin, ne kadar çok ok hedefini delip geçerse geçsin, bu soru zihninde daha da ağırlaşarak varlığını sürdürdü. Bu sorunun cevabını kendi kendine bulması mümkün değildi.
Cevabı yalnızca o ilk hedefi vurduğunda bulabilirdi.
...
Lohen sonunda maceracı üniformasını giyip gerçeği ailesine açıkladığında, ilk tepkileri şaşkın bir sessizlik oldu, ardından da hızla bir öfke fırtınası koptu.
Fırtınayı dindiren, göğsüne vurarak canavarların Lohen'e değil, Lohen'in canavarlara zorbalık yapacağına dair onlara güvence veren Usta Cyrus'tu. Ailesi ancak o zaman geri dönülmez olanı gönülsüzce kabullendi.
... Bir bakıma kabullendikleri şey Lohen'in üst kademe bir maceracı olarak becerisi değil, bir zamanlar tanıdıkları o uysal çocuğun artık asla geri dönmeyeceği gerçeğiydi.
Yine de vazgeçemediler. Yıllarca onu kendini tehlikeye atmaktan vazgeçmesi için ikna etmeye çalıştılar. Hatta bir zamanlar Lohen'i kurtarmış olan kıdemli şövalye Adorno'ya giderek çocuğa laf anlatabileceğini umdular.
"Bir ok gerildi mi artık geri alınamaz. Yay yapımcıları olarak bunu en iyi sizin anlamanız gerekir." dedi Adorno, sanki Lohen'in seçimini çoktan öngörmüş gibi. "... Ama biz yine de yaydan ayrılmadan ona kılavuzluk edebilir, doğru yöne çevirebiliriz. Bir okçu olarak tavsiyem budur."
Adorno onların adına konuşmayı kabul etti. Lohen'in ailesi ayrıntıları hiç öğrenemedi ama sonraki aylarda Lohen gözle görülür şekilde durulmuştu... Söylediğine göre "sınavlara hazırlanıyordu".
Birkaç ay sonra Lohen, aniden Favonius Şövalyelerinin seçmelerinde ortaya çıktı ve üstün becerisiyle birinci sıraya yerleşti. Bazıları yöntemlerini sorgulasa da nihayetinde Şövalyelere katılmayı başardı.
Aslında o kadar da kötü değildi. En azından Şövalyelerin arasında düzgün bir konumu ve arkasını kollayan yoldaşları vardı. Tek başına bir maceracı olarak dolaşmaktan çok daha iyiydi.
Üstelik Lohen birkaç ay önce Maceracılar Loncasının özel görevlerinden sıkılmıştı ve çok daha tehlikeli avlar bulmak için Mondstadt'tan ayrılmayı düşünüyordu.
Anne ve babası birbirlerini teselli etse de Adorno'nun ne söyleyip de oğullarını Şövalyelere katılmaya ikna ettiği sorusu düşündükçe daha da kafalarını karıştırıyor, akıllarından bir türlü çıkmıyordu.
...
"... Evlat, o zamanki kaçırma olaylarının arkasında kimin olduğunu bulduk."
O ana kadar bir ara bulucuyla daha uğraşmaya pek niyeti olmayan Lohen, aniden ona keskin bir bakış attı. "Kimmiş?"
"Yakında resmi bir bildiri yayımlayacağız ama intikam peşine düşmenin bir alemi yok." dedi Adorno sakince. "Öldü zaten."
Uzun bir sessizliğin ardından Lohen tekrar konuştu: "Onu kim öldürdü?"
"İntihar." "Onun gibi biri durduk yere canına kıymaz. Asıl neyi sorduğumu çok iyi biliyorsun, onu o raddeye kim sürükledi?"
Adorno hafifçe gülümsedi. "Büyük Kumandanımız, Poyraz Şövalyesi... Mondstadt'ın yaşayan efsanesi. Bu senin için uğraşmaya değer yeni bir hedef olur mu?"
* 3. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Karakter Hikayesi 3Varka "taklitçilerine" çok alışkındı.
Büyük bir kahramanın gölgesinin peşine düşen heyecanlı gençler olağan bir durumdu. Aralarında birkaç fazla özgüvenli, hırslı baş belası olması da beklenirdi.
Ama Lohen gibisiyle daha önce hiç karşılaşmamıştı.
Geçmişte bu tür taklitçilerin en cüretkar eylemleri, kendi kuvvetlerini kanıtlamayı amaçlayan sürpriz saldırılardan ibaretti. Lohen'in sahneye çıkışı ise ancak "pervasızlığın zirvesi" olarak tanımlanabilirdi.
Gizli oklar, sis perdeleri, tuzaklar, hatta canavarları anında devirebilen sakinleştiriciler... Teknikleri neredeyse mükemmelliğe ulaşacak şekilde geliştirilmişti. Sayısız savaşla yoğrulmuş bir kıdemlinin hassasiyetine sahiptiler ve belli belirsiz Eroch'un grubunun kalıntılarından izler taşıyorlardı.
"Hiç fena değil ufaklık. Bayağı yeteneklisin! Ama... Bu ucuz numaralar bana sökmez!"
"Genç çocuk" anında Varka'nın sıkı kontrolü altına girmişti.
"Kaçırılma karşısında paniğe kapılmayan, hatta belki de kendi başına kaçabilecek kadar yetenekli bir çocuk."
"Dornman Limanı civarında acımasız bir isabetle saldırdığı söylenen o küçük okçu."
"Henüz yeni katılmış olmasına rağmen Eroch'un grubundan arta kalanları avlamaya başlayan deli fişek çaylak."
Varka, Adorno'dan Lohen hakkında birçok hikaye dinlemişti. Bu küçük gösterinin bir süre daha devam etmesine izin verdi. Çocuğun marifetlerini merak ediyordu.
Canavarları bile adımlarının ortasında dondurabilen o kocaman çift kılıcın ezici gölgesinin altında bu aceminin yüzünde nasıl bir ifade belirecekti?
Hayranlık mı? Panik mi? Yoksa bambaşka bir şey mi?
Varka, gözlerini Lohen'in gözlerine kilitledi. Lohen'in buz gibi, gittikçe daha da delici bir hal alan bakışlarında bir coşku kıvılcımı parlıyordu; bu, belki de Varka'nın kendi içinde hâlâ hissettiği, en güçlüye kafa tutma ve zafere ulaşma arzusunun bir yansımasıydı.
Umut vadettiği doğruydu ama toy ve pervasızdı. Sınırlarını anlamak için birkaç darbe alması gerekiyordu. Varka harekete geçti, bu cüretkar çaylağı alt etti ve birkaç gün hücrede kalmasının ona iyi geleceğine karar verdi. "Bundan memnun değil misin? İstediğin zaman tekrar karşıma çıkabilirsin. Gözüm üzerinde olacak."
"O zaman bekleyip görmen gerekecek." Lohen, içeri kapatılırken omuz silkip belli belirsiz gülümsedi.
Hapsi bittikten sonraki gün Lohen, özür dilemeye geldiğini söyleyerek elinde Varka'nın en sevdiği şarapla kapısında belirdi.
"Ooo. Hiç fena değil. Üstelik en sevdiğim Karahindiba Şarabını getirmişsin. Buna hayır diyemem işte."
Keskin, acı içki boğazına daha yeni değmişti ki Büyük Kumandanın başı aniden döndü. Bu işte bir terslik vardı. Lohen'in hücre hapsinden sonra Adorno'nun söyledikleri aklına geldi:
"Doğrusunu istersen, onu kendi gençliğin ya da sana hayran olan sıradan bir Mondstadtlı çocuk gibi görmesen iyi edersin. Elbette kuvvetine saygı duyuyor. Fakat bence asıl derdi sana meydan okumanın bir yolunu bulmak."
"Tahminim doğruysa aklından şunlar geçiyor: 'Kudretli Varka'yı sınamanın bir yolunu bulmak başlı başına eğlenceli olmalı. Kazanmak ya da kaybetmek pek de önemli değil. En kötü ihtimalle birkaç gün yatak döşek yatar. Şan ve şerefe gelince... Aklından bile geçtiğini sanmıyorum."
Lohen gözleri fal taşı gibi açılmış bir şekilde izlerken Varka, baş dönmesine meydan okuyarak sadece saf kuvveti ve çelik gibi iradesiyle kendini toparladı.
"... İnanılmaz. Hesaplarıma göre bu doz bir düzine orman domuzunu devirebilirdi..."
"Evlat... Sana söylemiştim, böyle ucuz numaralar bana sökmez!"
O andan itibaren Lohen'in "kuvvet" anlayışı tamamen değişti.
Hiçbir tuzağın veya zehrin sarsamayacağı, ölümle burun buruna gelinen sayısız anla çelik gibi dövülmüş ve mutlak bir kesinliğe dayanan bir güçtü bu.
O andan itibaren Lohen'in listesine iki yeni hedef daha eklendi:
Birincisi, ne pahasına olursa olsun Varka'yı alt etmek.
İkincisi, aynı numaraları kendi üzerinde denemek ve asla yere serilemeyeceğinden emin olmak.
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Karakter Hikayesi 4Favonius Şövalyeleri; uzun ve destansı bir geçmişe sahip, sayısız kahramanın yükselişine tanıklık etmiş ve bir o kadar da trajediye göğüs germiş bir örgüttür.
Tüm bu efsaneler ve nice zorlu tecrübe, Şövalyelere basit bir gerçeği öğretti:
Şövalyelik yolundan sapanın peşini felaket bırakmaz.
Tam da bu sebepten ötürü, Lohen'in 5. Bölüğün Yüzbaşı Vekili olarak atanması Şövalyeler arasında şüpheyle karşılandı.
Ne de olsa sorun çıkarmaktan zevk alan, Büyük Kumandana pusu kuran ve savaşta zehir ve tuzaklara başvuran bir "deli", çoğu kişinin gözünde şövalyelik ideallerini temsil edecek biri gibi görünmüyordu.
Tabii Lohen söylentilere pek aldırış etmedi.
"Başkalarının düşüncelerini pek umursamadığını biliyorum. Ama keşif seferi tek başına yapılacak bir iş değildir. Arkanda kimse olmazsa başvurunun kolay kolay kabul edilmeyeceği çok açık."
Adorno, sanki Lohen'in durumla baş edip edemeyeceğinden emin değilmiş ya da işleri daha da kötüleştireceğinden endişeleniyormuş gibi duraksadı.
Varka o güne dek eşi benzeri görülmemiş büyük bir sefer düzenleyeceğini duyurduğundan beri Lohen bu sefere katılmak için can atıyordu.
Uzaklardaki savaş alanları ve görünmez tehlikeler onu herhangi bir oyuncaktan çok daha fazla heyecanlandırıyordu. Fakat sefere katılmak bambaşka bir zorluktu. Değerlendirme listeleri gelip geçiyor ama onun adı bir türlü görünmüyordu.
Adorno, Lohen'in savaş alanında her şeyin üstesinden gelebileceğini biliyordu. Asıl sorunun saha dışında olduğundan şüpheleniyordu.
Lohen hiç umursamadan, "Pekala. Eğer benim gibi 'geleneklere aykırı' bir şövalye sınava giremiyorsa... O zaman ben de onun yerine sınav görevlisi olurum." diye cevap verdi.
...
"Pratik açıdan bakarsak fena bir fikir sayılmaz. Hem şövalyelere kendi eksiklerini hatırlatır hem de birliğin değişmesi gerekip gerekmediğini sürekli sorgulayanların sesini keser... Ne de olsa her rakibin şövalyelik kurallarına göre oynamasını bekleyemeyiz."
Varka, Lohen'in oldukça alışılmadık "başvurusunu" incelerken bunu iyice kafasında tarttı.
Raporda uzun bir "sınav" listesi sıralanmıştı. Alışıldık gece baskınları, tuzaklar ve zehirler artık Varka'yı pek şaşırtmıyordu ama bu yeni yöntemler onun dikkatini çekmişti. Kılık değiştirerek pusu kurma, tatbikat öncesi malzemeleri sabote etme ve diğer zekice taktikler rapordaki yenilikler arasındaydı.
Raporun en sonunda, Lohen laf arasında sözde "ünlü bir alıntıya" yer vermişti ve Varka bunu görünce az kalsın içeceğini ağzından püskürtüyordu.
Önceki Büyük Kumandanın pusuya düşürüldüğü geceden bir alıntıydı bu: "Eğer Favonius Şövalyeleri kendilerini bile koruyamıyorsa Mondstadt'ı nasıl koruyabilirler?"
... Gençliğin getirdiği hatalar insanı hep gafil avlardı. Varka kendini toparlamak için bir an duraksadıktan sonra başvuruyu onay damgasıyla mühürledi.
Sıra dışı şövalyelere sıra dışı sınavlar yaraşır.
İster sefere çıkacak şövalyeler için olsun ister Lohen'in kendisi için.
* 5. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Karakter Hikayesi 5"İyiliksever Şövalye" unvanının en olası varisi olmasına rağmen Lohen, tüm Favonius Şövalyeleri arasında bu unvana belki de en uzak kişidir.
Herkesin gözünde bir "İyiliksever Şövalye"; insanları tehlikelerden kurtaran, onları felaketin kıyısından alan bir kahramandır. Lohen ise tam tersine, tehlikenin kalbine bodoslama dalmaya ve bu yolculukta başkalarını da yanında sürüklemeye pek bir meraklıdır. Tabii bu "başkaları" genellikle düşmanları olur... Ve her zaman insan değildirler.
Yine de Lohen'in bu sıra dışı "hobilerinin" faydaları da vardı. Özel operasyonlar ve yüksek riskli görevler söz konusu olduğunda, çoğu kişinin beklentisinin epey ötesinde bir performans sergiliyordu.
Sonuç olarak, keşif seferinin gizli görevlerinin birçoğu doğal olarak ona kalıyordu.
Bunlardan biri, Kuzey İstihbarat Ağının mevcut başkanından gelen gizli bir talepti.
İstihbarat raporlarına göre Nod-Krai'daki mevcut kaostan faydalanan bir yeraltı müzayede evi faaliyet gösteriyordu. Hem kaçak malların hem de tehlikeli eşyaların ticaretini yapıyor, müthiş bir dikkatle hareket ediyor ve yüksek ihtimalle sırtlarını güçlü bir destekçiye yaslıyorlardı. Bu şebekeyi çökertmek, Kuzey İstihbarat Ağının güvenini kazanmak için muhteşem bir fırsattı.
"Yeteneklerinize olan güvenimiz tam. Fakat şövalyelik kurallarının geçmediği yerlerde, tek başına kaba kuvvet genel başarının bir ölçütü sayılamaz."
Kuzey İstihbarat Ağının endişelerini gidermek adına keşif kuvveti, temkinli ve adım adım ilerleyen bir plan hazırladı.
Lohen'in görevi, tek başına olan kişileri sessizce yakalayıp müzayedenin yerini ve zamanını öğrenmekti. Sonrasında da ekip, riski olabildiğince düşük tutup olaya karışan herkesi tespit etmek için gözetleme, gizlice dinleme ve sistematik iz sürme yöntemlerine başvuracaktı.
Bu görev Lohen için biçilmiş kaftandı. Tek başına hareket edecek, her yakalamayı hassasiyetle gerçekleştirecek ve işin kalbine inecekti. Zorlu, sessiz ve tam ona uygun.
Nannina'nın hesaba katmadığı tek bir ayrıntı vardı. Lohen'in lügatinde, işler gereğinden fazla sessiz ilerliyorsa o plan tamamlanmış sayılmazdı.
Yola çıkmadan önce Nannina, Kardinal Seamus'tan bir hatırlatma iletmişti: "Göreve odaklan. İşleri karmaşıklaştırma."
Lohen hiç tereddüt etmeden şöyle yanıt verdi: "Merak etme, mesaj alındı."
Gerçekten de mesajı almıştı.
En azından kendi kafasında başından beri görevin tek bir amacı vardı, o da Favonius Şövalyelerinin gücünü Kuzey İstihbarat Ağına göstermekti.
...
Birkaç gün sonra Mondstadt'ta, Büyük Kumandanın ofisinde...
Keşif birliğinden gelen raporu okuyan Büyük Kumandan Vekili Jean, Varka'ya cevabını kaleme almaya başladı.
"Yeraltı müzayedesi operasyonu hakkında tamamen bilgilendirildim."
"Lohen'in sahadaki muhakemesi her zamanki gibi keskin ve kararlı. Olay yerindeki tüm katılımcıları kontrol altına almış, çatışmanın Nasha Kasabası'na ulaşmasını engellemiş ve hiçbir sivilin zarar görmemesini sağlamış. Sadece sonuca bakıldığında bu operasyon, iyilikseverlik ideallerine tamamen uygun, gerçek bir koruma eylemidir."
"Liyakat açısından değerlendirirsek, tespitine katılıyorum. Artık Bay Adorno'nun mirasını devralabilecek noktaya ulaştı. Hareketleri ölçülü ve bilinçliymiş... En azından düşman kalesinin merkezine ulaşana dek."
"Yine de affına sığınarak açık konuşacağım. Düşman kalesinin tam kalbinde belirip çatışma başlatması, tek başına oradan çıkıp bir de gövde gösterisi yaparcasına ganimetlerini sergilemesi... Bunlar Favonius Şövalyelerinin alışılageldik tutumuyla hiç ama hiç bağdaşmıyor."
"Fırsatın olduğunda bunu Kuzey İstihbarat Ağındaki ilgili kişilere izah etmeni rica edeceğim."
* 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
Sahte Çok Amaçlı İletişim Kayıt CihazıMika, Çok Amaçlı Ön Saha Gözlem Cihazını hep yanında taşır ve her daim dört dörtlük bir düzende tutar.
Bu cihaz arazi ayrıntılarını, kilit konumları ve standart yürüyüş rotalarını kaydetmekle kalmaz, bazen canavar faaliyeti izleri veya tehlikeli bölgelerin değerlendirmeleri gibi ek bilgilerle de güncellenir.
İstihbarat her harekatın belkemiğidir. Ne var ki bazı şövalyeler yalnızca bilgilerle değil, bilgileri toplayan cihazlarla da ilgilenir.
Lohen de bunlardan biriydi.
"Böylesine karmaşık bir ekipmanı sanki çocuk oyuncağıymış gibi kullanıyorsun, öyle mi?" Lohen, düşman mevzilerindeki rutin kontrolünü bitirdikten sonra aniden bir iltifatta bulundu: "Doğrusu epey etkileyici."
Yaşı kendine bu kadar yakın ama itibarı kendisinden çok farklı olan bir kıdemlisinden böyle bir övgü duymak, Mika'yı bir anlığına afallatsa da hoşuna gitmişti.
Konuya oldukça ilgi duyan Lohen, art arda sorular sordu. Keşif cihazı hakkında teknik personel hariç kimseyle pek konuşmayan Mika, farkına bile varmadan kendini sohbete kaptırmıştı.
"Yani bu kadar verimli bir cihazla, düşmanların sık sık toplandığı epey bir nokta biliyor olmalısın, değil mi?" "Bakımını genelde nasıl yapıyorsun? Elinin altında yedek parça bulunduruyor musun?"
... Belki de bu "adı çıkmış" şövalye, anlatıldığı kadar korkunç biri değildi...
Mika her soruyu hevesle ve eksiksiz bir şekilde yanıtladı. Lohen ise gözlerini kısıp başıyla onaylarken ilgisini çeken kısımları sessizce not alıyor, geri kalanını ise umursamıyordu.
Birkaç tur sorguya çekildikten sonra Mika için taşlar yerine oturmaya başladı. Lohen'in ilgisini çeken her bölgede olaylar yalnızca birkaç gün içinde duruluyordu.
Lohen'in vücudundaki taze yaraları ve ani, kısa süreli ortadan kayboluşlarını gören Mika, artık olan biteni tesadüfe bağlayamıyordu. Acı bir gerçekle yüzleşti: Keşif haritaları, Lohen tarafından endişe verici derecede "verimli" bir şekilde kullanılıyordu.
Mika, tedbir olarak haritalarını teslim ederken Lohen'in operasyonlarıyla ilgisi olmayan canavar toplanma noktalarını atlamaya başladı. Lohen ayrıntılar için onu sıkıştırdığında ise giderek daha kaçamak cevaplar veriyordu.
"Iıı... Ben her şeyi rapor ettim zaten! B-Bence emirleri Büyük Kumandanın vermesi en doğrusu olur!"
Ancak Lohen daha fazla üstelemedi. Yüzüne her şeyi anladığını belli eden bir gülümseme yayıldı ve gözleri, sanki öylesine bakıyormuş gibi Mika'nın göğsüne bastırdığı ölçüm cihazına kaydı.
O günden sonra Mika, ölçüm cihazının üzerine titremeye başladı. Oturduğu yerden kalkmadan önce not defterini iyice sakladığından emin oluyor, başkalarına malzeme verirken sayfaları defalarca kontrol ediyordu. Masasından biraz uzaklaştığında bile sanki arkasından biri defteri gözetliyormuş gibi bir hisle dönüp dönüp arkasına bakmaktan kendini alamıyordu.
Yine de ne olursa olsun, Lohen'in davranışlarında hiçbir değişiklik olmuyordu. Sanki Mika'nın saklamaya çalıştığı her sırrı önceden biliyormuş gibiydi. İşin içinde adeta bir sihir vardı.
Mika bir süredir bu konuya kafa yoruyordu ve keşif kuvvetinin kamp ateşi gecelerinden birine kadar da bir sonuca varamamıştı.
O gece Ekbert, ortamı şenlendirmek için yeni bir Fontaine sihir numarası göstermeye can atıyordu ama belli ki içkiyi biraz fazla kaçırmıştı ve haliyle her şey ters gitmişti.
Muhteşem bir "hileli değiştirme" numarası yapmayı planlamıştı ama daha o hazır bile değilken birbirinin tıpatıp aynısı iki kart kabak gibi ortaya çıkıverdi.
Aslında fikir çok basitti: Seçilen kartı el çabukluğuyla sahte kartla değiştirecek, herkesin bakışlarını yeme çekecek ve o kısacık anda asıl kart üzerinde sihrini konuşturacaktı. Ne yazık ki numara daha başlar başlamaz sona erdi.
Kamp ateşinin etrafına yayılan kahkahaların ortasında, Mika'nın aklı Lohen'in ona uzun zaman önce sorduğu bir soruya gitti.
"Bakımını genelde nasıl yapıyorsun? Elinin altında yedek parça bulunduruyor musun?"
Ve o an, geçmişteki rahatsız edici küçük olaylar bir bir anlam kazanmaya başladı: Stoktan sessiz sedasız kaybolan yedek parçalar, ara sıra inat edip bir türlü açılmak bilmeyen kitap sayfaları...
Birisi daha yeni tanıştığı bir iş arkadaşının arkasından hemen dolap çevirmeye başlayabilir miydi?
Birisi içten içe sinsi bir plan kurarken dışarıya karşı dost canlısı ve meraklıymış gibi görünebilir miydi?
Hem hiç kimse kaşla göz arasında ölçüm cihazını sahtesiyle değiştiremez, istihbaratı kopyalayamaz ve sonra da hiçbir şey olmamış gibi büyük bir yüzsüzlükle her şeyi yerine koyamazdı... Değil mi?
İçini kemiren huzursuzluğun ortasında Mika, bir anda avına kilitlenmiş bir yırtıcının bakışlarını ensesinde hissedercesine keskin bir ürpertiyle irkildi. Hızla başını kaldırdı ama Lohen kalabalıkla birlikte kahkahalar atıyor, dikkati özellikle kimsede değilmiş gibi görünüyordu.
Kahkahası capcanlı, içten ve doğaldı... Tıpkı Lohen'in ilk tanıştıklarında Mika'ya gösterdiği o meraklı ve samimi sıcaklığın aynısıydı.
* 4. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.
ÖnseziLohen, bir yüzbaşının kuvvetinin nasıl elde edilebileceği üzerine uzun zamandır kafa yoruyordu.
Bir yüzbaşı elbette güçlü canavarlara kafa tutmalı, hatta tek başına koca bir düşman ordusunu dize getirebilmeliydi.
Yıkıcı gücü kalıcı dayanıklılıkla dengelemek... Varka bunun vücut bulmuş haliydi, aynısı Favonius Şövalyeleri tarihindeki en genç yüzbaşı için de geçerliydi.
Menzilli silahlara bel bağlayan Beşinci Bölük için bu tür bir dengeyi kurmak zordu.
Daha büyük güç; daha kuvvetli bir yay, daha ağır bir çekiş ve daha büyük, daha delici oklar demekti.
Ancak Lohen bile bu tür ağır mühimmatlardan yalnızca bir avuç taşıyabiliyordu. Bunlar tükendiğinde ikmal için geriye çekilmek kaçınılmazdı ve bu durum sürekli savaş için pek de ideal değildi.
Dahası, Lohen geri çekilmekten hiç hazzetmezdi. Onun aradığı asıl mücadele, her zaman en ön safta olup düşmanla kafa kafaya çarpışmaktı.
Peki ikisini birden elde etmenin bir yolu var mıydı? Lohen bu düşüncenin zihninde demlenmesine izin verdi.
"Belki de... Tamamen imkansız değildir."
Gözleri talim teftişi için hazırlanan şövalyelere kaydı. Bir araya toplanmış tören mızrakları, fırlatılmaya hazır devasa oklar gibi ışıkta parlıyordu.
"Acaba... Attıktan sonra geri alabileceğim bir ok nasıl olur?"
"Ya da... Belki de fırlatılmasına gerek bile yoktur."
"Ne de olsa yakından daha da etkili olabilir. Acısı da çok daha sert olur."
...
Aradan on günü aşkın bir süre geçti ve planlanan talim vakti gelip çattı. Başta her şey aynı görünüyordu ama menzilli safların ortasında bir yerde tek bir mızrak belirmişti.
Mızrak o kadar hızlı bir şekilde ileri atıldı ki, onu kullanan kişi kendini bir anda her taraftan kuşatılmış halde buldu.
Talimi alanın dışından izleyen Kardinal Seamus bir soruyla lafa girdi: "Büyük Kumandan, onu hâlâ Beşinci Bölüğün yüzbaşı vekili olarak istediğinize emin misiniz?"
"Hım? Yapma lütfen, menzilli bölüğün arasındaki haline baksana. Sence de tam yerini bulmamış mı?"
"Yerini mi? Açıkçası ben sadece ayaklı bir hedef tahtası görüyorum. Menzildeki tüm düşmanlar yetmezmiş gibi kendi okçularımızın yarısı bile ona kilitlenmiş durumda."
"Haha! Rahat ol biraz! Baksana, menzilli bölüğün atışları nasıl da keskinleşti! Hem o hâlâ sapasağlam ayakta, değil mi? Sırf bu bile planın hiç de fena olmadığını kanıtlıyor!"
Seamus "Fena değil mi?" diye bağırarak karşı çıkacak oldu ama elde ettikleri muazzam sonuç karşısında dili tutuldu.
...
O gün herkes umduğunu buldu, ya da en azından ona yeterince yakın bir sonucu.
Beşinci Bölük bir yüzbaşı vekili kazandı. Keşif birliği "Ön Cephe Bastırma Subayı"na kavuştu. İşe boğulmaktan gözünü açamayan Seamus, kendi tabiriyle bir günlük "özel baş ağrısı iznini" kopardı. Varka'nın payına ise içki masalarını şenlendirecek yepyeni bir "Seamus şakası" düştü.
Lohen ise yeni bir savaşma şekli, yeni bir yaşam tarzı ve görevlerde bazen şaşırtıcı derecede işe yarayan bir "cam bilye" ile oradan ayrıldı.
* 6. Arkadaşlık Seviyesinde açılır.

21 responses to “Lohen”

  1. List of all 5* after owning them
    Lauma: Has an exclusive quest
    Flins: Has an exclusive quest
    Nefer: Has an exclusive quest
    Durin: Has a free skin after completing his story quest
    Columbina: Has some exclusive interaction with npcs
    Varka: Has an exclusive interaction with the sword
    Linnea: Has mining ability
    Nicole: Has compass ability
    And what this guy have? Nothing. Why every 5* in nodkrai so far has some sort of exclusive interaction but not him?
    This guy was always meant to be standard but Hoyo being greedy as always after seeing how much like they get from his drip marketing.

    Expand
    Votes0
    Votes0
    Votes0
    Votes0
    Votes0

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

TopButton